Prof. Görür uyardı; Bir sonraki afetin Kahramanmaraş’ta olabileceğini söyledi

Elazığ depremini önceden tahmin eden Prof. Naci Görür, sonraki büyük afetin Kahramanmaraş Türkoğlu’nda olabileceğini açıkladı. Oysa ilçede tedirginlik yok aksine geleneksel binalar yerine yüksek apartmanlar dikiliyor.

BOLD – Sivrice depremini öncesinde tahmin edebilen Prof. Naci Görür, Kahramanmaraş Türkoğlu yöresinde büyük bir deprem olabileceği uyarısında bulundu.

Sözcü’nün haberine göre, Prof. Naci Görür’ün, “6.6’lık deprem uyumakta olan, uzun dönemdir aktif olmayan Doğu Anadolu fayının uyanışını gösteriyor” dedi ve ikaz etti. Ayrıca Görür, “Sivrice’yi işaret etmiştim. Bu özel yetenek sahibi olduğumu göstermiyor. Her yer bilimci bunu bilebilirdi. Şimdi aynı fay üzerinde yine deprem olma olasılığı bulunan başka yerler de var. Kahramanmaraş Türkoğlu yöresi. Orada en son deprem 1513’te oldu. Dolayısıyla uzun süre geçmiş. Orada da deprem olabilir.” uyarısında bulundu.

GELENEKSEL EVLER YERİNE APARTMANLAR

Ancak Prof. Naci Görür’ün uyardığı yörede yaşayanlar da depreme dair tedirginlik bulunmuyor. Ötesinde olası afete karşı yeterli tedbir de alınmış değil. Hatta tam tersine 6-7 yıldır geleneksel 2-3 katlı evlerin yerine yüksek apartmanlar dikilmeye başlanmış.

BURADA BİR SAÇMALIK VAR

Fatih Mahallesi Muhtarı Muhammet Karaca: Türkoğlu’nun fay hattı üzerinde olduğu en bilinen şey. Herhangi bir şey de yapmadık, yapmıyoruz. Şu ana kadar devlet kurumlarının bize yansıyan güçlendirme, halkın eğitimi gibi bir şey yok. 6-7 yıldan bu yana yüksek apartmanlar yapılmaya başlandı. 6 kata çıktı. Burada da bir saçmalık var. Deprem bölgesi ana caddeye 6 kat vermişler. Bir arkasına 3 kat vermişler. Çürükse her taraf çürük, sağlamsa her taraf sağlam. Türkoğlu’nda önüne gelen müteahhit, 20 tane müteahhit var belki!

DEPREMLE İLGİLİ EĞİTİM FALAN VERİLMEDİ
İstasyon Mahallesi Muhtarı Tevfik Ateş: Bizde hiç öyle bir panik yok. Kahve ful dolu. Hepimiz okey oynuyoruz. Deprem tehlikesini eskiden beri biliyoruz. 1975’te falan da burada depremler oldu. Apartman sistemi Türkoğlu’nda yeni başladı. Genelde 2 katlıdır, benim mahallemde 3 katlı yok. Evlerin çoğu 45-50 yıllık. Bize depremle ilgili bir eğitim falan verilmedi, belediyenin bir çalışmasını görmedik, Allah’a emanet yaşıyoruz. Benim evim de 2 katlı… Sağlam mı diye baktırmadım. Bizim mahalle 10 bin kişi var. Depremle ilgili bir hazırlık yapan duymadım.

ELAZIĞ’DAN SONRA TOPLANMA YERLERİ PAYLAŞILDI

Ceceli Mahallesi Muhtarı Mehmet Yılmaz: Biliyorduk, burada da fay hattı varmış. Riskliymiş, tehlikeliymiş. Ama halkta öyle bir tedirginlik de yok açıkçası. Takdir Allah’ın… Ne diyeceksin, ne yapacaksın. Korksa da korkmasa da insanlar evini terk edemiyor tabi ki. Allah’ı var, belediye (Elazığ’daki depremden sonra) bir şey olursa toplanma yerlerini paylaştı. Bunun dışında yapılan bir şey yok. İleriye doğru olur mu bilmiyorum. Belki de bundan sonra bizi toplarlar konuşurlar.

BİZİMKİ DAĞ KÖYÜ SIKINTI YOK

Dedeler Köyü Muhtarı Kahraman Güneş: 250 hanem var. Genelde tek katlı. Beton da var, taş ev de var. Vatandaşlarımızın bir tedirginliği yok, lafını bile etmiyorlar. Özel bir hazırlığımız yok. Belediye Elazığ’daki depremden sonra herhangi bir sıkıntı olduğunda belediyenin açık olduğunu söyledi. Jandarma da arayıp aynısını söyledi. Köy biraz dağınık. Ben de birkaç kişiyi aradım. Benim mahallemde hiçbir sıkıntı yok çok şükür. Bizimki dağ köyü.

EVİME SAĞLAM MI DİYE BAKTIRMADIM

Osman Okumuş (Emekli): İki üç günden beri televizyonları dinliyoruz. Ne yapalım… Allah’a emanet. Ömrümüzün yettiği kadar oturacağız. Koskoca kasaba… Göçücü değil, yıkıcı değil, başa gelen çekilir. Burada genelde iki katlıdır. 4-5 blok var yüksek. Benim evim 3 katlı. Sağlam mı diye baktırmadım. Neyine baktıracağım. Devletin depremle ilgili bir çalışması var mı bilmiyorum. Türkoğlu’nda hiç kimse tedirgin değil.

[BoldMedya] 26.1.2020

Erdoğan için deprem enkazından çıkarılan yaralı bir saat bekletildi: ‘Gönderin gelsin’

Elazığ depreminden sonra bölgeye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için enkazdan çıkarılan yaralı bir kadının bir saat bekletildiği iddia edildi.

KRT TV’de konuşan gazeteci Serdar Akinan, enkaz altındaki vatandaşın 1 saat boyunca Erdoğan için bekletildiğini söyledi.

Deprem bölgesi Elazığ’da yaşanan olaydan bahseden Akinan, enkaz altındaki vatandaşın kurtarılmayıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan gelene kadar bekletildiğini ifade etti.

Akinan yazısında da belirttiği açıklamaları şöyle:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir enkazın başında beklerken AFAD Müdahale Dairesi Başkanı Abdulkadir Tezcan’ın işareti gözlerden kaçtı.”

Gönderin gelsin

“Tezcan enkaz başındaki ekiplere eliyle “Gönderin” işareti verdi ve bir yaralı vatandaş enkazdan çıkarılarak Erdoğan’ın yanına getirildi. Fotoğraflar çekildikten sonra yaralı ambulansla hastaneye götürüldü. Yani anlayacağınız AFAD yetkilisi enkaz altındaki kadını 1 saat bekletiyor. Erdoğan oraya vardığında çıkartın talimatı veriyor ve kadın Erdoğan’ın yanına getiriliyor.”

[TR724] 26.1.2020

40 TL’lik deprem yardımı terör faaliyeti sayıldı [Sevinç Özarslan]

31 yıllık noter başkatibi Adem Kara’nın 9 yıl önce yine Elazığ’da meydana gelen deprem için yaptığı bağış, mahkemede karşısına terör faaliyeti olarak çıktı.

BOLD ÖZEL – Elazığ’da önceki gün meydana gelen 6.8 şiddetindeki deprem için önceden önlem alınmaması vatandaşların tepkisine neden oldu. Birçok kişi sosyal medya hesabından “Deprem vergilerimiz nereye gidiyor?” diye sordu. Vergilerin ne yapıldığına dair resmi bir açıklama yok ama gönüllü yapılan deprem bağışları, son 3 yıldır görülen mahkemelerde suç delili olarak dosyalara konuluyor.

2010 yılında meydana gelen Elazığ depremi için kredi kartı ile depremzedelere 8 ay yardımda bulunan Adem Kara, banka dekontlarını 7 yıl sonra mahkemede görünce şaşırdığını söylüyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanıp cezaevine gönderilen 31 yıllık noter başkatibi Adem Kara, Bank Asya’da hesabı olduğu için örgüt üyesi olmakla suçlandı ve yargılandı. 9 ay hapiste kaldıktan sonra tahliye edilen Kara’nın ‘terör örgütü üyesi olduğuna dair delil, Kimse Yok Mu Derneği vasıtasıyla Elazığlılara yaptığı yardımı gösteren kredi kartı hesap ekstreleri oldu. Kara, “Gördüğümde canım sıkılmış, fotoğrafını almamıştım ama inanmayanlar için çekeceğim.” dedi.

8 AY 5 TL’DEN YARDIM YAPTIM

Kara “5 TL’den 8 ayda toplamda 40 TL ödemişim. Bank Asya kredi kartı hesap ektresi mahkeme dosyama konulmuş. Kimse Yok Mu Derneği vasıtasıyla yaptığım yardım idi. Deprem maksatlı olduğu ektrede belli olmuyor. O yıl deprem olmuş ve depremzedeler için bağış kampanyası olmuştu. Bilirkişi bu ödemeyi görmüş ve dosyama konulmuş.” diye konuştu.

İkinci mahkemesinde ağır ceza reisinin kendisine “Bana 5 isim ver, seni serbest bırakayım” dediğini aktaran Kara, “Hakime ’31 yıllık noter başkatibiyim tanıdığım yüzlerce insan var. Ben işimi yaparım. Kimsenin özel hayatını araştırma yetkim yok dedim.” Sonrasında nasıl oldu bilmiyorum, tahliye etti. 4. yıla girdik dijital eşyaların inceleme raporu gelmemesi sebebiyle duruşmalar sürekli erteleniyor. Büyün bunları kitap haline getirdim. “37 Son-Allah Kurtarsın” adını verdiği kitap 153 sahife oldu. Son kontrolleri yapıyorum.” ifadelerini kullandı.

EŞİ KANSER HASTASI

1996’dan 2016’ya kadar Nevşehir Başkatibi olarak görev yapan Adem Kara, Kasım 2016’da tutuklanıp Nevşehir Cezaevine gönderildi. 23 yıllık eşinin de soruşturma geçirdiğini söyleyen Kara “Eşime 2 yıl 1 ay ceza verdiler. Lenfoma kanseri oldu, kemoterapi alıyor. Benim mahkemem devam ediyor. Dayanacak gücümüz kalmadı artık.” diye konuştu.

BAĞIŞLARDA DOLAYI BAŞI BELAYA GİREN GİRENE

Başından geçen olayı sosyal medya hesabında da yazan Adem Kara’nın paylaşımının altına, aynı nedenle soruşturma geçiren birçok kullanıcı yorum yaptı. Halil Erçel “Filistin için 12 SMS atmış idim, gerekçe olarak karşıma çıktı.” dedi. Sami Eren, Afrika’da su kuyusu için 5 TL’lik SMS’nin dava dosyasına girdiğini ve ihraç edildiğini söyledi. @mgg1540 adlı kullanıcı Suriyeliler için attığı 5 T’lik SMS’nin mahkemede karşısına çıktığını ifade etti. @yururdurmazer kullanıcı 2011’deki Van depremine yaptığı yardımdan dolayı aynı duruma düştüğünü söyledi. @ManOFinnocent ise “Benim dosyamda da 500 TL’lik bir onur nişanı var.” diye yazdı.

[Sevinç Özarslan] 26.1.2020 [ BoldMedya]

Depremzede kadının isyanı: ‘Dışarıda daha fazla afet yaşıyoruz’

Elazığ’da yaşanan depremin ardından bir depremzedenin isyanı kameralara yansıdı. Depremde korktuğunu ama şu an dışarıda daha fazla afet yaşadıklarını anlatan depremzede kadın, “Bir burada tir tir titriyoruz. Kimse gelip demiyor burada ne yiyip içiyorum. Ben de mi dileneyim. Ne Başbakanı ne Cumhurbaşkanı ne belediye başkanı kimse yok, hepsi boş. Oy zamanı herkes geliyor.” ifadelerini kullandı.

Elazığ’da yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardındanikinci gece çadırlarda kalanlar güç koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Depnemin ikinci gecesi -7’yi bulan soğuk havada çadırların önüne yaktıkları ateşle ısınmaya çalışan Elazığlılar battaniye dağıtımındaki aksaklıktan yakındılar.

Anka Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Elazığ’da bir depremzede kadın yaşadıkları sıkıntıları anlatırken şunları söyledi.

“Deprem beni yıpratmadı, burada duruşum beni yıprattı. Depremde korktum ama burada daha daha fazla afat yaşıyoruz. Bir burada tir tir titriyor. Epilepsi hastasıyım, ilacımı bile alamadım evden. Kimse gelip demiyor burada ne yiyip içiyorum. Ben de mi dileneyim. Kime gideyim. Hangi başbakana gideyim. Kime gideyim? Gittim orada istedim. Bana bir şey vermiyorlar. Battaniye dağıldı, ya verin… evime girebilsem, alırım ama.

Yok ne battaniye verdiler ne dağıldı. O çaırlarda çifter çifter var. Bakın burada ateşi yaktık Yardım diyorum, git ablacğım geleceğiz. Afad gelmiş ne yapıyor bana. Kızılay gelmiş ne yapıyor bana. Oy zamanı geldiğinde hepsi şu bu. Sıra bize geldiğinde yok. Niye yok. Niye yok ha…”

[TR724] 26.1.2020

Herkes soruyor, hala cevap yok: Deprem vergileri nerede?

Elazığ depremi sonrası 20 yıldır toplanan deprem vergilerinin akıbeti tekrar gündem oldu. Bakan Albayrak, CHP'nin sorularını İçişleri Bakanlığı'na yönlendirmişti.

Elazığ'da meydana gelen deprem sonrasında sosyal medya başta olmak üzere 1999 Marmara depremi sonrası toplanan paraların ne olduğu sorusu herkesin gündemindeydi. Sosyal medya platformu Twitter'da en çok konuşulan konular arasına arasına giren #DepremVergileriNerede başlığı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ve CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen tarafından bir kez daha hatırlatıldı.

Elazığ Sivrice'de cuma akşamı meydana gelen depremin ardından şu ana kadar 34 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye deprem bölgesine yardıma koşarken, Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın depremin hemen ardından sosyal medya hesabı üzerinden Elazığ’da yaşanan deprem için maddi yardım duyurusu yapınca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun deprem için toplanan 36 milyar dolar söylemi tekrar gündeme geldi.

artigercek.com'da yer alan habere göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu paralar nerede? Nerede kullanıldı?” sorularını iktidara yöneltti.

17 YILDA 36 MİLYAR DOLAR TOPLANDI

Kızılay Başkanı Kınık'ın paylaşımı sonrası, toplanan 36 milyar dolar konusu tekrar gündeme geldi. Geçtiğimiz aylarda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Sadece AKP döneminde İstanbul’un depreme dayanıklı hale gelmesi için 17 yılda 36 milyar dolar toplandı” ifadelerini kullanmıştı.

Konuyla ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, açıklamalarda bulundu. İktidara paraların akıbetini soran Erkek, şunları söyledi:

“Dayanışma çok önemli. Herkes imkanları ölçüsünde yardım yapar ama bu memlekette artık şeffaflık kaybolduğu için, İstanbul'da deprem için çok büyük paralar toplandı. Okullar dahil depreme dayanıklı hale getirilmemiş. Tam rakamı şu an hatırlayamıyorum. Bu paralar nerede? Nerede kullanıldı? Bu paraları ne yaptınız? Şehit ailelerimiz için para toplanıyoruz, bu paralar dağıtılmıyor. Deprem için para toplanıyor, deprem için harcanmıyor. Elazığ'da gereken her yardımı herkes yapar ama bu paralar yardımın amacına kullanıyor mu ki? Şeffaflığını yitirmiş bir iktidar ile karşı karşıyayız. Deprem vergilerine ne olduğunu bakanlar da bilmiyor."

ANTMEN DE BAKAN ALBAYRAK'A SORMUŞTU

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen de, bir açıklama yaparak deprem vergilerini, ne kadar toplandığını, nereye harcandığını sorduklarını ancak bakanların da deprem vergilerine ne olduğunu bilmediklerini söyledi.

26 Kasım 1999’da depremin yaralarını sarmak üzere sadece bir yıllığına yürürlüğe giren Özel İletişim Vergisi (ÖİV) aralıksız toplanmaya devam etti. AKP döneminde kalıcı hale getirilen ÖİV ile 2004 ile 2018 arasında halkın cebinden 60,6 milyar lira para toplandı.

AYLARDIR CEVAP VEREN YOK KİMSE BİLMİYOR

Antmen, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıl önce Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a çok net, yorumsuz sormuştuk. ‘1999'dan 2018 yılına kadar toplanan paranın ne kadarı depremlerin vereceği zararları önlemek için kimler tarafından ne şekillerde harcanmıştır?’ Onlar da ‘Biz bilmiyoruz İçişleri Bakanlığı bilir’ dedi. Biz daha sonra hem soru önergesi ile hem de CİMER aracılığı ile İçişleri Bakanlığına sorduk. Aylardır cevap veren yok. Kimse bilmiyor.

Deprem için toplanan katrilyonları kim harcadı nasıl, nereye harcadı? Şu anda bilen yok. Bu durum iktidarın ayıbıdır. Bu durum milyonların hayatının, can ve mal güvenliğinin hiçe sayıldığının ispatıdır. Vatandaştan alınan deprem vergileri vatandaşa değiş yandaşa harcanmış. Korkuları budur. Yoksa çıkıp açıklasınlar kalem kalem nereye harcandı. Biz de bilelim, vatandaş da görsün. Deprem için ödediği vergiler nereye, kimlere gitmiş?”

ALBAYRAK, SORULARI İÇİŞLERİ BAKANI'NA YÖNLENDİRMİŞTİ

Antmen’in, 2018 yılında Berat Albayrak’a sorduğu soru önergesinde şu ifadeleri kullanmıştı:

“1- Depremin zararları için ne kadar harcanmıştır?

2- Depremden korunmak için hangi önlemler alınmıştır?

3- 1999'dan 2018 yılına kadar toplanan paranın ne kadarı depremlerin vereceği zararları önlemek için kimler tarafından ne şekillerde harcanmıştır?

4- Bahsi geçen kaynak deprem dışında kullanılmış mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

5- Depremin yaratacağı zararları önlemek hususunda kaç kalem vergi cinsi üzerinden para toplanmaktadır?

6- 3 Kasım 2002'ye kadar depremin zararlarını önlemek için toplanan ve hazinede bulunan para ne kadardır?”

Bakan Albayrak ise önergeye, “Depremden korunmak için alınan önlemler ve depremin zararlarını gidermek için yapılan harcamalara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı uhdesindedir” diye yanıt vermişti.

[Samanyolu Haber] 26.1.2020

'Marmara depremi İtalya ve Avusturya'da bile hissedilecek'

Türkiye’de peş peşe meydana gelen depremlere dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, İstanbul’da beklenen 7.6 şiddetindeki depremin İtalya ve Avusturya’dan bile hissedileceğini söyledi.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, İstanbul depremi olarak yanlış adlandırılan Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında beklenen 7.6 şiddetindeki depremin İtalya ve Avusturya’dan da hissedileceğini söyledi:

‘Bursa ciddi bazlı etkilenecek, etkilenmeme şansı yok’

“Denizin üzerinden değil, kabuktan gelecektir. O etkileşim ve deprem dalgaları dolayısıyla Bursa da 7.6 şiddetindeki depremden bayağı ciddi bazlı etkilenecektir. Çünkü Bursa’daki yerleşim yerlerinin bazı zeminleri depremin etkisini büyütecektir. Ova bölgesi tamamen bu şekildedir. İkincisi Kuzey Anadolu ortak fay hattı olarak adlandırdığımız İznik’ten başlayıp Gemlik, Orhangazi, Mudanya ve Karacabey’e doğru devam eden fay hattı üzerinde oluşabilecek bir deprem zaten yerleşim yerlerinin içinden geçiyor. Bundan etkilenmeme şansımız yok. Buradan İstanbul çok etkilenmeyecek. Ama üçüncü bir fay hattımız daha var. Tam yerleşim yerlerinin içerisinden geçen, İnegöl’den başlayıp Kestel ve Gürsu’dan sonra Yıldırım’da üç kola ayrılmaktadır. Osmangazi’den devam edip Nilüfer, Çalı, Mustafakemalpaşa’nın altından Uluabat Gölü’nden devam eden bir fay hattımız var. Bunları değerlendirdiğimiz zaman Bursa’yı üç ana kolun etkileyeceğini düşünüyoruz."

‘Önemli hasarlar verebilir, acil önlem almalıyız’

Bursa’nın 7.2 büyüklüğüne kadar deprem üreten fay hattına sahip olduğunu belirten Er, şöyle devam etti:

“1855 yılında Bursa’da meydana gelen depremde Ulu Cami’nin 20 kubbesinden 16’sı, Tarihi Kapalı Çarşı ve surlar yıkıldı. Mustafakemalpaşa ovasındaki birçok köy yerle bir oldu. Bin civarında insan hayatını kaybetti. Marmara Denizi’ndeki fay hattında 3 büyüklüğündeki depremi duyamayız. Ancak 2.5 büyüklüğünde güneydoğu hattında bir deprem olsa herkes hisseder. Bundan bir ay önce 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğinde herkes ayağa kalktı. Çünkü yerleşim yerimizin tam altında olan bir depremdi. Bursa’da meydana gelebilecek bir deprem gerçekten önemli hasarlar verebilir. Bununla ilgili acil önlem almalıyız.”

[Samanyolu Haber] 26.1.2020

TCDD sadece fahiş zam yapmadı, küçük 'avantaj indirimini' dahi kaldırdı

TCDD'nin Yüksek Hızlı Tren (YHT) abonmanlık ücretlerine yaptığı fahiş zamlar gündemdeki yerini korurken, internetten alınan biletlerde uygulanan yüzde 1.5'lik indirimin de kaldırıldığı ortaya çıktı.

TCDD Taşımacılık tarafından YTH abonmanlık ücretlerine yapılan ve tepki toplayan fahiş zammın ayrıntılarına ulaşıldı. Genel Müdürlük tarafından birimlere dağıtılan “Ticari İndirim Uygulamaları” başlıklı yazıda, “Şirketimizce uygulanan ticari indirimler, ilgili mevzuatımız gereği kendisine verilen görev ve kamu hizmetlerini ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütmektedir” denildi. Yazıda, “İnternet ve mobil satış kanallarına uygulanan yüzde 1.5 indirim kaldırılmıştır” maddesine de yer verildi.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre “yürürlükte olan ticari indirimlerle ilgili olarak 03.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere aşağıdaki kararlar alınmıştır” ifadeleriyle yapılan yeni düzenlemeler şöyle:

– Şirketimizce işletilmekte olan Yüksek Hızlı trenlerde halen uygulamada olan ekonomi sınıfın belirli bir oran fazlası ile ücretlendirilmekte olan business sınıfta tüm ticari indirimler kaldırılmıştır.

BUSINESS VAGONA TAM FİYAT

– Business vagondan bilet alacak tüm yolculardan indirimli/ücretsiz seyahat kartlarına bakılmaksızın business sınıf tam ücreti alınacaktır.

– Business vagonlarda Gidiş-dönüş indirimi yüzde 15 olarak uygulanmaya devam edecektir.

– İnternet ve mobil satış kanallarına uygulanan yüzde 1.5 indirim kaldırılmıştır.

– Business biniş bazlı abonmanlıklarda 5-10 binişlik paketler ile tam genç tarifeleri kaldırılarak 15 biniş yüzde 5, 20 biniş yüzde 10 ve 30 biniş indirim yüzde 15 olarak yeniden düzenlenmiştir. Ekonomi biniş bazlı abonmanlıklarda 5-10 binişlik paketler kaldırılarak tam ve genç tarifesi üzerinden 15 biniş yüzde 15, 20 biniş yüzde 20 ve 30 biniş yüzde 25 olarak düzenlenmiştir.

EN ZARARLISI POLATLI OLDU

– YHT Business aylık abonmanlıklarda geçerli olan abonman paketleri (yüzde 50 indirimli) ile birlikte Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, Polatlı-Eskişehir ve uygulanan ve sabit olarak ücretlendirilen Polatlı-Konya parkurlarında tam ve genç abonmanlıkları kaldırılarak, tüm parkurlarda geçerli tek tip yüzde 25 indirimli yeni abonman paketleri uygulamaya alınacaktır.

– YHT ekonomi vagonlarda aylık abonmanlıklarda geçerli olan abonman paketleri (yüzde 50 indirimli) ile birlikte Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, Polatlı-Eskişehir ve uygulanılan ve sabit olarak ücretlendirilen paketler Polatlı-Konya parkurlarında kaldırılarak tüm parkurlarda geçerli tam yüzde 25, genç yüzde 50 indirimli abonmanlık paketleri uygulamaya alınacaktır. Anahat trenlerinde mevcut uygulama aynen devam edecektir.

– Uluslararası anlaşmalar kapsamında yabancı demir yolu idarelerinde çalışan personeller ve ailelerine uygulanan indirimler, Balkan fleksi pass ve interrail organizasyonu ile ülkemize gelen yolculara ise gişelerimizde EYBİS kart modülüne tanımlamaları yapılmak suretiyle seyahatleri sağlanacaktır. Belgeleri 1'inci mevki olanlar business, 2'inci mevki olanlar ekonomi sınıfında seyahat edeceklerdir.

[Samanyolu Haber] 26.1.2020

Aradan 21 yıl geçti… Kocaeli’de hala içinde oturulan 1500 hasarlı bina var!

1999 yılında Kocaeli'de 7.4 şiddetindeki depremde hasar gören ve güçlendirilmeyen 1500 binada insanların oturmaya devam ettiği iddia edildi.

Depremin üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen Kocaeli’de ağır ve orta hasarlı bina sorunu aşılamadı.

AĞIR HASARLI 30 BİNADA İNSANLAR OTURUYOR

CHP Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekili Engin Taşdemir Sözcü gazetesi'ne konuştu ve kentteki ağır hasarlı binaların hâlâ korkuya yol açtığını belirtti: Kocaeli’de depremde ağır hasar alan 30 bina ayakta ve içerisinde insanları yaşıyor. Kocaeli yapı stoğunun ise yaklaşık yüzde 50’si depreme dayanıksız. 1999 depreminde yaklaşık 4 bin bina orta hasar almıştı.

4 BİN BİNANIN YARISI GÜÇLENDİRİLDİ

Yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu belirten Engin Taşdemir, “Bu 4 bin binanın 2 bin tanesi güçlendirildi ama geriye kalan 2 bin binada insanlar oturmaya devam ediyor. Kocaeli AFAD’ın verilerine göre ise Kocaeli’deki net orta hasarlı bina sayısı 1500… Bu binalarda binlerce yurttaşımız yaşıyor.

[Samanyolu Haber] 26.1.2020

'Bunun altından kalkamayız: 150 bin kişi ölür''

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gökçe, olası bir İstanbul depreminde 150 bin kişinin öleceğini savundu ve “Türkiye’nin sorunu Kanal İstanbul değil, Deprem İstanbul’dur” dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Cemal Gökçe, Elazığ'da yaşanan depremin ülke gündeminden Kanal İstanbul'un çıkarılıp, yerine Deprem İstanbul'un alınması için büyük bir uyarı olduğunu söyledi. Gökçe, olası bir İstanbul depreminde 100 binlerce binanın yıkılacağını ve depremin gece gerçekleşmesi halinde 150 bin gündüz olması halinde de 50 bin kişinin öleceğini öne sürdü.

Gökçe, Sözcü Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, “Binalarımız çürük, kentsel dönüşüm deprem için değil rant için yapıldı. İmar affı riski daha da artırdı. Elazığ'a rağmen deprem gerçeğini görüp önlem almazsak bu ülke İstanbul depreminin altından kalkamaz” dedi.

FAYI, BİNALARI KONUŞUN

İMO Başkanı Gökçe, Elazığ depreminin yaşanmasının ardından TV'lerde yine fay hatlarının konuşulduğunu, esas konuşulması gerekenin ise faylar değil çürük binalar olduğunu söyledi. Gökçe, “Bu ülkede fayları bilmeyen kalmadı. Hangi fay nerede çocuğa sorsan bilir. Toplumun enerjisi faylarla boşaltılmaya çalışılıyor. Toplumun asıl bilmesi gereken içinde oturduğu binaların çürük olup olmadığıdır. Hangi belediyenin yapı arşivini açarsanız açın göreceksiniz ki binaların en az yüzde 80'i deprem güvenlikli değil. Yani depremde yıkılır, kaçarı yok. Bu binaların deprem güvenlikli hale getirilmesi şart” dedi.

Gökçe, ülkedeki tüm binaların mühendislik kuralları ve ilkeleri ile deprem yönetmeliklerine uygun hale getirilmesi ve yeni binaların da bu şekilde yapılması gerektiğini belirtirken, denetimleri de 3-5 yıllık mühendislere bırakma yönteminden de vazgeçilmesini istedi. 1999 depreminden bu yana 20 yıl geçmesine rağmen kentsel dönüşüm yerine rantsal dönüşüm yapılmaya çalışıldığını ifade eden Gökçe, şu uyarılarda bulundu: “Bütün ülke İstanbul depremini değil Kanal İstanbul diye suni bir gündemi tartışıyor. Elazığ Sivrice'de yaşadığımız deprem, Kanal İstanbul diyenlerin kulağına küpe olur. İstanbul depremi Elazığ gibi olmaz. Türkiye bunun altından kalkamaz. Seferberlik ilan edilmelidir. İstanbul'un göçmesi demek, Türkiye'nin göçmesi demektir.”

Kaçak yapı güçlendirilmez

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Cemal Gökçe, kentsel dönüşümdeki yanlış uygulamalardan sonra, kaçak yapılar için imar barışı çıkarıldığını ve imar barışından yararlanan binaların tamamına yakınının depremde yıkılma riski taşıdığını söyledi. Bu binaların Kartal'daki Yeşilyurt apartmanında olduğu gibi zaten kendi kendine yıkılır hale geldiğini belirten Gökçe, “Deprem beklenen, yapılarının büyük risk taşıdığı bir ülkede yapıların güvenlikleri yapı sahibine bırakılır mı? Ne yazık ki bizim ülkemizde bırakıldı. İmar barışından yararlanıp 3 katı 5 kata, 5 katı 10 kata çıkaranlar güçlendirme dahi yapsa o binaların altında kalma riskinden kurtulamaz” dedi.  Kentsel dönüşümün çürük binaları,  en riskli bölgeleri değil, rantı yüksek yerler dikkat alınarak yapıldığını ifade eden Gökçe, “5 katlı yerler 10 kata, 10 daireli yerler 20-30 daireye çıkarıldı Acilen ‘Deprem İstanbul' projesi başlatılmalı” dedi.

[Samanyolu Haber] 26.1.2020

Hani biz Suriyelileri taşlıyoruz ya!

Elazığ'da 6.8 büyüklüğündeki depremde yıkılan binanın enkazından yaralı olarak kurtarılan bir kadının anlattıkları herkesi duygulandırdı. Hastanede tedavisi devam eden depremzede enkaz altından kendisini Suriyeli bir gencin kurtardığını anlattı.
Beni Suriyeli çocuk kurtardı!

24 Ocak Cuma akşam saatlerinde merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 

Resmi rakamlara göre şu ana kadar 29 kişi hayatını kaybetti, 1.542 kişi yaralandı. 43 kişi enkazdan yaralı olarak kurtarıldı.

Enkaz altından yaralı olarak kurtarılan bir kadının anlattıkları herkesi duygulandırdı.

Hastanede tedavisi devam eden depremzede enkaz altından kendisini Suriyeli bir gencin kurtardığını anlattı.

"BEN ÖLSEM O SURİYELİ ÇOCUĞU UNUTAMAM!"

Sosyal medyada paylaşılan videoda depremzede ölüm-kalım mücadelesi verdiği anları şöyle anlattı: "Eşimin ayağına kapı, tahtalar düşmüştü. Ben komple belden aşağı betonların arasındaydım. Biz Suriyelilere taş atıyoruz ya! Mahmut isimli Suriyeli bir çocuk tırnaklarıyla toprağı kazıya kazıya elleri paramparça beni oradan çıkardı. Ben ölsem o çocuğu asla unutamam."

"Ben buradan çıktığımda da arayıp bulacağım o çocuğu." diyen yaralı kadın, "AFAD ekiplerinden de değil, sivil olarak gelmişti. Ben çıkana kadar tırnaklarıyla orayı kazıyıp beni oradan çıkardı." ifadelerini kullandı.

[Samanyolu Haber] 26.1.2020