Ekonomist, akademist ve yazar Prof. Karakaş ile gündelik hayata yansıyan ekonomik gelişmeleri, Dolar-TL dengesini, "doğalgaz müjdesi" çerçevesindeki tartışmaları konuştuk.
ALİN OZİNİAN 21 Ağustos 2020 SÖYLEŞİ
Ekonomist, akademisyen ve yazar Prof. Eser Karakaş, Türkiye’nin “heyecanla” beklediği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “müjde” ile ilgili, “Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri önemli doğal kaynak zengini olmamasıdır” yorumunu yaptı.
“Normalleşme Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye” ve “Sivil Siyaset Küresel Ekonomi” kitaplarının yazarı da olan Prof. Karakaş ile gündelik hayata yansıyan ekonomik gelişmeleri, cari açığı, Dolar-TL dengesini, “doğalgaz müjdesi” çerçevesindeki tartışmaları konuştuk.
Erdoğan “Türkiye tarihin en büyük keşfi” diyerek, 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfedildiğini açıkladı. Sıcağı sıcağına, bu keşif hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri de önemli doğal kaynak zengini olmamasıdır. “Doğal kaynak zengini olmama” ve “düşük iç tasarruf üretme”… büyüme sürecinde Türkiye ekonomisi yapısal olarak cari açık üretiyor.
Erdoğan’ın dediği gibi “cari açığın” en büyük sebebi enerji öyleyse?
Cari açık muhasebe terimi ile finanse edilmesi zorunlu bir açık. Cari açığı finanse edemez yani yabancı tasarrufçu hukuk sistemimize güvenmediği için tasarrufunu bize emanet etmez ise, cari açığın muhasebe anlamında kapatılması büyüme oranının düşmesi ile mümkün olacaktır. Büyümenin düşmesinin de ne tür toplumsal acılar üreteceği bilinmektedir. Cari açık Türkiye ekonomisi ve hukuk sisteminin batı demokrasileri ve tasarrufçuları ile kurduğu bir hukuk ve demokrasi köprüsüdür.
CARİ FAZLA ÜRETEN TÜRKİYE BATI’DAN KOPABİLİR
Yeni kaynak bulmak ekonomiyi nasıl etkiler?
Önemli doğal kaynak zenginliği Türkiye’yi yabancı kaynak ihtiyacından kurtarır ama bu kurtarma ne kadar iyi bir şeydir, bu tartışılmalıdır. Cari fazla üreten Türkiye’nin hukuk sisteminde batı değerlerinden kopmasının sonu olmayabilir. Putin Rusya’sı olumsuz anlamda çok iyi bir örnektir.
Türkiye’nin ekonomik durumu ne halde? Basının durumu ortada olsa da sağlıklı analizlere denk gelmek neredeyse mümkün değil. Sizden Türkiye’nin genel bir ekonomik fotoğrafını çekmenizi istesek ne söylersiniz?
Türkiye’nin genel ekonomik durumunun fotoğrafı ancak uluslararası mukayeselerle anlamlı olabilecek durumda. Toplam milli geliri dolar cinsinden ilk yirmiye giriyor.Türkiye (G-20) ama kişi başına gelir sıralamasında 65’inci. Dünyada enflasyon oranı en yüksek ülkeler sıralamasında ise 14’üncü. İnovasyon kapasitesi olarak 35’inci sırada. Ekonomiyi doğrudan belirlediği için eğitim de çok önemli. Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında (ARWU) ilk 300’de üniversitemiz yok…
YABANCI YATIRIM NEDEN AZALIYOR SORUSU SORULMALI
Pek iyimser bir tablo yok ortada. Peki dövizin yükselişi, genel ekonomiyi nasıl etkiliyor? Döviz neden yükseliyor?
Ekonomide her konunun kökeninde aslında basit bir arz-talep mekanizması vardır. Döviz piyasasında da döviz yükseliyorsa döviz arzının- ihracat, doğrudan yabancı yatırım gibi, düştüğü, döviz talebinin ise arttığı anlaşılır. “Neden doğrudan yabancı yatırım azalıyor, neden TL’den kaçılıyor” sorularına doğru yanıt verir ve gerekeni yaparsak döviz meselesi çözülür.
Dış politika ve döviz arasında nasıl bir bağlantı görüyorsunuz?
Dış politika ile doğrudan değil ama genel anlamda siyaset, hukuk devleti ile döviz arzının düşmesi arasında bire bire yakın ilişki mevcuttur. İç ve dış politika ayırımı kanımca anlamsız. Zengin doğal kaynağınız yoksa ve hukuk devleti uluslararası sıralamasında yeriniz 112’inci ise, 4 yılda bir de sandığa gidiliyorsa, yani seçmen büyüme istiyorsa döviz krizi kaçınılmazdır.
ALTIN YÜKSELİYORSA İŞLER KÖTÜYE GİDİYOR DEMEKTİR
Döviz krizinin ardından vatandaşın altın talebine yetişemeyen kuyumcular, Darphane’nin sikke ve ziynet altın üretimini de rekor seviyelere taşıdığını haber veriyor. Altın neden hala en iyi yatırım aracı?
Bir ülkede altının fiyatının yükselmesi işlerin kötüye gittiğinin en net kanıtıdır. Milli parasının üzerindeki imzaya güvenmeyen vatandaş değeri imzanın güvenirliği ile ilişkisiz altına yönelir.
Merkez Bankası’nın ne gibi müdahalelerini görüyoruz ve göreceğiz sizce? “Örtülü faiz artışı” tam olarak ne anlama geliyor?
Saçma ve o kadar da komik bir durum ki… Biraz önce Merkez Bankası politika faizini sabit tuttuğunu açıkladı yine. Çünkü bu bir emir… Merkez Bankası bağımsızlığı vs vs… Ama konuya Saray’dan daha hakim Merkez Bankası iktisatçıları çaresizce örtülü faiz artışı peşindeler. Takım elbiseli bir adama “soyunabilirsiniz” dendiğinde soyunmaya gömlek ve çamaşırlarından başlaması ama ceketini, kravatını çıkarmaması gibi bir durum.
Peki, bundan, Türkiye’nin ekonomik durumunun kötüye gidişinden kim sorumlu tutulmalıdır? Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ekonomi konusunda hangi yanlışları yaptı sizce?
Ekonominin kötüye gidişinin altında yapısal kaynak yetersizliği sorunu var. Hatırlayalım, iç tasarruflar ancak yüzde 3 büyüme üretebiliyor. Sorumlusu da hukuk devletini ayaklar altına alarak, AB sürecinin dışına çıkarak yabancı kaynak girişini caydıranlar, korkutanlardır.
İÇ KAYNAKLAR BÜYÜMEK TÜRKİYE İÇİN BÜYÜMEMEK DEMEK
“Ekonomide milli bağımsızlığın bir bedeli var” deniliyor. Bu ne demek? Günümüzde milli bağımsızlıktan bahsetmek mümkün mü? Bunun için verilen bedeller ne?
Özünde doğru bir ifade çünkü milli bağımsızlığın bir bedeli var; o bedel de çok düşük büyüme, fakirlik, işsizlik. Milli bağımsızlık demek kendi kaynağınla büyümek demek; üstelik iç kaynak bugünden yarına arttırılabilecek bir şey değil. İç kaynağınla büyümek istemek Türkiye için büyümemek demek, bedeli de bu. Bu konuda yani milli bağımsızlık, küresel hukuk standartlarının dışına düşmekte ısrar sürdürülürse kaçınılmaz durak sandığın da askıya alınmasıdır.
HAZİNEDE PARA KALMAMASI O DEVLETİN ARTIK VASFINI YİTİRMESİ DEMEKTİR
Ülkenin hazinesinde para kalmaması ne anlama gelir? Bütçe ve hazinenin toparlanması artık nasıl sağlanabilinir? Nasıl bir politika izleyecekler bundan sonra?
Hazinede para kalmaması o devletin artık gerekli kamu hizmetini yeterince üretememesi, yani devlet olma vasfını yitirmesi demektir. Sonuç kaçınılmaz olarak yapay kaynak yaratmak yani yüksek enflasyondur. Borç verecek bulabilirsen borçlanma ya da Merkez Bankası kaynağı yani para basma da olabilir. Yüksek enflasyon ise devletin devlet olmaktan çıkması demektir. Dünyanın en yüksek enflasyonlu ülkeleri en yüksekten başlayarak; Venezuela, Zimbabve, Güney Sudan, Sudan, Arjantin, Liberya, İran, Haiti, Etiyopya, Özbekistan, Angola, Zambiya, Sierra Leone, Türkiye, ve Nijerya. Bu sıralama kanımca her şeyi netleştiriyor, Nijerya’da Türkiye’den iyi durumda.
Türkiye’de ekonomin yeniden yapılanması sadece yeni bir hükümetle mi mümkün olur? Ekonomi nasıl yeniden kurgulanabilir?
Hükümetlerin değişmesinin tek başına bir anlamı yok. Ekonominin yeniden yapılanması demek yüksek büyüme, daha kabul edilebilir bir gelir bölüşümü, sıfır ya da sıfıra yakın enflasyon demek. Yüksek büyüme de dış kaynak girişi ile mümkün olabileceğinden büyümenin ön koşulu kaynak girişine olanak sağlayacak hukuk devletinin restorasyonu ve AB ilişkilerinin tekrar rayına sokulması demek. AB ilişkilerinin restorasyonu ise hukuk devletinin zaten ön koşulu. Çünkü Türkiye kendi iç dinamikleri ile hukuk talebi üretmiyor, talebi olmayan hukuk kamu malının da arzı olmuyor, tek yöntem dış dinamiklerin daha güçlenmesi.
PANDEMİDE KAYNAK DEVLET BÜTÇESİ
Pandemi süresince dünya ekonomileri de sınav veriyor, hangi tür kurtarma paketleri uygulanacak sizce?
En nihai analizde devlet bütçesi dışında kaynak yok. Önemli olan bütçe kaynaklarını doğru, etkin kullanmak ve iyi bütçe kaynağı yaratmak. Fransa’da bütçe açığı Türkiye’den çok daha hızla kötüleşti ama bu yüksek bütçe açığının finansmanı kolay. Çünkü mali piyasalar Fransa’da sığ değil. Bu nedenle artan açıklara rağmen faizler yükselmiyor.
[Alin Özinial] 21.8.2020 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder