"Sular akmıyor, lağımdan pislik fışkırıyor, fareler cirit atiyor. Uyuz salgını başladı. Cezaevi doktorunun ve yönetimin ilgilenmediği hastalık hızla yayılırken tedavi için çok geç kalındı." Bu satırlar Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Cezaevi'nde bir tutuklu tarafından kaleme alınan mektupta geçiyor. Mustafa Yaşar'ın cezaevi müdürlüğüne getirilmesi ile artan sistematik işkencenin anlatıldığı mektubu yayımlıyoruz.
SAMANYOLUHABER | ÖZEL- Bir mahkûmun dövülerek öldürüldüğü, bir mahkumun tecavüze uğradığı Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Cezaevi’nde skandal üstüne skandal yasanıyor.
Samanyoluhaber'e ulaşan bir tutuklu mektubu Kepsut'ta insan hakları ve mahkûm haklarının nasıl ayaklar altına alındığı gözler önüne serdi.
"BU ZULME SON VERİLMESİ İÇİN HAREKETE GEÇİN" ÇAĞRISI
Mektubu gönderen tutuklu can güvenliğinden endişe ettiğ için isminin mahfuz kalmasını istedi.
Mektupta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu'nun yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), İyi Parti ve Saadet Partisi ile İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der ve Uluslararası Af Örgütü (Amnesty) gibi sivil toplum kuruluşlarına "Bu zulme son verilmesi için harekete geçin." çağrısında bulunuldu.
Samanyoluhaber'e ulaşan mektup:
"İnsan hakları ihlallerinin zirveye çıktığı cezaevinde 28 ranzanın bulunduğu koğuşlarda 47-48 mahkûm ve tutuklu kalıyor.
10 metrekarelik odalarda 7 kişi kalırken 3 kişi yerde yatıyor.
Adım atacak yerin kalmadığı odalarda nefes alabilmek için pencereler soğuk kış günlerinde bile açık bırakılıyor.
İnsanlık dışı bir ortamın o hâkim olduğu cezaevinde sık sık su kesintisi yaşanıyordu. Son günlerde arıza sebebiyle günlerdir sular akmıyor.
Temizlik sıkıntısı bas gösterirken bunların üstüne kanalizasyon sistemi tıkandı. Tuvaletlerin tıkandığı kopuşlarda mahkûmlar en temel ihtiyaçlarını gidermek sıkıntısı yaşadı.
Türkiye-İzlanda maçının oynandığı akşam defalarca infaz koruma memurlarına durum aktarıldı, ancak nöbetçi baş gardiyan, “Yapacağımız birşey yok, yarın bakacağız.” şeklinde skandal bir cevap verdi.
Hijyen sıkıntısının had safhaya ulaştığı koğuşlarda fareler ortaya çıkarken, mahkûmlarda çeşitli hastalıklar baş gösterdi.
ONLARCA MAHKÛM UYUZ OLDU!
Yönetimin birçok sıkıntıyı umursamadığı Kepsut Cezaevi’nde uyuz salgını çıktı.
Onlarca mahkûm uyuz hastalığına yakalandı. Cezaevi doktorunun ve yönetimin ilgilenmediği hastalık hızla yayılırken tedavi için çok geç kalındı.
Çoğu zaman revire çıkmak için haftalarca, aylarca beklenen cezaevinde onlarca mahkûm kanser, şeker, tansiyon, kalp vb. kalıcı hastalıklara yakalanıyor. Doktora ulaşmak, hastaneye sevk konusunda büyük sıkıntı yasanıyor.
Nezle, grip gibi hastalıklar hiç önemsenmiyor. Bu rahatsızlıklar için revire çıkmak mümkün değil.
Birçok problemde olduğu gibi sağlıktaki sorunlar da ancak cezaevi savcılığı ya da infaz hâkimlerine şikâyet edilince dikkate alınıyor.
Haftalardır ilgilenilmeyen birçok mahkûmdaki kaşıntının uyuz hastalığı olduğu savcının devreye girmesiyle anlaşılabildi.
Kaşıntı şikâyetiyle gelenlere “uyuz değil” diyerek etkisiz ilaçlarla tedavi uygulayan cezaevi doktoru, iş işten geçince uyuz teşhisi koydu!
20 Kasım 2019 itibarıyla şikâyeti olanları tek tek çağıran doktor, acil müdahale yerine ilaç getirtmeye çalısıyoruz, iki gün sonra tekrar çağıracağım, tedaviye başlayacağız.” diyerek akıl almaz umursamazlığını sürdürdü.
Balıkesir L Tipi Kapalı Cezaevi Müdürü Mustafa Yaşar, mahkûmlara içme suyunu kısıtlama kararı aldı. Yaşar özellikle Hizmet Hareketi'ne yönelik cadı avında tutuklanan ya da hapis cezasına çarptırılanlara karşı sistematik işkence uyguluyor. Cezaevinde sürekli koğuşlar basılırken birçok kişinin yeri sürekli değiştiriliyor.
BUZ GİBİ HAVADA ASKER DÜZENDE SAYIM
Akşamları sayımın koğuş isinde yapıldığı cezaevinde sabah 8'deki sayımda ise adeta işkence çektiriliyor. Hava sıcaklığının sıfıra doğru indiği Kepsut’ta mahkûmlar koğuşun avlusuna çıkarılıp buz gibi havada dakikalarca bekletiliyor.
Ayrıca coğu cezaevinin aksine mahkûmlar ayakta yan yana dizilerek askeri düzendeki gibi sayı saydırılmak suretiyle sayım yapılıyor.
İnsan ve mahkûm haklarına aykırı uygulamaya tepki gösterenlere hakaret ediliyor, darp edilen bun insanlar “disiplin işlemi” adı altında hücreye atılıyor.
SICAK SU YOK, 5 DAKİKA BANYO HAKKI
İnsani tüm ihtiyaçlardan mahrum edilen tutuklu ve hükümlülere haftada sadece iki gün 3’er saat sıcak su veriliyor. Bu durumda yaklaşık 50 mahkûmun her biri 5-6 dakika içinde banyosunu yapmak mecburiyetinde bırakılıyor.
Çoğu zaman sıcak su tazyikli akmadığı için duş başlığına çıkamıyor, kovaya doldurulup maşrapayla banyo yapılabiliyor. Bazen sıcak su gününde, banyo saatinde sular kesiliyor, mahkûmlar şahsi temizliğini yapamıyor.
AÇIK GÖRÜŞ İŞKENCESİ
Mahkûmların ayda bir yararlanabildiği aileleriyle açık görüşleri ise eziyetle geçiyor. Çoğu cezaevinde 1 saat olan açık görüşler Kepsut’taki Balikesir L Tipi Cezaevi’nde 45 dakika ile sınırlı tutuluyor.
Ancak, bazı infaz koruma memurlarının olumsuz tavırları sebebiyle bu süreden de çalınıyor, görüş 20-30 dakikaya kadar düşürülüyor.
Görüş öncesi sayım, üst araması gibi uygulamalarla mahkûmların görüş süresi adeta çalınırken kilometrelerce uzaktan, şehir dışından gelen ailelere zulmediliyor.
50 mahkûm, yakınlarıyla birlikte 200-250 kişi bir salona sıkış-tepiş sokulurken büyük bir curcuna yaşatılıyor, ziyaretçilerin bir kısmı oturacak sandalye bile bulamıyor.
MAHKUM EŞLERİNİN BAŞINA AHLAK BEKÇİLİĞİ!
Aynı aileden birlikte hapis yatan mahkûmların görüş hakları da gasp edildi. 2019 yılı nisan ayı öncesinde cezaevinde bulunan eşler, kardeşler, baba-çocuk hem dış görüş hem is görüş yapabilirken 8 aydır sadece tek görüş yapabiliyorlar.
Cezaevinde yatan eşiyle görüşebilen bir anne, o hafta dışarıdan gelen çocuklarıyla görüşemiyor.
İnsan hakları ve mahkûm haklarına aykırı uygulamayla aile bütünlüğüne darbe vuruluyor. İç görüş yapan eşler ise yan yana oturtulmuyor, masada karşılıklı oturtulurken, el ele tutuşmaları kadın infaz koruma memurlarınca engelleniyor.
Ayrıca kurallara uyan mahkûmlara ödül hakları verilmiyor. Birçok sorunda olduğu gibi ödül konusunda da personel yetersizligi bahane ediliyor.
KİTAP VE GİYSİLERE BİLE SINIRLAMA
Cezaevi idaresinin akıl almaz uygulamaları arasında kitap sınırı da bulunuyor. Bir mahkûma, yakını 5 kitap gönderebiliyor. Bu keyfi uygulama kıyafetlerde de uygulanıyor.
Mahkûmlar, eşofman, tişört, kazak, ayakkabı gibi temel ihtiyaçlarından ancak bir-iki tanesini alabiliyor. Fazla olan giysiler ise, depo yerine çöpe gönderiliyor.
YEMEKLER YETERSİZ, KAHVALTILIK TEK ÇEŞİT
Balikesir L Tipi Kapalı Cezaevi’nde mahkûmlar adeta açlığa mahkûm ediliyor. Yemekler son derece az veriliyor. Tek çeşit kahvaltılık bırakılıyor.
Sadece birer yumurta ya da mini krem peynir gibi kahvaltılık verilirken mahkûmlar kuru ekmekle karnını doyurmaya çalışıyor. Maddi durumu iyi olanlar ise kantinden alabildikleriyle hayatta kalmaya çalışırken durumu iyi olmayanlar büyük zorluk yaşıyor.
Öğle ve akşam yemekleri ise son derece yetersiz veriliyor. Genelde iki çeşit yemek gelirken bir mahkûma düşen bir kepçe çorba çorba vera yemek birkaç kaşıkta bitiyor.
Yaz-kış haftanin hemen her günü ıspanak, patates, fasulye, bulgur, erişte gibi aynı yemekler pişiriliyor.
Daha birçok sıkıntının yaşandığı cezaevi yönetimin duyarsızlığı ise artık sıradanlaştı. Yüzlerce, binlerce dilekçeye hiç cevap bile verilmezken, cezaevlerindeki rutin haklardan müdür görüşünü yapmak ise adeta imkânsız.
SORUŞTURMALARIN ÜSTÜ KAPATILIYOR
Önemli problemi olanların müdür görüşü taleplerine aylarca cevap verilmiyor. Görüş yapanların ise bir sorunlarının çoğu çözülemiyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başta olmak üzere birçok resmi kuruma yapılan şikâyetler ise sonuçsuz kalıyor. İnfaz savcılığı, cezaevi savcılığının başlattığı birçok soruşturma işi yokuşa sürdürülerek kapatılıyor.
Savcılar soruşturma için mahkûm çağırttığında cezaevi idaresi, yeni gelen ve sorunları bilmeyen mahkûmları özellikle seçerek savcıya gönderiyor.
Dolayısıyla soruşturmalar yeterince iyi yapılmadığından sonuçsuz kalması sağlanıyor, soruşturmaların üstü kapatılıyor."
(İsmi mahfuz bir tutuklu)
Balıkesir L Tipi Kapalı Cezaevi
[Samanyolu Haber] 23.12.2019
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder