Albayrak kulisi: Ne diyeyim ben Sayın Bakan’ın açıklamalarına…

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın önceki gün yaklaşık bir saat süren ‘Yeni Ekonomi Yaklaşımı’ başlıklı sunumuyla ilgili yankılar sürüyor. Toplantıda hazır bulunan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın sunumdan sonra yaptığı, “Ekonomi bakanımızı, enerji bakanlığı döneminden tanıyoruz, bugün de bize orta ve uzun vadede yeni dönemin, dönüşüm döneminin ana hatlarını verdi. Eylül başında hepimiz daha fazla ayrıntılara hakim olacağız. Türkiye’nin hak ettiği dönüşümü yapacağına inancımız tamamdır” sözlerine karşın farklı fikirlerin de olduğu kaydedildi.

VOA‘dan Hilmi Hacaloğlu‘nun aktardığı kulis bilgilerine göre, Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin patronu kameralara Bakan Albayrak’ın açıklamalarına inancını dile getirirken yine Türk iş dünyasının en önemli bir başka isminin yorumu, “Ne diyeyim ben Sayın Bakan’ın açıklamalarına?” şeklinde olduğu bildirildi.

İsminin yazılmasını istemeyen işadamı, beklentilerinin karşılıksız kalmasına hayıflanırken bir başka gazeteci işadamına “bu bir saatte ne kadar para kaybettiniz?” diye sordu. Yanıt, “6.40’ı gördü değil mi? Ben yorum yapmayayım ve gideyim” oldu.

Türk Lirası’nın ABD Doları karşısında dünkü değer kaybının ardından belki de piyasalara güven vermek için düzenlenen basın toplantısından beklenti büyüktü.

İŞ DÜNYASI TAM KADRO CUMHURBAŞKANLIĞI OFİSİNDEYDİ

Bakanlıktan gelen davete icabet edenler arasında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı dışında Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, İstanbul Sanayi Odası Başkanı Şekip Avdagiç, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, DEİK Başkanı Nail Olpak, TOBB Başkan Yardımcısı Tamer Kıran, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, Yıldız Holding Başkan Yardımcısı Ali Ülker de vardı.

​Haberde, işçi, memur ve esnaf konfederasyonlarının davet edilmediği de ifade edildi.

ALBAYRAK 49 DAKİKA BEKLETTİ

Maliye ve Hazine Bakanı, merakla beklenen konuşmasını yapmak için 15.19’da açıklanan saatten, 4 saat 19 dakika, bugün güncellenen saatten ise 49 dakika sonra sunumuna başladı.

[Kronos.News] 12.8.2018

‘Krizden çıkış için dürüst bir iktidar gerek… Erdoğan Türkiyesi değil’

Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, Türkiye’nin krizden çıkış politikalarının yeni yolsuzluklara yol açmasını önleyecek bir hükümete ihtiyaç olduğunu ancak ‘Erdoğan Türkiye’sinin bu tabloya uymadığını yazdı.

Krugman, New York Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, ‘…Bu tarz krizlerle baş etmek… için hem esnek hem de sorumluluk sahibi bir hükümete sahip olmanız gerek… Bu uygulamaların yolsuzluklara yol açmasını engelleyecek kadar dürüst olmasını söylemeye bile gerek yok. Ne yazık ki, bunlar pek de Erdoğan’ın Türkiye’sine benzemiyor’ ifadesini kullandı.

Krugman T24 tarafından Türkçe’ye aktarılan yazısında öne öıkan bölümler şöyle:

İşte senaryo: Bir ülke düşünün, bir anda nedeni ne olursa olsun yabancıların gözdesi haline geliyor ve yıllar içerisinde çok yüklü miktarlarda dışarıdan sermaye çekiyor.

Ancak bir noktada parti sona eriyor. Yabancı kredilerde “ani bir duruş” a neden olan şey önemli değildir: bu yurt içinde gerçekleşen bir olay olabilir, örneğin, ekonomik politikayı denetlemek için damadı atamak gibi…

Güven kaybı, paranızın değer kaybetmesine neden olur; ve bu, yabancı para cinsinden aldığınız borçları geri ödemeyi zorlaştırır.

Böyle bir kriz nasıl sona erer? Etkili bir politikayla karşılık verilmediği sürece ülkedeki herkes iflas edene kadar…

Herkesin iflas etmesini beklemeden krizden çıkış için kestirme bir yol vardır ancak bu zorlu bir yoldur…

Bu şöyle işliyor: Panik sonucu yaşanacak sermaye kaçışını engellemek için geçici sermaye kontrolleri getirmek ve muhtemelen döviz cinsi borçları ödemeyi reddetmek yoluyla, borç rasyosunun hızlı artışını durdurmak. Diğer yandan da krizin bitmesinin ardından mali açıdan sürdürülebilir bir rejim oluşturmak için taşları dizmeye başlamak. Eğer her şey yolunda giderse, güven de kademeli olarak tekrar sağlanır ve sonunda da sermaye kontrolleri kaldırılır.

…Bu tarz krizlerle baş etmenin ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Bunun için hem esnek hem de sorumluluk sahibi bir hükümete sahip olmanız gerek. Alınan özel önlemleri uygulayacak kadar teknik yetkinliğe ve bu uygulamaların büyük yolsuzluklara yol açmasını engelleyecek kadar dürüst olmasını söylemeye bile gerek yok.

Ne yazık ki, bunlar pek de Erdoğan’ın Türkiye’sine benzemiyor. Elbette ki, Trump’ın Amerika’sına da benzemiyor. Neyse ki, bizim borçlarımız dolar cinsinden.

[Kronos.News] 11.8.2018