Doğu ve Batı Arasında Türkiye

1-RTE nin bu kadar badireye rağmen ülke içinde pozisyonunu koruması ve hatta sağlamlaştırması doğrudan dış dengelerle alakalıdır.

2-Büyük güçler vatan haini bulmakla uğraşmaz,Vatan hainlerini belirleme yetkisini hükumetin eline verir ve tüm muhalifler 'vatan haini' olur.

3-Cumhuriyetin ilk yıllarındaki güçlü bir ordu ve özerk bir dış politika hedefleri 2WW'a toslayınca Türkiye Batı ittifakına sığındı.

4-O saatten sonra TR ne zaman kendi başına hareket etmeye kalksa ekonomik ve siyasi krizlerle veya darbelerle sarsıldı, "rayına oturtuldu".

5-Rus tehdidi soğuk savaş bitene kadar devam etti. Bu süreç eğitimden ekonomiye gerekli altyapıyı kuramayan tembel bir ülke doğurdu.

6-90'lardan sonra yavaş yavaş dünyaya açılan, komşularıyla ticaretini geliştiren ve statükoyla mücadeleyi öğrenmeye başlayan bir ülke vardı.

7-2000'lere gelindiğinde genç nüfusu ve potansiyeli yüksek bir ülke profili çizen Türkiye bir türlü siyasi çalkantılardan kurtulamıyordu.

8-Gerilere gidip detaya girmeden 2000 sonrasına; Batı ve Doğu diye iki büyük dünya patronunun mücadelesine ve bize yansımasına odaklanalım.

9-AKP ülkenin çizgisi gereği Batılı patronun desteğiyle geldi ve yüzü ona dönük çalıştı. Bizde adı NATO AB BOP vs olsa da patron Batıydı.

10-Aslında Irak savaşıyla başlayan kırılma,İsrailin şahsi hedefleri,AB nin yıpratılması ve Kürdistan planı Türkiye'yi bu sepette zorluyordu.

11-ABD nin demokratik realizm çıkmazı,Rusya'yı ticari ortağa dönüştüren global gelişmeler, TR için alternatif yollar çıkarmaya başlamıştı.

12-Irak ve Afgan'da çuvallayan, 2008 mali kriziyle kendi derdine düşen, liberal pasif dış politikayla kan kaybeden bir "merkez ofis" vardı.

13-Batı'dan bağımsız hareket ederse bölgede hem Batı hem Doğu için ayak bağı olacak bir Türkiye vardı. Dönüşüm kontrolsüz olmamalıydı.

14-TSK, ekonomi ve bürokrasideki Batılı düzenin güçlü oluşu 2002-08 arası devletin yüzünü Batı'dan Doğu'ya çevirmesine fırsat vermedi.

15- Bunu isteyen derin yapılar hep olsa da 2000 sonrası TSK üzerinden kısmen aktiftileştiler ancak planları deşifre oldu, beceremediler.

16-İktidar ve bürokrasi ittifakı önlerini kesti. Ancak bu arada dünya dengeleri, fay hatları özellikle bölgede harekete geçmeye başlamıştı.

17-Global planda Rothschild Putin'le anlaşmış,Rusya kendisine karşı çok daha agresif olan "Dolar'ın Patronuna" karşı Onunla ittifak etmişti.

18-Bitti gözüyle bakılan Doğu, Global güçlerin Rus üzerinden verdiği desteği alarak nefes aldı ve daha büyük düşünmeye başladı.

19-Rus-Türk ticareti gelişiyordu. 2009-10'da Türk-Rus ticari ortaklığı dünyayı kıskandıracak hamleler yapıyordu.

20-RTE bir yandan Rusya ile çalışıyor diğer yandan kendisine açılan hareket alanında İran Çin Katar gibi ülkelerle ticaretini artırıyordu.

21-Eski Patronla yaşadığı krizlerde kaleminin kırıldığını bilen RTE kendisine açılan bu alanda oldukça derinlere dalıp rahatça yüzüyordu.

22-İkili oynadığı bu dönem eski ile çalışmaya devam ederken yeni patronun yol haritasını ve planlarını yavaştan yerine getirmeye başlamıştı.

23-Geçmişi itibariyle uzun vade çalışılabilecek bir lider olmasa da halk desteği ve alternatiflerin beceriksizliği onu avantajlı kılıyordu.

24-Kendisine bir fırsat sunan yeni patron, politikasını yürütebilmek için devletin oturmuş bürokrasisi ve askeriyle çalışamazdı.

25-Siyasetçi kendi bekası için 180 derece dönebilse de, yüzbinlerce asker ve bürokratlardan aynı kaypak çeviklik beklenemezdi.

26-Yeni Patronlar bu süreçte Türkiye'de arkasında halk desteği olmayan bir eksen kaymasının kalıcı ve mümkün olmayacağını da biliyorlardı.

27-Ancak hızla değişen küresel dengeler bu dönüşümün normalde olması gereken en az 10-15 yıl beklemeyi olanaksız kılıyordu. Vakit yoktu.

28-Yeni düzene geçişin hukukla mümkün olmayacağını herkes biliyordu. Komplolar ve örtülü operasyonlarla kilit kadrolarda dönüşüm başlamıştı.

29-Bu küresel savaşın ekonomi bürokrasi ve askere yansıması ile tansiyon had safhaya ulaşmıştı.Tüsiad'ın kazandığı ihaleler iptal ediliyordu.

30-İktidar ikili oynamayı bırakıp net olmalıydı, 17/25 ile yumuşak karnı olan yolsuzluk kartı çekilmiş ve savaş gün yüzüne çıkmıştı.

31-Adı Cemaatle savaştı; sermaye, bürokrasi ve askerin yeni düzene ayak uyduracak şekilde dönüşümü artık iktidarın yaşam savaşı yapılmıştı.

32-Bu arada, yeni düzenin riskleri iktidarı yarı legal İran rejim ordusu formatında oluşumlara mecbur kılmıştı. Lokal tedbirler şarttı.

33-Bu işi kabul ederken, 10 yıllık maziyi çöpe atıp tam ters istikamete giden bir trene binmenin büyük risk olduğunun elbette farkındaydı.

34-Nihayet Rus destekli Avrasyacıların Kemalizm'i ile Siyasal İslam evliliği RTE nin kişisel beka motivasyonuyla mutant bir evlat doğurmuştu.

35-Ancak hala RTE'yi kontrol edemiyorlar, Doğu Batı arası ikili oynayıp, Batı lehine kararlar alarak bölgede işlerini zorlaştırıyordu.

36-Yeni patron TR gibi farklı iç dinamikleri olan bir ülkede sıfırdan yapılanmaya gidemezdi.Rus üzerinden bu şubeyi artık kontrol etmeliydi.

37-24/11/15 Doğu için iyi bir gündü. TSK bir Rus jeti düşürmüş ve bir gün öncesine kadar angajman diye yeri göğü inletenler apışıp kalmıştı.

38-Düşen Rus jetinin ihlali, vurmayı gerektirecek boyutta olmadığını herkes biliyordu. Belki ihlal bile yoktu. NATO kılını kıpırdatmadı.

39-Rusya ilk saatlerde askeri müdahalede bulunmayacağız deyip RTE'yi hedefe koyarak önceden hazırlanmış gibi ekonomik yaptırımları açıkladı.

40-TR dışarıda durdurulmuş sıra içeriye gelmişti.Devreye Avrasyacı ekip girdi. Barış sağlandı. TR nin artık bağımsız politikası kalmamıştı.

41-Liste başı ve güvenilmez isim Davutoğlu'ydu. Görevden hemen alındı. Dönüşümü devletin menfaatleri değil üst yapının bekası belirliyordu.

42-Ancak bu ortaklık için çok daha büyük bir temizlik gerekliydi. Öyleki Erdoğan'ın koltuğu havada asılı olmalıydı.

43-Dünyaya Batı perspektifli bakan herkes yapılacak temizliğin kiriydi. Erdoğan'ın Cemaat düşmanlığı bu iş için yeterince şişirilmiş kılıftı.

44-Yeni Patron artık sistemi; Suriye'de ki gizli operasyonlar, Reza meselesi, kendi bankalarındaki milyarlar sayesinde kontrol edebiliyordu.

45-Sıra, kaynayan kazanın köpüğünü alacak plana gelmişti. Ordu içinde NATO darbe yaptırdı ve başarılı olamadı deseler kimse yutmazdı.

46-Soros,Alman İngiliz Açık Toplum vakfıyla irtibatlı liberaller,Tüsiad devlerine müdahele ekonomiyi allak bullak ederdi.Buna da gerek yoktu.

47-Bunlara mesaj yeterliydi. Onları yıkma Kemalistleri uyandırırdı, bu tehlikeydi. Adını Cemaat darbesi koyup pusuya yattılar.

48-3 yıldır preslenen Cemaat medyası ve yakın bürokrasi 15 Temmuz'dan aylar önce temizlenmişti zaten. İşleri kolaydı, çok ses çıkmazdı.

49-15 Temmuz'u vatan kurtarma adı altında bir dönüşüm için kurguladılar ve gerçekleştirdiler.

50-Hiçbir siyasinin kapısına gitmeyerek gülünç duruma düşselerde, hangi namludan çıktığı hala bilinmeyen mermiler işlerini kolaylaştırmıştı.

51-Artık listeler masaya getirilmiş ve açığa almalar başlamıştı. 150 bine yakın yetişmiş insan açığa alınmış 60 bin insan hapse atılmıştı.

52-Daha da önemlisi; toplum bir dönem hakkını arayacak bir yol ve yöntem arayışına giremeyecek kadar sindirilmiş ve asıl amaç hasıl olmuştu.

53-Temizliğin adının cemaat olması ile hayat tarzı endişelerinden dolayı Laik kesim uyandırılmamış hatta desteği alınmıştı. Tarihi ironi..

54-Küresel güçlerin nüfus bölgelerindeki sert dönüşümler o bölgenin savaş platformu seçilmesine işarettir. Birşeyi verip diğerini alırlar.

55-Batıdan Doğuya kayışta eski patron neden sessiz kaldı: Kazanma ile kaybetme arasında bir seçim yaptı. Vererek daha çok kazanacağını gördü

56-Bölgesel planda bu sürtüşme ile Bağımsız Kürdistan'ı kazandı.Yanında meyvesini yiyemediği bir ülkeyi karşısına alarak daha kazançlı çıktı.

57-Çünkü TR soğuk savaş boyunca kahrını çektiği Batı baskısını aşacak demokratik teamüller geliştirip bölgeye örnek olmaya başlamıştı.

58-Diğer yandan Batı, Güçlü, Demokratik bir TR varken Kürdistan'ı yönetemezdi. Militarist anti demokratik bir komşu tehditi işine geliyordu.

59-Ayrıca Yeni Patronlar TR ile stratejik bir ittifak yapmadılar. Köprüyü geçene kadar taktik bir ittifak için sistemi alabora ettiler.

60-Türkiye kendi dışında gelişen global rüzgarın savurduğu yere doğru sürüklendi. İktidarın kişisel beka arzusu savruluşu mümkün kıldı.

61-Bu uzun vadeli olmaz.Yeni patronun böyle bir amacı veya pozitif bir planı olsaydı yöneteceği ülkede milyonlarca gayri memnun oluşturmazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder