15 Temmuz sonrası hukuksuz bir şekilde tutuklanıp hapse atılan Fevzi Yazıcı photoshopla yapılan sahte belgeyi kabul etmediği için tek kişilik hücrede tutuluyor. Yazıcı’dan sonra KHK ile kapatılan Zaman Gazetesi’ndeki yazılarından dolayı “Darbeye teşebbüs” suçundan 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahı terör örgütüne üye olmak” suçundan da 15 yıla kadar hapisle yargılanan Mümtaz’er Türköne’ninde Silivri Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulduğu ortaya çıktı.
Kapatılan Zaman Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Abdulhamit Bilici twitter hesabından bu konuda paylaşımlarda bulundu.
“Deli saçması suçlamalarla 17aydır hapiste olan ve 3kez müebbetle yargılanan tasarım dehası Fevzi Yazıcı, yandaşların bile sahte dediği belgeyi kabul etmediği için hücreye atıldı.Hala hücrede ve itiraf edene kadar orada tutulmakla tehdit ediliyor Bu zulme sessiz kalmayın.” diyen Bilici, Türköne ile ilgili şunları söyledi:
“2008’deki kapatma davasına karşı AKP’nin savunmasını yazan entelektüel Mümtaz’er Türköne 17 aydır saçma suçlamalarla hapiste. Şimdi ise hücreye atıldığı belirtiliyor. Oysa zor günde “AKP kapatılmalı” diye yazan Yiğit Bulut Saray’da. Bu nankörlüğe ve zulme sessiz kalma!”
[TR724] 24.12.2017
Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir suikast iddialarını değerlendirdi: Almanya’da korku rejimine izin verilemez [TR724]
Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir, Avrupa’daki muhalif Türkiyelilere ‘suikast hazırlığı’ iddiasıyla ilgili Almanyalı Osmanlılar ve Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’ne dikkat çekti.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın Avrupa’daki Türkiyeli muhalif kişilere yönelik suikast hazırlığı olduğu açıklamasına Almanya’dan ilk yorum Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir’den geldi. Özdemir, “Almanya’da paralel bir yapı ve korku rejimine izin verilmemeli” dedi.
DW Türkçe’ye konuşan Cem Özdemir iddialarla ilgili bilgi sahibi olmadığı için somut bir şey söyleyemeyeceğini belirterek, “Ne var ki, bu beni şaşırtmıyor. Ermeni gazeteci ve arkadaşımız Hrant Dink’in 16 yaşında bir genç tarafından öldürüldüğünü ve devletin de parmağı olduğu görüldüğünde ve yine öldürülen rahipleri göz önünde bulundurduğunuzda şaşırtıcı gelmiyor. Türkiye’de muhaliflerin tutuklanması, ülkeden kaçmak zorunda bırakılması ve seslerinin kesilmesinin yanı sıra bir de görünen o ki, fiziksel şiddetin korkutma aracı olarak kullanılmasından da geri durulmuyor. Almanya bunu anlamalı ve her şeyden önce burada bir paralel yapı oluşmamasına dikkat etmeli. Bu konuda şu garip motorsiklet çetesi Almanyalı Osmanlıları düşündüğüm gibi Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’ni (UETD) de düşünüyorum” dedi.
HAYKO BAĞDAT KURŞUN GEÇİRMEZ YELEK İLE KONFERANS VERDİ
Yeşiller Partisi eş Başkanı, “Siz bazı Türkiye kökenlilerin tehlike altında olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:
“Gazeteciler bana sürekli bu konuyu açıyorlar. Aralarında konuyla ilgili bilgisi olan Alman gazeteciler de var. Ancak burada beni şaşırtan durum, güvenlik yetkililerinin benimle nadiren irtibata geçmesi. O da ancak ben bizzat konuşursam. İzlenimime göre, Ankara’dan gelebilecek tehlikeye karşı güvenlik yapımızın biraz daha uygun hale getirilmesi gerekiyor. Bunu kendimden yola çıkarak söylemiyorum. Aksine burada, halihazırda Almanya’da yaşama hakkı verilen ve aralarında gazeteci, entellektüel ve bilim insanlarının olduğu Almanya’ya kaçmış kişileri kast ediyorum. Özellikle de Köln ve Berlin’e gelmiş olanları. Kısa süre önce Ermeni gazeteci, blog yazarı tanınmış bir kişilik olan Hayko Bağdat’ın gösterisini izledim. Kurşun geçirmez yelek giymişti, çünkü gösteriden bir gün önce tehdit almış. Bu normal bir durum değil. Almanya’da bir korku rejimi oluşturulmasına müsamaha etmeyeceğimiz net şekilde gösterilmelidir. Türkiye’de bir korku rejimi olması oldukça kötü zaten.”
TÜRKİYE’DEN GELEN BİLGİLER DENETLENİP TAKİP EDİLMELİ
Cem Özdemir’in “İddia edilen “suikast listesi” varsa, bu kişiler nasıl korunabilecek?” sorusuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye’nin muhalifleri Interpol listesine ekletmesi çok basit şeylerle olabiliyor. Bu kesinlikle bir suistimal. Bu listeye teröristler, suçlular ekleniyor farklı düşünceye sahip olan insanlar değil. Peki listeye eklenen bu isimlere ne oluyor? Diğer AB ülkelerine bu kişilerin yanlış yollarla listeye eklenmiş kişiler oldukları ve başlarına bir şey gelmemesi gerektiği iletiliyor mu, yoksa kısa süre önce İspanya’da olduğu gibi aylarca özgürlüklerinden alıkonulup, ülke dışına çıkması mı engelleniyor? Sanırım artık Türkiye’den gelen bilgilerin normal bir ülkeden gelmediği, bunların bire bir incelenmesi gereken otoriterleşmiş bir toplumdan son derece dikkatlice denetlenmesi gereken bilgiler olduğunu net şekilde ortaya koymanın zamanının geldiğine inanıyorum.”
Cem Özdemir “Ben, aşırı sağcılar ve aşırı solculara yaptığımızı yapar, bu kesimleri dağıtırdım. Almanyalı Osmanlılar ve diğerlerinin burada böyle davranamayacağını ve burada bir işleri olmadığının net şekilde anlaşılmasını sağlardım. Böylesi grupların burada korku yayması ve karşılığında hiçbir şey yapılmaması oldukça tehlikeli bir durum” dedi.
[TR724] 24.12.2017
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın Avrupa’daki Türkiyeli muhalif kişilere yönelik suikast hazırlığı olduğu açıklamasına Almanya’dan ilk yorum Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir’den geldi. Özdemir, “Almanya’da paralel bir yapı ve korku rejimine izin verilmemeli” dedi.
DW Türkçe’ye konuşan Cem Özdemir iddialarla ilgili bilgi sahibi olmadığı için somut bir şey söyleyemeyeceğini belirterek, “Ne var ki, bu beni şaşırtmıyor. Ermeni gazeteci ve arkadaşımız Hrant Dink’in 16 yaşında bir genç tarafından öldürüldüğünü ve devletin de parmağı olduğu görüldüğünde ve yine öldürülen rahipleri göz önünde bulundurduğunuzda şaşırtıcı gelmiyor. Türkiye’de muhaliflerin tutuklanması, ülkeden kaçmak zorunda bırakılması ve seslerinin kesilmesinin yanı sıra bir de görünen o ki, fiziksel şiddetin korkutma aracı olarak kullanılmasından da geri durulmuyor. Almanya bunu anlamalı ve her şeyden önce burada bir paralel yapı oluşmamasına dikkat etmeli. Bu konuda şu garip motorsiklet çetesi Almanyalı Osmanlıları düşündüğüm gibi Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’ni (UETD) de düşünüyorum” dedi.
HAYKO BAĞDAT KURŞUN GEÇİRMEZ YELEK İLE KONFERANS VERDİ
Yeşiller Partisi eş Başkanı, “Siz bazı Türkiye kökenlilerin tehlike altında olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:
“Gazeteciler bana sürekli bu konuyu açıyorlar. Aralarında konuyla ilgili bilgisi olan Alman gazeteciler de var. Ancak burada beni şaşırtan durum, güvenlik yetkililerinin benimle nadiren irtibata geçmesi. O da ancak ben bizzat konuşursam. İzlenimime göre, Ankara’dan gelebilecek tehlikeye karşı güvenlik yapımızın biraz daha uygun hale getirilmesi gerekiyor. Bunu kendimden yola çıkarak söylemiyorum. Aksine burada, halihazırda Almanya’da yaşama hakkı verilen ve aralarında gazeteci, entellektüel ve bilim insanlarının olduğu Almanya’ya kaçmış kişileri kast ediyorum. Özellikle de Köln ve Berlin’e gelmiş olanları. Kısa süre önce Ermeni gazeteci, blog yazarı tanınmış bir kişilik olan Hayko Bağdat’ın gösterisini izledim. Kurşun geçirmez yelek giymişti, çünkü gösteriden bir gün önce tehdit almış. Bu normal bir durum değil. Almanya’da bir korku rejimi oluşturulmasına müsamaha etmeyeceğimiz net şekilde gösterilmelidir. Türkiye’de bir korku rejimi olması oldukça kötü zaten.”
TÜRKİYE’DEN GELEN BİLGİLER DENETLENİP TAKİP EDİLMELİ
Cem Özdemir’in “İddia edilen “suikast listesi” varsa, bu kişiler nasıl korunabilecek?” sorusuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye’nin muhalifleri Interpol listesine ekletmesi çok basit şeylerle olabiliyor. Bu kesinlikle bir suistimal. Bu listeye teröristler, suçlular ekleniyor farklı düşünceye sahip olan insanlar değil. Peki listeye eklenen bu isimlere ne oluyor? Diğer AB ülkelerine bu kişilerin yanlış yollarla listeye eklenmiş kişiler oldukları ve başlarına bir şey gelmemesi gerektiği iletiliyor mu, yoksa kısa süre önce İspanya’da olduğu gibi aylarca özgürlüklerinden alıkonulup, ülke dışına çıkması mı engelleniyor? Sanırım artık Türkiye’den gelen bilgilerin normal bir ülkeden gelmediği, bunların bire bir incelenmesi gereken otoriterleşmiş bir toplumdan son derece dikkatlice denetlenmesi gereken bilgiler olduğunu net şekilde ortaya koymanın zamanının geldiğine inanıyorum.”
Cem Özdemir “Ben, aşırı sağcılar ve aşırı solculara yaptığımızı yapar, bu kesimleri dağıtırdım. Almanyalı Osmanlılar ve diğerlerinin burada böyle davranamayacağını ve burada bir işleri olmadığının net şekilde anlaşılmasını sağlardım. Böylesi grupların burada korku yayması ve karşılığında hiçbir şey yapılmaması oldukça tehlikeli bir durum” dedi.
[TR724] 24.12.2017
İki yeni KHK ile 2 bin 76 kişi ihraç edildi, Guantanamo kıyafeti zorunluluğu geldi [TR724]
Olağanüstü hal (OHAL) uygulaması kapsamında hazırlanan 695 ve 696 sayılı iki yeni Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete’de yayımlandı. Kamu kurumlarından toplam 2 bin 76 kişi ihraç edildi. Daha önce ihraç edilen 115 kişi ise görevlerine iade edildi. KHK’lerle ayrıca taşeron işçi düzenlemesi ve tek tip kıyafet uygulaması da hayata geçirildi. Çıkartılan son KHK ile birlikte, “anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renkte tulum giyerek getirilecek.
ERDOĞAN EMRETTİ GUANTANAMO ELBİSELERİ GELDİ
696 sayılı KHK kapsamında, “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek. Daha önce Guantanamo’daki tutuklularda olduğu gibi turuncu tek tip elbise uygulamasına geçileceğinin talimatını AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan vermişti. Özellikle hükümetin, Hizmet Hareketi mensubu ve haksız yere tutuklu onbinlerce kişinin hüküm giymedikleri halde hedef gösterebilmek için bu düzenlemeyi hayata geçireceği tartışmıştı.
Düzenlemeye göre, darbe sanıkları ve yanısıra haksız tutuklu onbinlerce kişi badem kurusu kıyafetlerle duruşmaya gelecek.
Bazı kurumlar ve ihraç edilen personel sayıları şöyle: Yargıtay Başkanlığı’ndan 22 kişi, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 341 kişi, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 245 kişi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan 12 kişi, TÜBİTAK’tan 45 kişi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan 53 kişi, Dışişleri Bakanlığı’ndan 10 kişi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan 19 kişi, İçişleri Bakanlığı’ndan 20 kişi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 61 kişi, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan 360 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 392 kişi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 327 kişi…
Daha önce kapatılan Türk Genç İşadamları Vakfı ise yeni KHK ile açıldı. KHK’ler ile ayrıca, daha önce ihraç edilen 115 kişiye görevleri iade edildi.
Kanun Hükmünde Kararnameyle, askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.
TSK’DE DÜZENLEME
Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılan 22 subayın rütbesi alındı. Türk Silahlı Kuvvetlerindeki uzman erbaşlara da zati demirbaş silah edinme hakkı sağlandı.
TAŞERON İŞÇİYE KADRO KHK’DE
696 sayılı KHK’ye göre taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecek.
696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak.
Taşeron işçiler, sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak. Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde sonuçlandırılacak.
ŞEKER KURUMU KAPATILDI
Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumu ve Alkol Piyasası kapatıldı. Şeker Kurumuna ve Şeker Kuruluna yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yapılmış sayıldı.
Yargıtay’a 100 yeni üye tahsis edildi.
TERÖRLE MÜCADELE
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle, askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.
17 KURUM KAPATILDI
695 sayılı KHK ile 7’si dernek, 7’si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatılırken, daha önceden kapatılan bir vakıf açıldı, yurt dışında öğrenim gören 6 kişinin ise öğrencilikle ilişiği kesildi.
[TR724] 24.12.2017
ERDOĞAN EMRETTİ GUANTANAMO ELBİSELERİ GELDİ
696 sayılı KHK kapsamında, “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek. Daha önce Guantanamo’daki tutuklularda olduğu gibi turuncu tek tip elbise uygulamasına geçileceğinin talimatını AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan vermişti. Özellikle hükümetin, Hizmet Hareketi mensubu ve haksız yere tutuklu onbinlerce kişinin hüküm giymedikleri halde hedef gösterebilmek için bu düzenlemeyi hayata geçireceği tartışmıştı.
Düzenlemeye göre, darbe sanıkları ve yanısıra haksız tutuklu onbinlerce kişi badem kurusu kıyafetlerle duruşmaya gelecek.
Bazı kurumlar ve ihraç edilen personel sayıları şöyle: Yargıtay Başkanlığı’ndan 22 kişi, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 341 kişi, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 245 kişi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan 12 kişi, TÜBİTAK’tan 45 kişi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan 53 kişi, Dışişleri Bakanlığı’ndan 10 kişi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan 19 kişi, İçişleri Bakanlığı’ndan 20 kişi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 61 kişi, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan 360 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 392 kişi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 327 kişi…
Daha önce kapatılan Türk Genç İşadamları Vakfı ise yeni KHK ile açıldı. KHK’ler ile ayrıca, daha önce ihraç edilen 115 kişiye görevleri iade edildi.
Kanun Hükmünde Kararnameyle, askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.
TSK’DE DÜZENLEME
Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılan 22 subayın rütbesi alındı. Türk Silahlı Kuvvetlerindeki uzman erbaşlara da zati demirbaş silah edinme hakkı sağlandı.
TAŞERON İŞÇİYE KADRO KHK’DE
696 sayılı KHK’ye göre taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecek.
696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak.
Taşeron işçiler, sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak. Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde sonuçlandırılacak.
ŞEKER KURUMU KAPATILDI
Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumu ve Alkol Piyasası kapatıldı. Şeker Kurumuna ve Şeker Kuruluna yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yapılmış sayıldı.
Yargıtay’a 100 yeni üye tahsis edildi.
TERÖRLE MÜCADELE
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle, askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.
17 KURUM KAPATILDI
695 sayılı KHK ile 7’si dernek, 7’si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatılırken, daha önceden kapatılan bir vakıf açıldı, yurt dışında öğrenim gören 6 kişinin ise öğrencilikle ilişiği kesildi.
[TR724] 24.12.2017
Kaydol:
Yorumlar (Atom)