Anayasa Mahkemesi: (Gülen cemaati) üyeliği suçundan tutuklu olanların avukatıyla görüşmelerinin izlenmesi, kayda alınması ya da görüşme süresi ile belge alışverişinin kısıtlanması meşrudur.
KRONOS -15 Nisan 2020
Anayasa Mahkemesi (AYM) Gülen cemaati üyeliğinden tutuklu eski askeri hakimin, cezaevinde avukatıyla görüşmesinin kayda alınmasının hak ihlali olmadığına hükmetti.
Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, 15 Temmuz’dan sonra tutuklanan eski askeri hakim Yasin Akdeniz, cezaevinde avukatıyla yaptığı görüşmelerin kayıt altına alındığı, izlendiği ve belge alışverişinin sınırlandırıldığı için İnfaz Hakimliğine şikayette bulundu.
Şikayetinin kabul edilmemesi üzerine yaptığı itiraz da Ağır Ceza Mahkemesince reddedilen Akdeniz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
Yasin Akdeniz başvurusunda, avukatıyla görüşmesinin kayda alınması, bir görevli tarafından izlenmesi, avukatıyla belge alışverişinin ve görüşme süresinin sınırlandırılması nedeniyle tutukluluğa etkili şekilde itiraz edemediğini belirterek, “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini” ileri sürdü.
Yüksek Mahkeme kararında şunlar kaydedildi:
“Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen suç, söz konusu sınırlandırmaların uygulanmasını mümkün kılan suçlar arasındadır. Darbe teşebbüsüyle veya (cemaat) ile bağlantılı suçlardan tutuklanan kişilerin tutukluluk sürecinde de örgütsel faaliyetlerine devam etme riskinin bulunduğu yönündeki değerlendirme temelsiz değildir.
(Gülen cemaatinin) örgütlenme biçimi de bu riskin derecesini artırmaktadır. Bu bağlamda anılan suçlardan tutuklu kişilerin örgütsel haberleşmelerinin avukatları ile yaptıkları görüşmeler vasıtasıyla gerçekleştirilmesi ihtimal dışı değildir. Bu durumda olağanüstü halin, -cemaat- üyeliği suçundan tutuklu olan başvurucunun avukatıyla görüşmelerinin izlenmesini ve kayda alınmasını meşru kıldığı değerlendirilmiştir.
Başvurucunun müdafisi ile yaptığı görüşmelerin kayda alınması, izlenmesi ya da görüşme süresi ile belge alışverişinin kısıtlanması şeklindeki uygulamanın Türk ceza hukuku mevzuatında yeterli güvencelerin sağlanmış olması ve olağanüstü hal koşulları dikkate alındığında ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.”
[Kronos.News] 15.4.2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder