Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Candan: Kütüphane, mahkeme kararlarıyla kaçak olduğu tescillenen bir alanda açılan kütüphanedir. Yanlış yerde doğru mekân olmaz.
YAVUZ GENÇ -26 Şubat 2020
ANKARA – Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazilerinin Atatürk’ün şartlı bağışına ve kuruluş amacına uygun olarak kullanılması için araziler üzerindeki neredeyse tüm yapılaşmaları yargıya taşıyan Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni de “kaçak” olarak nitelendirdi. Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Yanlış yerde doğru mekan olmaz. AOÇ, bu ülkenin kurucusunun halkına emanet ettiği ve ne yapılması gerektiği şartlı bağışla belirlenmiş bir alandır. Bu kütüphane, mahkeme kararlarıyla kaçak olduğu tescillenen bir alanda açılan kütüphanedir. Kaçak Saray yerleşkesindeki her şey hukuka ve vicdana aykırıdır. Bu ülkenin kurucusuna karşı yapılmış vefasızlık ve vicdansızlık örneğidir. Oradaki kütüphanenin hukuksuzluğun simgesi olması dışında bizim nezdimizde herhangi bir değeri yoktur” dedi.
AKP iktidarında 200’e yakın kütüphanenin kapatıldığını savunan Candan, “Milli kütüphane devreden çıkarılmıştır. Eserlerimizin büyük bir kısmı alınıp sarayın kütüphanesine götürülmüştür. Bunların hepsi bir imaj yaratmaktan öte değildir. Zaten Kaçak Saray yerleşkesinde bir imaj yaratamazsınız ancak onun hukuksuzluğun simgesini altını çizersiniz. Telefonlarınızın çekmediği insanların yaklaşamadığı, karşı tepelerinde füze rampalarının kurulduğu bir yerde bilim ve araştırmanın yapılamayacağı çok açık. Bilimsel araştırmanın mekanı olan kütüphanenin bu kadar yüksek güvenlikli korunaklı ve bir kaçak yapılaşma sürecinin aracı haline gelmiş yerleşkeyi meşrulaştırma aracı olarak kullanılmasını doğru bulmuyoruz” diye konuştu.
“ÖNÜNDEN GEÇERKEN BİLE ÜRKTÜĞÜNÜZ BİR MEKANDA BİLİMSEL ÜRETİM YAPILAMAZ”
Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen ise kütüphaneye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu kütüphanenin AOÇ ilgili aldığımız yargı kararlarıyla ne kadar gayri meşru olduğu tescillenmiş oldu. AOÇ içerisinde 50 metre genişliğindeki bir yolu dahi yargı kararıyla iptal eden, bilirkişi raporlarıyla ticaret ve konut yapılamayacağını söyleyen kararların ardından bu kütüphanede 201 kilometrelik raf uzunluğuyla övünüyorlar. Bir kere bilimsel bir mekan kurmak isterken bilimi ve tekniği çiğnediğiniz doğal ve kültürel alana zarar verdiğiniz birinci derece doğal SİT alanını yağmaladığınız yerde bilim yapmak mümkün değildir. Bu hakikate aykırıdır. Kaçak Saray yerleşkesinin ortaya çıkışında bilimin ve vasiyetin nasıl çiğnendiğidir esas hakikat. Bu hakikati görmezden gelerek kütüphanenin içinde kendinizi güvende hissedeceğiniz bir bilimsel üretim mümkün değil. Önünden geçerken bile ürktüğünüz bir mekanda bilimsel üretim yapılamaz. Diğer yandan Türkiye’deki üniversitelerin bütçelerinin ciddi oranda düşürüldüğü, üniversite kütüphanelerinin yeni bir kaynak alımı için bütçe ayıramadığı günlerde, yüzlerce kütüphaneyi kapatan iktidar kendisine ilişkin sanal bir gerçeklik yaratmaya çalışıyor. Ekonomik krizin ciddi anlamda yaşandığı bugünlerde, kimsenin gerçeklikten koparılamayacağı ya da sanal gündemlerle oyalanamayacağı kadar hakikat ortadadır, bilimsel üretimi hedefleyen hiç kimse burayı kullanmamalıdır.”
[Yavuz Genç] 26.2.2020 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder