Ankara’da mülkiyeti Hazine’de olan 559 bin metrekarelik arazinin Medipol Üniversitesi’nin kurucu vakfı olan TEBA’ya verilmesine karşı açılan davada bilirkişi raporu tamamlandı.
YAVUZ GENÇ -26 Şubat 2020
ANKARA – Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisi tamamlayıcısı konumunda olan ve mülkiyeti Hazine’de olan 559 bin metrekarelik bir alan Medipol’ün kurucu vakfı Türkiye Eğitim, Sağlık, Bilim ve Araştırma Vakfı’na (TEBA) verilmişti. O plana karşı açılan davada bilirkişi heyeti rapor hazırladı. Raporda arazinin doğal sit alanı olduğu, mülkiyeti Hazine’de olsa da AOÇ arazisi tamamlayıcısı olduğu, üst ölçekli imar planlarına aykırı olduğu, planda önerilen yüzde 20 ticaret alanının yüksek olduğu ve kamu alanlarında kamu yapıları için tanımlanan imar hakkı transferinin de imar mevzuatına aykırı olduğu vurgulandı. Daha önce de TCDD arazileri Medipol’e verilmişti.
Halihazırda Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Birimi var. Melih Gökçek döneminde bu alana stadyum yapılacağı söylendi ancak daha sonra bundan vazgeçildi. Kentsel dönüşüm alanı ilan edilen söz konusu alan konuta açıldı. Daha sonra kentsel dönüşüm kararından da vazgeçildi. Birinci derece tarihi ve doğal SİT alanı iken, SİT derecesi değiştirildi, sürdürebilir kontrollü kullanım alanı haline getirildi. 2018 yılının sonunda plan değişikliği yapılarak özel üniversite alanı ilan edildi. Bu aşamadan sonra TEBA’ya verilen arazi için imar planı yapıldı. Planda söz konusu arazi içerisinde özel üniversite, kreş, kongre merkezi, müze, teknopark, öğrenci yurdu, konaklama tesisleri, dini tesis gibi yapılaşma yapılacağı vurgulandı. Ayrıca yapılaşmanın yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde ‘ticaret birimlerinin’ de yer alacağı vurgulandı.
‘EMSAL TRANSFERİ’ YOLUYLA FAZLADAN YAPILAŞMA ALANI KAZANDILAR!
Plana karşı TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Ankara 7. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davaya TEBA Vakfı da müdahil olmak için başvurdu. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin dilekçesinde planda, emsal harici tutulan alanlardan ‘emsal transferi’ yoluyla fazladan yapılaşma alanı kazanıldığı, plan değişikliğinin imar planlarına aykırı olduğu, arazinin AOÇ içerisinde kaldığı ve planın da AOÇ’nin kuruluş amacına uygun olmadığı, plan notlarında yapı yüksekliğinin 4, 6 ve 8 olarak belirlendiği ancak bir başka plan notunda yüksekliğin ‘serbest’ olarak yer aldığı gerekçesiyle dava açıldı. Davaya karşı görüş bildiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, arazinin AOÇ’ye değil Hazine’ye ait olduğunu, plan değişikliğinin ‘mevzuata uygun’ olduğunu, üniversite kullanımının da ‘kamusal bir kullanım’ olduğunu savundu. Mahkeme de bilirkişi tayin ederek rapor hazırlanmasını istedi. Hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu işlemin hukuksuzluğu gözler önüne serildi.
BİLİRKİŞİ TESPİT ETTİ
Bilirkişi raporunda söz konusu alanla ilgili hukuksuzluklar şöyle tespit edildi:
– Plan değişikliği ile tanımlanan kullanım türünün üst ölçekli Çevre Düzeni Plan hükümlerine aykırı.
– Planlama esasları ve hiyerarşisi 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı yapılması gerekir.
– Özel Üniversite kullanımının plan değişikliğinin tabi olduğu 1/10000 Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı amaç ve hedeflerine aykırı.
– Değişiklik, planların kademeli birlikteliğini sağlamıyor.
– Tanımlanan yapılaşma hakkının koruma mevzuatında tanımlı yapılaşma hakkından fazla, dolayısıyla uygun değil.
– Ticaret alanı kullanımı plan değişikliğinde tanımlanan kullanımların ötesinde.
– Parseller arası imar hakkı transferi yapılması imar mevzuatına aykırı.
CANDAN: BİLİRKİŞİ RAPORU LEHİMİZE
Bilirkişi raporunu değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Dava ettiğimiz konuda bilirkişi raporunun lehimizde olmasını sevindirici bir gelişme olarak gördük. Raporu hazırlayan heyet dava dilekçesinde tespit ettiğimiz hukuksuzlukları tespit etmiştir” değerlendirmesine bulundu. Candan, davada bilirkişi raporuna dayanarak plan değişikliğinin iptal edilmesini beklediklerini kaydetti.
[Yavuz Genç] 26.2.2020 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder