Onay Erdoğan’dan… [VİDEO] [Adem Yavuz Arslan]

New York Güney Bölge mahkemesinde devam eden davanın bugünkü (30 Kasım 2017) sabah oturumunda Reza Zarrab’ın tanıklığı devam ediyor.

Duruşmaya takım elbise ile gelen Zarrab kıyafetlerin hâkimin talimatı doğrultusunda kendisine verildiğini anlattı.

Savcılık, kıyafetindeki değişikliğin tahliyesiyle ilişkili olup olmadığını sordu. Zarrab, hala FBI gözetiminde yaşadığı cevabını verdi. Bu arada ilk kez cezaevinde tehdit aldığı için FBI tarafından başka bir yere aktarıldığını açıkladı

SÜLEYMAN ASLAN RÜŞVET ÇARKINA NASIL DÂHİL OLDU?

Zarrab sabah oturumunda kurduğu sisteme dair detaylar vermeye devam etti. Özellikle dönemin Halkbank genel müdürü Süleyman Aslan ile olan toplantıları, Aslan’ın kendisinden rüşvet istemesine dair detayları açıkladı.

Savcılık sabah oturumunda çok sayıda telefon tapesi ve e-mail yazışmasını ekrana getirdi. Buradaki konuşmaların ne anlama geldiğini sordu.

Süleyman Aslan, Zarrab’a çok risk aldığını, geleceğini garanti altına almak istediğini söylemiş. Savcı bunun ne anlama geldiğini sorduğunda “Benden rüşvet istiyordu” dedi.

https://www.pscp.tv/w/bO7rZjFNV0V3ZHF4YnZ6UWJ8MVlxeG9hRU1XWGdHdnGYKrLqT9q758XzqUs-veLsgxjfSQ7Rqy1dHv7YIO4u

Ancak Süleyman Aslan’a rüşveti hemen vermemiş. Zafer Çağlayan’la istişare ettikten sonra rüşvet vermeye karar vermiş. Ayrıca Zarrab mahkemeye, Aslan’a ödenen 2 milyon Euro rüşvetin dekontunu da gösterdi.

Savcı ve hâkimin çapraz sorguya aldığı Zarrab, “Süleyman Aslan’a rüşvet vermek için Zafer Çağlayan’ın onayını almam gerekti. Süleyman Aslan bana aldığı risk nedeniyle çok rahatsız olduğunu söyledi. Bir şekilde geleceğini garanti altına almak istedi” diye konuştu.

https://www.pscp.tv/w/bO8lUjFNV0V3ZHF4YnZ6UWJ8MXlwS2ROTGFRT25KV3u2lH2MpZll_HeAzCPd9PPp_bhYNuP2O9HYpsSoWYVl

ÇAĞLAYAN’A ÖDENEN RÜŞVETİN BELGELERİ

Savcılık ekrana başka dekontlar da getirdi. Burada da Zafer Çağlayan’a ödenen rüşvetlerin dökümü vardı. Ekranda yer alan ‘saatçi Yusuf’ ibaresinin ne olduğun, ‘saat meselesinin ne olduğunu’ sorduğunda Zarrab ‘bu hangi saat hatırlamıyorum ama çok sayıda saat vardı’ açıklamasını yaptı.

19 Mart 2012 ile 19 Mart 2013 tarihleri arasında Çağlayan’a ödenen paraların dökümünü gösteren Zarrab, böylece toplam 31 milyon 789 bin 500 bin dolarlık rüşveti belgeledi. 2 milyon doların ise yanlışlıkla Süleyman Aslan yerine Çağlayan’a gittiği için geri alındığını söyledi.

ERDOĞAN VE BABACAN’IN ADI TAPELERDE GEÇTİ

Telefon tapelerinde ilk kez dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakan Ali Babacan’dan bahsedildi. Zarrab, Vakıfbank ve Halkbank’ın da İran ticaretinde yer almak istediğini, Erdoğan’ın onay ve talimat verdiğini, Ali Babacan’ın da ilgili imzaları attığını anlattı.

Zarrab, Halkbank üzerinden kurdukları sistemi ihraç etmek için çalıştıklarını, bunun için Hindistanlılar ve Çinlilerle toplantılar yaptıklarını anlattı. Zarrab , Çin’de paravan şirketler kurduklarını bunlar üzerinden bir ay kadar işlem yaptıklarını ancak Çinlilerin olayı fark etmesinden sonra şirketlerin faaliyetinin durdurulduğunu anlattı.

Zarrab, attığı her adımı Zafer Çağlayan ile istişare ettiğini kaydetti. Bu arada savcı ‘Halkbank’ta başka kimseye rüşvet verdin mi?’ diye sordu. Zarrab ise Çağlayan ve Aslan’a rüşvet verdiği için başkasına rüşvet verme ihtiyacı hissetmediğini belirtti.

‘HAKAN ATİLLA BENDEN RÜŞVET İSTEMEDİ’

Savcı sormadan Zarrab, “Hakan Atilla benden rüşvet istemedi. Ona rüşvet vermedim” dedi.

Zarrab, İranlıların Zarrab a alternatif sistemler kurmak istediğini fakat Süleyman Aslan ve Zafer Çağlayan’ın “mevcut sistem var onunla çalışın’ diyerek Zarrab’ı işaret ettiğini anlattı.

Zarrab, Arap Türk Bankası ile çalışmalarını da anlattı. Böylece Arap Türk Bankası da Aktif Bank ve Halk Bank’tan sonra sistemde aktif olarak yer alan bir banka olarak kayıtlara girdi.

Trajikomik bir anekdot olarak da şunu kaydetti: Reza Zarrab, İstanbul’da iken araçlarının emniyet şeridini kullanması için dönemin İstanbul trafik şube müdürünü arayıp bu konuda yardımcı olmasını istemiş.

BAŞKA BANKALAR DA SİSTEME DÂHİL OLMAK İSTEMİŞ

Zarrab, Hindistan’da bulunan İran parasını Türkiye’ye oradan da İran borçlarını ödemeye nasıl kanalize etmeye çalıştıklarını detaylı bir şekilde anlattı. Zarrab, Hindistan’dan Halk Bank’a gelecek olan İran parasının, daha sonra Arap Türk Bankası’na (A&T) aktarılıp oradan da nasıl kendi hesabına geçirilmesini planladıklarını paylaştı.

Zarrab, Çağlayan’ın da ortak olarak kârdan yüzde 50 pay aldığını, onun olmadığı hiçbir iş yapmadığını itiraf etti. ‘Bazen banka ekstrelerimizi alıp kontrol ediyordu’ dedi. Ayrıca Ziraat Vakıf Bank’ın da o dönem Halk Bankası gibi İran ticaretine çalışmak istediğini ifşa etti. Ayrıca Halk Bank’tan Levent Balkan da, Zarrab’ın şemasında yerini aldı.

[Adem Yavuz Arslan] 1.12.2017 [TR724]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder