Askeri okullardan ihraç bir subaydan’ soru çalma’ cevabı [Ahmet Dönmez]

Cemaat içi ‘soru verme’ iddialarını ele aldığım “Geç kalmış bir hasbihal-3” başlıklı son yazım üzerine bir çok mail ve telefon aldım. “Ben de bildiklerimi, yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum.” diyen çok sayıda başvuru alıyorum. Elden geldiğince bunları araştırmaya gayret edeceğim.

Fakat bir de tam tersi yönden, yazılanların doğruluğuna itiraz eden mesajlar var. Bunlar içerisinde biri var ki adeta bir yazılı açıklama hüviyetinde ve yazıda geçen bazı iddialara açıklık getiriyor.

Kendini “Askeri okullarda daha önce görev yapmış ve 2016’da ihraç olmuş bir subay öğretim görevlisiyim.” diye tanıtan ve altında ismi yazılı olan bu mektubu, hiç bir yerine dokunmadan aynen paylaşacağım. Açıklamanın bitimine de çok kısa olarak kendi yorumumu ekleyeceğim.

Öğrenci alım komisyonlarında görev almış bu subayın ismini, kendisinin ricası üzerine gizli tutuyorum. Türkiye’deki yakınlarını riske atmamak adına isminin gizli kalmasını rica etti. Ancak ben kendisiyle gerçek ismi ile muhatap oldum ve kimliğini teyid ettim. Ayrıca kendisi ile görüntülü olarak da konuştum. Gerçek bir kişi olduğu konusunda şüphe yok.

****

İlgili öğretim görevlisi subayın yazısı şöyle:

“Sn.Dönmez; Merhaba.

‘Geç kalmış bir hasbihal-3’ adlı yazınızı okuyunca sizinle iletişime geçmek mecburiyetini hissetim. Askeri Okullar hakkında doğru bilgilendirilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Aşağıda yazacaklarım sadece Askeri Okullar ile ilgilidir. Askeri okulların dışında kalan konularda bilgim olmadığı için o konular hakkında bir şeyler demem veya yorum yapmam uygun olmaz. ‘Geç kalmış bir hasbihal-3’ isimli yazınızda müstear isimli tanık beyanlarına yer vermişsiniz. Bu kişilerin Askeri Okul Sınavları ile ilgili verdikleri bilgiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Sebeplerini basit bir şekilde size açıklayayım.

Kerem müstear isimli kişinin:

‘Mesela bir arkadaş GATA’ya girecekti. Sorular verildi. Ancak arkadaş kabul etmedi. Sonra da sırf bu yüzden Hizmet’le ilişkisini kesti.’

Ve

Polat müstear isimli kişinin:

‘Başımızdaki kişiden geliyordu. Muhtemelen okul komutanlıkları sınav komisyonunda olanlardan geliyordu. Ancak sadece askeri okul sınavları değil.’ ifadeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Neden mi? Nedeni çok basit. 2016 yılına kadar (2016 öğrenci alımları da dahil olmak üzere) yükseköğrenim veren bütün askeri okullara ÖSYM tarafından düzenlenen ve her lise mezununun girdiği Üniversite Sınavlarıyla öğrenciler alınmıştır. Bu okullar şunlardır: Kara-Deniz-Hava Harp Okulları, Kara-Deniz-Hava Astsubay Meslek Yüksekokulları, GATA Tıp Fakültesine, GATA Astsubay Meslek Yüksek Okulu ve GATA Hemşirelik Meslek Yüksekokulu.

2016 yılıda dahil olmak üzere bu Askeri Okulların kendi sınavları olmamıştır, bu okullarda soru hazırlanmamıştır, bu okullarda yazılı sınav yapılmamıştır. Bu okullarda öğrenci alım dönemlerinde ön sağlık muayenesi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat işlemleri yapılmaktaydı. Üniversite sınavından alınan puanlar, fiziki yeterlilik testinden alınan puanlar ve mülakattan alınan puanların toplamının ortalaması ile öğrenciler başarılı sayılmaktaydı. Örneğin, Askeri Okullarda öğrenci olmak için başvuran binlerce öğrenci içerisinden üniversite sınavı puan sıralamasına göre en yüksekten küçüğe doğru ihtiyacın ortalama 15-20 katı kadar öğrenci; ön sağlık muayenesi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat işlemleri için askeri okullarda bu işlemlere tabi tutulurlardı. Örneğin Kara Harp Okuluna 1000 öğrenci alınacaksa, okul için başvuru yapan binlerce öğrenci içerisinden en yüksek puanlı 15000 öğrenci aday adayı olarak bu işlemlerden geçmek için okula davet edilirdi. 1000 öğrenci için neden 15000 kişi çağrılıyor diyebilirsiniz. (1) Ön sağlık muayenesi, (2) fiziki yeterlilik testi, (4) mülakat sınavı, (5) genel saglık kurulu muayenesi ve (6) güvenlik soruşturması aşamalarından sonra ihtiyaç duyulan öğrenci rakamına ancak ulaşılıyordu. Kara Harp Okulu örneğinden devam edelim. Kara Harp Okulunda ilk 5 aşamada görev yapan personeller farklı askeri birliklerden görevlendirilen personellerdir (6. aşamayı Jandarma, Emniyet ve MIT teşkilatları yapmaktadır). Kara Harp Okulunda mülakat komisyonlarının her biri; bir psikolog, üç muharip üye ve komisyon başkanından oluşurdu. Yani her komisyonda 5 kişi görev alırdı. Her üyenin 100 üzerinden maksimum 20 puan verme yetkisi vardı. 5 üyenin maksimum puanı 100 yapıyordu. Mülakat komisyonu üyeleri alımlar boyunca her sabah Okul Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Temin Merkezi temsilcilerinin bulunduğu ortamda kura ile belirlenirdi. Kura çekimleri kamera ile kayıt altına alınırdı. Bu şekilde komisyonlar her gün farklı üyelerden oluşuyordu. Böylece torpil yapmanın adam kayırmanın önüne geçmeye çalışılıyordu. Mülakatta adayın kendini ifade ediş şekli, iletişim becerileri, öz güveni, duruşu, mülakatta göz önünde bulundurulan hususlardı. Bu öğrenci alım sisteminde yüksek rütbeli subaylar, generaller, bürokratlar, siyasiler, veya alımlarda görev yapan kişilerin yakınları bile torpil yaptıramıyordu. Çünkü kurulan sistem bunu engelliyordu. Bütün aşamalar birbirinden bağımsızdı ve görevli personelin görev yaptığı yerin dışında başka bir yerde bulunması yasaktı. Okulda personelin cep telefonu bulundurması da yasaktı. Diğer Askeri Okullarda da sınavlar benzer şekilde yapılıyordu. Yani bir aday adayı ögrencinin, aday öğrenci olabilmesi için ÖSYM’nin yaptığı üniversite sınavlarıda dahil toplam 7 aşamayı geçmesi gerekiyordu. Sadece yazılı sınav sonucu bir öğrencinin Askeri Okulu kazanması için yeterli değildir. Konuyu bu açıdan değerlendirmek daha uygun olur.

Gelelim Askeri Lise sınavlarına. Askeri Lise Sınavlarını 2016 yılına kadar ÖSYM yapıyordu. Askeri Liselerin yaptığı yazılı bir sınav yoktu, Askeri Liselerde sorular hazırlanmıyordu, ÖSYM’nin sınavı Askeri Liseler bünyesinde yapılmıyordu. Askeri Liselerde öğrenci alım dönemlerinde ön sağlık muayenesi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat işlemleri yapılmaktaydı.

Sonuç olarak müstear isimli kişilerin; GATA sınavı soruları verildi, Askeri Okulların Sınav Komisyonlarından sorular sızdırılıyordu gibi söylemleri doğru söylemler değildir. Yukarıda belirttiğim üzere Askeri Okullara özgü bir sınavın olmadığı yerde GATA sınavı sorularının verilmesi diye bir şey olmaz. Üniversite ve Askeri Lise sınav sorularının ÖSYM tarafından hazırlandığı ve uygulandığı bir ortamda ise Askeri Okulların Sınav Komisyonlarının sınav sorularını sızdırması diye bir şey olamaz. Zira doğru olmayan bu bilgilerde ısrar etmek, Erdoğan rejimin kendi kadrosunu kurmak için tasfiye ettiği, darbeyle uzaktan yakından alakası olmayan bir birinden nitelikli ve donanımlı Askeri Okul Personellerine bir hakaret olur..!

Gazeteciler toplumu doğru bilgilendirmekle sorumludur. Sizinle paylaştığım bilgileri göz önünde bulundurup ‘Geç kalmış bir hasbihal-3’ isimli yazınızda düzeltme yapacağınızı ümit ediyorum.

Şuna da değinmekte fayda var. 15 Temmuz 2016 olaylarından sonra Askeri Okulların idari ve akademik personellerinin neredeyse tamamı tasfiye edildi. Askeri Liseler kaldırıldı. Sınav sistemi baştan sona değiştirildi. Yüksek öğrenim düzeyindeki Askeri Okulların artık kendi sınavı var. Üniversite sınavıyla artık öğrenci alınmıyor. Bu sınavı da ÖSYM yapıyor. Mülakat komisyonlarında artık kura ile personel görevlendirilmiyor. Sadece belirli personeller görev yapıyor. Mülakat komisyonlarında artık emekli askerler de görev yapıyor. Bu durum 15 Temmuz 2016’dan sonra KHK ile düzenlendi. Mülakat Komisyonlarının başındaki kişi SADAT başkanı Emekli Tümgeneral Adnan TANRIVERDİ. Artık, Çankaya ilçesi AKP ilçe başkanı bile Personel Temin Merkezlerine faks çekip torpilini yaptırabiliyor. Bu bilgileri toplumun bilmesinde fayda var.

Sevgiler… “

****

Açıklama böyle.

Öncelikle kendisine teşekkür ediyorum.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu tür açıklamalar önemli.

İçeriğe gelince…

Kerem müstear isimli tanık, soruların askeri okul komisyonlarından geldiğini söylemiyor zaten. Hatta burada benim bir hatam oldu. ‘Kerem’, “O yıllarda GATA’ya ÖSYM sınavları ile giriliyordu” demiş olmasına rağmen ben bunu önemli bir detay olarak görmeyip ÖSYM kısmını çıkardım. Hata ettiğimi şimdi anlıyorum. Bundan dolayı bütün okuyuculardan ve ’Kerem’den özür dilerim.

Dolayısıyla aslında bu açıklamanın tek muhatabı ‘Polat’ müstear adlı tanık olabilir diye düşünüyorum.

O da zaten benim “Sorular nereden geliyordu?” soruma, “Başımızdaki kişiden geliyordu. Muhtemelen okul komutanlıkları sınav komisyonunda olanlardan geliyordu. Ancak sadece askeri okul sınavları değil. KPSS, YDS (Yabancı Dil Sınavı) da geliyordu. ALES de geliyordu. Hepsi geliyordu. ÖSYM’nin yaptığı sınavların soruları da geliyordu. Ben konumum itibariyle bunların hepsini bilgi ile söylüyorum size.” demişti. Yani tam olarak nereden geldiğini bilmediğini, kendilerine son ulaştıranının başlarındaki ‘abi’ olduğunu ifade ederek ‘muhtemelen’ kaydı ile bir tahminini paylaşıyordu. Devamında sadece askeri sınavlar değil diğer sivil sınavlar içinde benzer bir ağın kurulduğu iddiasını ÖSYM’yi de dahil ederek ortaya atıyordu.

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra açıklamayı ve haberde geçen diğer iddiaları siz okurların takdirlerine bırakıyorum.

[Ahmet Dönmez] 07/03/2020 https://www.ahmetdonmez.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder