Hamam, cami, köşk, konak, namazgâh, sebil, çeşme, kütüphane, tekke gibi pek çok yapı kitabesinin bulunduğu Osmanlı Kitabeleri Veritabanı projesiyle Osmanlı’nın hüküm sürdüğü İstanbul’dan Bursa’ya, Kahire’den Saraybosna’ya, Selanik’ten Üsküp’e kadar binlerce eserin bilgisi veritabanına işlendi.
ANKARA – Osmanlı kitabelerine ilgi duyanlar ve araştırmacılar için internet ortamında binlerce eserlik dev bir veritabanı hizmeti sunuluyor. Tokyo Yabancı Diller Üniversitesi ve Türk Tarih Kurumu’nun katkılarıyla Hatice Aynur, Kayoko Hayashi (Tokyo Yabancı Diller Üniversitesi) ve Hakan Karateke’nin (Chicago Üniversitesi) yürütücülüğünde Şubat 2009’da hayata geçirilen Osmanlı Kitabeleri Veritabanı projesinde, bugüne kadar onlarca farklı ülkeden binlerce kitabenin verileri internet ortamına taşındı. Kullanıma açılan projeyle amaç, son yıllarda hızla artan kitabe yayınlarına rağmen kapsayıcı ve tutarlı bir veri tabanının eksikliğini gidermek.
Proje Osmanlı döneminde inşa edilen tarihi yapılara konulan bütün kitabeleri içeriyor. Osmanlı kitabeleri için böylesine büyük ölçekli bir çalışma ilk kez yapıldı. Hâlâ devam eden projede sırada binlerce kitabe daha bulunuyor. Bunlar da peyderpey giriliyor. Türkiye’nin yanısıra Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Yunanistan, Irak, İsrail, Kıbrıs, Macaristan, Mısır, Moldova, Romanya, Suriye ve Suudi Arabistan dahil dünyadaki tüm Osmanlı kitabelerinin veritabanına girilmesi planlanıyor.
YERİ, KİTABESİ, BANİSİ, YAZANI…
Proje kapsamında bugüne kadar 5603’ü yayımlanmamış, 1938’i yayımlanmış olmak üzere 7541 kitabe veri tabanına işlendi. Onlarca şehirde binlerce kitabe fotoğraflandı, işlendi, çözüldü ve veritabanına ayrıntılı bir şekilde eklendi. İstanbul, Edirne ve Bursa’daki kitabelerin önemli bir kısmı girildi. Osmanlı’dan kalma eserlerin bulunduğu Nis, Plevne, Travnik, Kahire, Filibe, Esretgom, Yanya, Varna, Rodop, Üsküp, Saraybosna, Prizren, Ruscuk, Silistre, Selanik, Kudüs, Yanya gibi pek şehirdeki kitabeler de kayıt altına alınmış durumda. Kitabelerin haritadaki yeri, kitabesi, varsa tamir kitabesi, varsa düşürülmüş tarih gibi bilgilerin hepsi var. Ayrıca kitabenin bânisi, şairi, hattatı hakkında kısa malumatlar da yer alıyor. Kitabelerin önemli bir kısmı çeşme ve sebil olurken, cami, tekke, kütüphane, hamam, karakol, nişantaşı ve benzeri binalara ait. Sadece Topkapı Sarayı koleksiyonundan 200 kadar kitabe var.
KİTABE VE BİNA KARTLARI YOL GÖSTERİCİ
İnternet sayfasında sayfasında bir kitabenin dosyasında bina kartı ve kitabe kartı olarak iki farklı bilgi ekranı bulunuyor. Bina kartında, binayı yaptıran kişi hakkında bilginin yanı sıra binanın mimarî özellikleri, konumu, yapım ve tamir tarihleri bulunuyor. Google destekli bir harita yardımıyla binanın ve kitabenin bulunduğu yerin coğrafî koordinatları araştırmacılar tarafından tam olarak tespit edilebiliyor. Kitabe kartında ise kitabenin metni çeviriyazıya aktarılmış bir şekilde bulunmakta, ebced hesabı yapılan mısra Arap harfleri ile veriliyor. Kitabenin vezni, hattatı, hangi hat ile yazıldığı gibi bilgiler bu sayfada yer alıyor.
ÖNCELİK AÇILMAMIŞ KÜNYELERİ AÇMA
Projeyle ilgili Kronos’a konuşan Prof. Dr. Hatice Aynur, önceliklerinin açılmamış künyelerin açılması olduğunu belirterek, “21 Ocak itibariyle 5603 yayımlanmamış, 1938 yayımlanmış kitabe olmak üzere 7541 kitabe var veritabanında. Proje devam ediyor, önceliğimiz açılmamış künyeleri açma, yeni kitabeler ekleme su sırada ikinci düzeyde” diye konuştu. Ülkelere göre kitabe dağılımını henüz tamamlamadıklarını belirten Prof. Dr. Aynur, İstanbul, Edirne ve Bursa kitabelerinin hemen hemen girildiği bilgisini veriyor. Diğer şehir ve ülkelerdekileri kitabeleri ayrım yapmadan girmeye devam ettiklerini vurgulayan Hatice Aynur, “Mesela girilen kitabeler arasında şu şehirler de var: Niş, Plevne, Travnik, Kahire, Filibe, Esretgom, Yanya, Varna, Rodop, Üsküp, Saraybosna, Prizren, Ruscuk, Silistre, Selanik, Kudüs, Yanya” bilgisini paylaşıyor.
JAPON EKİP FOTOĞRAFLARI İŞLİYOR, SİTEYİ YÜRÜTÜYOR
Japonya ekibinin çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Hatice Aynur, “Japon ekibin internet üzerinden hazırladığı veritabanı programına, derlenip toplanan ve işlenen bilgiler girilmekte ve www.ottomaninscriptions.com adresinden görünür hâle gelmektedir. Yine Japon ekibinin desteğiyle semt semt İstanbul, Bursa, Edirne ve diğer şehirlerde bulunan kitabelerin fotoğrafları çekilmekte, bu fotoğraflar Japonya’da belli bir standartta getirilerek yüklenmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
ÖRNEK KİTABE…
Nusretiye Câmii Sebili Sebilin, II. Mahmûd (salt.1808-1839) tarafından Nusretiye Câmii (1241/ 1826) ile birlikte yapımının tamamlanmasının planlandığı ancak bunun 1242 yılında gerçekleştiği, kitabenin son mısra’ının altında ünlü hattat Yesârîzâde Mustafa İzzet’in (ö. 1849) kitabenin yazımını dolayısıyla sebilin tamamlanıp kitabenin yerleştirildiği yıl olarak 1242 tarihini vermesinden anlaşılır. Keçecizâde İzzet (ö. 1829) tarafından câmi, muvakkithane ve sebil için yazılan tarih manzumelerinin tarih mısralarının ebced hesabına göre toplamları her üç yapının tamamlanması için düşünülen tarih olarak 1241’i vermekte olup, kimi kaynaklarda sebilin yapım tarihi 1241 (1825) kimisinde 1242 olarak geçmektedir, bazı kaynaklarda ise 1826 olarak verilir.
Proje sitesine ulaşmak için tıklayınız.
[Yavuz Genç] 22.1.2020 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder