İki günlük sokağa çıkma yasağı, okulların tatil edilmesiyle otogarların dolup taşması, bin liralık yardım için PTT önlerinde oluşan kuyruklar ve Umre'den dönenlerin yaşadıkları salgının yayılmasında büyük rol oynadı.
YAVUZ GENÇ -12 Nisan 2020
ANKARA – Koronavirüsün Türkiye’de ilk tespit edildiği 11 Mart tarihinden beri virüsün yayılımını engelleme üzerine kurulu Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu politikası çok kritik noktalarda, dört hayati hatayla büyük darbe aldı. Bulaşın etkisini azaltmak isterken tersine arttıran bu hatalar gelecekte oldukça konuşulacağa benziyor. Şeffaf olunmaması, hükümetin başta belediyeler olmak üzere rol paylaşımından uzak durması hatta engel olması, plansız kararların ani olarak alınması koronavirüsün yayılımında büyük rol oynadı. İşte dört ölümcül hatayla virüsün yayılması…
UMRECİLER…
Umre için Suudi Arabistan’a gidip dönenler, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesinde ilk ve en önemli hatalardan biri olarak kayıtlara geçti. Erken dönenlerin teste tabi tutulmadan ülkeye dağılması, bazı Umrecilerin rehberlerinin tavsiyesiyle ‘ateş düşürücü aldıkları’ iddiaları, gerek sonradan gelenlerin karantina amacıyla apar topar boşaltılan yurtlara tıklım tıkış doldurulmaları, o yurtlarda sosyal mesafeye dikkat etmeden yemek, toplanma ve barınma gibi ihtiyaçlarını görmesi kamuoyunda en çok eleştirilen konulardan biri oldu. Karantinadan çıkanların da bulundukları şehirlerin otogarlarında büyük kalabalıklar halinde otobüslere hücum etmesi de yine koronavirüsün yayılmasında önemli rol oynadı.
OKULLAR TATİL EDİLİNCE OTOGARLAR DOLDU TAŞTI
Koronavirüs önlemleri kapsamında Bilim Kurulu’nun tavsiyesiyle kreşlerden üniversitelere kadar tüm okulların tatil edilmesiyle yaşananlar da virüsün yayılmasında büyük rol oynayan önemli bir kavşak noktası olarak kayıtlara geçti. Salgının en yaygın olduğu İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirler aynı zamanda üniversiteli öğrenci varlığının en fazla olduğu şehirler. Bu şehirlerden çıkan öğrenciler, belki de virüs taşıyıcısı olarak ülkenin dört bir yanına dağıldılar. Otogarlarda öğrencilerin oluşturduğu tıklım tıklım kalabalıklar, ileriki günlerde hemen hemen her şehirden gelecek koronavirüs vakalarının da adeta habercisiydi.
PTT ÖNLERİNDE “BİN LİRA” KUYRUKLARI
Hükümetin koronavirüsle mücadele kapsamında açıkladığı “ekonomik destek paketinde” dar gelirli vatandaşlara bin liralık yardım yapılacağı açıklandı. Yardımlar PTT eliyle vatandaşlara ulaştırılacaktı, ancak burada da yaşanan ‘sosyal mesafesizlik’ salgının yayılmasında adeta bir manivela görevi gördü. Türkiye’nin dört bir yanından, PTT şubeleri önünde oluşmuş uzun kuyruk fotoğrafları düşmeye başladı. Sosyal mesafenin bir kez daha ihlal edildiği bu durum kamuoyunda tepki çekince, ödemelerin PTT tarafından isterlerse bulundukları yerlerde yapabilecekleri şeklinde bir formülle aşılmaya çalışıldı. Ancak büyük kalabalıkların oluşturduğu PTT kuyrukları salgındaki önemli hatalardan biri olarak kayıtlara çoktan geçti.
‘KORONA FESTİVALİ’: 2 SAATE SIĞAN İZDİHAM
10 Nisan akşamı saat 22 civarı, İçişleri Bakanlığı genelgesi ile 30 Büyükşehir ile Zonguldak dahil 31 şehirde iki günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildiği haberleri düştü ajanslara. Aynı gün saat 24.00’dan itibaren istisnalar hariç kimsenin sokağa çıkamayacağı vurgulanıyordu genelgede. Önceden haber verilmeyen, son anda açıklanan kararla büyükşehirlerde binlerce insan o saatte açık bulduğu market, büfe, fırın, tekel bayii ve bakkallara hücum etti. Marketlerde sosyal mesafe namına bir şey kalmadı, cadde ve sokaklar doldu taştı, fırınların önünde her türlü salgının yayılmasına zemin hazırlayan ortamlar oluştu. Zaman zaman kavgaların da yaşandığı bu izdiham koronavirüs önlemleri kapsamında neredeyse 40 gündür yürütülen “Evde kal” çağrılarının da sonu gibiydi. Günlerdir verilen emekler boşa çıkmış, vatandaşlar panikle sokağa atılmış, iki günlük gıda stoku için çare arıyordu. Büyükşehir Belediye Başkanlarının dahi haberinin olmadığı bu “sokağa çıkma yasağı” gelecekte bir “korona tarihi” yazılırsa adını altın harflerle yazdıran bir sürece dönüştü. İki saatliğine yaşanan kalabalık, izdiham ve panik havası sosyal medyada “korona bayramı”, “korona festivali”, “korona şenlikleri” gibi ifadelerle dalga konusu olsa da hem devlet organları arasındaki koordinasyonsuzluk, hem kriz yönetimi hem de organizasyon eksikliği açık bir şekilde ortaya çıktı. Bir Bilim Kurulu üyesine mal edilen şu cümle yaşanan sürecin acı bir özeti gibiydi: “Günlerdir kürekle yol açıyorduk, üzerimize çığ düştü.”
[Kronos.News] 12.4.2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder