Çocukluk yıllarımızda gurbetçiler gelirdi yaşadığımız şehirlerimize, köylerimize.. Halka göre daha zengin, daha “bilgili” ,daha sözü sazı dinlenen insanlardı bu gurbetçiler.
İsimleri de “gurbetçi ” idi çünkü o zamanlar İstanbul bile gurbet diyarlardı varın siz Almanya, Belçika, Fransa’yı düşünün. Arabistan biraz daha önce girdi gurbet literatürümüze.
Sonra bir Şehsuvar çıktı, ve kürsülerden haykırdı 90 lı yıllarda; yanıbaşınızda kardeşlerimiz bizi bekliyor, SSCB dağılacak, dağıldığı zaman Orta Asya’lı kardeşlerimiz bizleri yanlarında hazır bulsunlar, dedi. O dönem gözyaşları ile halkımıza bu kutsal çağrıyı yaptı usanmadan, bıkmadan. Rus tankları Azerbaycan’a girdiğinde kürsüde düşüp bayıldı.. ve ısrarlı çağrıya kulak veren, iş adamları, eğitimciler ilk ziyaretlerini gerçekleştirdiler. İsimlerini ilk kez duyduğumuz Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan Gürcistan, Nahcivan, Türkmenistan ve Özbekistan. Önce can Azerbaycan’a heyetler gitti. Çok büyülü ve sır dolu bir seyahat gerçekleşti. Onlarca yılın hasretini giderecek çok duygulu sahneler yaşandı. Gözyaşları sel oldu. Paslı kilitler açıldı, ezanlar okundu.
Ben de Fatih Koleji’nin üst katında bu ilk ziyaret sonrası gelen heyeti canlı dinleme imkanım olmuştu. Bu anlatılanlar ben de çok derin izler bırakmıştı. Camii kürsülerinde ve sohbetlerde bu anlatılanlar makes buldu, Anadolu insanı için yepyeni ufuklar açılmıştı, hareket alanı daralan Hizmet Hareketi kendine yepyeni zeminler ve fırsatlar bulmuştu. Ve adı sanı bilinmeyen diyarlara takkelerden çekilen kuralar ile hummalı bir göç zinciri başladı. Esnafı, öğretmeni, belletmeni adeta birbiri ile yarışıyordu. Yeni yeni coğrafyalarda yepyeni dostluklar kuruluyor, yeni müesseseler açılıyordu. Rusya ile açılım hız kazanmıştı. Rusya’ya az gecikmeli ilk gidenlerden olma şerefi ile ben de serfiraz olmuştum. Orada yaşadığım güzellikler başka yazıların konusu olarak askıda bırakarak devam edelim..
2015 ‘e kadar bu anlatılan açılımlar ve yepyeni coğrafyalara hicretler devam etti. 96-98’ lerde siyah inciler diyarı Afrika kapısı açıldı. 170 ülkede at koşturan, yepyeni dostluklar ile kurulan bir global şefkat hareketi oldu. 2015 sonrası ise yaşanan siyasi olaylar ve Hizmet Hareketini 2004 lerde bitirmek için basılan düğme hız kazandı. Yolsuzlukları ortaya çıkan siyasiler bahane edilerek ciddi bir cadı avı başlatıldı. Yaşanan acı ama çok acı, yürek dağlayan olaylar hepimizin malumu.
Sonrası ve günümüze gelirsek, son dört yıldır ülkemizin geldiği hukuksuz, keyfi, güvenliksiz ortamdan kaçmak için çok kaliteli insanımız ama her kesimden yurt dışında yaşam imkanı arayışı ile yurt dışına yöneldi. Amerika, Kanada, ve Avrupa’ya yoğun bir göç yaşandı, ilticalar oldu. Ülkenin en iyi beyinleri ve en dürüst sermaye sahipleri yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Hapishaneler eğitim seviyesi en yüksek günlerini yaşıyorlar.
Yazının başlığına gelirsek; bir zamanlar Orta Asya ile başlayan gönüllere seyahat Amerika, Kanada ve Avrupa ile devam ediyor. Çok yakında bu ülkelerde Hizmetin bu ülke vatandaşı pek çok insanı olacak. Dünyanın her yerine gidebilen dünya vatandaşlarından oluşan bir Hizmet Hareketi yepyeni ufuklarda seyahatine devam edecek inşallah…
[M. Ertuğrul, The Circle] 5.11.2018 [thecrcl.ca]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder