Bilal Erdoğan: "Yunanistan, Çin, Japonya niye alfabesini değiştirmemiş? Demek ki gelişmenin alfabeyle bir alakası yokmuş."
KRONOS 26 Temmuz 2020 GÜNDEM
Bilal Erdoğan, oğlu Ali Tahir Erdoğan ve eşi Fatıma Serra Erdoğan.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında “Yunanistan, Çin niye alfabesini değiştirmemiş? Demek ki gelişmenin alfabeyle alakası yokmuş” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin son 20 yıldaki güçlenmesi ve sıçrayışının arkasında dindar insanların ciddi rolü olduğunu öne sürdü.
Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Erdoğan, CNN Türk’te Hakan Çelik ile Hafta Sonu programına konuk oldu. “Batı medeniyeti İslam’dan aldıklarını geliştirdi, geriden gelerek öne geçti” diyen Erdoğan, harf ve giyim-kuşam değişimini eleştirerek “E bu kadar şeklimizi benzettik, o zaman niye yakalayamadık bugüne kadar?” şeklinde konuştu.
“İTALYA’DA ÜLKEME DAHA ÇOK BAĞLANDIM”
İşte Bilal Erdoğan’ın programda söylediği sözlerden bazıları:
İtalya’daki yaşam ülkeme daha da bağlanmama neden oldu. Bu ülkeye değer veren bir ailede yetiştiğim için de olabilir. 14 yıl yurt dışında geçirdim. Mesela ben ABD’ye ilk gittiğim zamanlarda Türk Öğrenci Derneği yönetimine girdim. Kendi dilimize özen gösteririm. İlim ve bilim insanlığın ortak malıdır. Yurt dışında kendi kültürümüzle ilgili çalıştım.
“DÜŞÜNÜN Kİ AVRUPA TÜRKİYE’YE YILLARCA ÜSTTEN BAKTI”
Birçok kültür Batı medeniyetine asimile oldu. Bir kültür üstüncü yaklaşımla yaklaştığı zaman o zaman toplumlarda tansiyon yükseliyor. Daha gergin bir ilişki olmuş oluyor. Karşılıklı saygı temelinde ilişki kuramamış oluyorsunuz. Düşünün ki AB yıllarca Türkiye’ye üstten baktı. Ne yazık ki birçok aydın da bunu savundu.
“DEMEK Kİ GELİŞMENİN ALFABEYLE BİR ALAKASI YOKMUŞ”
İlkokulda olduğum yılları hatırlıyorum. Çok net bir şekilde alfabemizden dolayı geri kaldığımız bize anlatıldı. O zaman sorgulamamıştım ama sonradan düşününce… O zaman komşumuz Yunanistan niye alfabesini değiştirmemiş? Komşumuz Gürcistan… Hadi Gürcistan’ı çok ileri bir ülke olarak değerlendirmeyelim. Japonya niye alfabesini değiştirmemiş? Çin niye alfabesini değiştirmedi? O zaman insan diyor ki demek ki gelişmenin alfabeyle bir alakası yokmuş. Sonra başka ülkelere bakıyoruz. Kıyafetini değiştirmeden gelişen de var. O zaman niye kıyafet değiştirmeyi gelişmeyle irtibatlandırmışız? Yani şekil olarak değişmenin ruh olarak değişmeyle ilişkisi öyle sanıldığı gibi kolay değil. Şeklinizi de değiştireceksiniz de sonra Batı gibi teknolojide, bilimde, fende ilerleyeceksiniz de… E bu kadar şeklimizi benzettik, o zaman niye yakalayamadık bugüne kadar?
“DİNDAR İNSANLARIN GELİŞMEDE CİDDİ BİR ROLÜ VAR”
Şimdi bakıyorum Türkiye’nin son 20 yıldaki sıçrayışına, yükselmesine. Hem bölgesinde hem dünyada artık söz söyleyen bir ülke oluşuna bakıyorum. Bunun arkasında dindar insanların ciddi bir rolü var. Teknoloji dediğimiz zaman, Selçuk (Bayraktar) gibi bir insan bu işin arkasında olabiliyor. Demek ki namazla, niyazla, kültürle, görüntüyle hiçbir alakası yokmuş. ‘O mesafeyi kapatabilir misiniz?’ sorusunun cevabı.
“NE ÜRETİRİM, NE SATARIM…”
Bugünün yüksek teknolojisi neyse biz de onu alacağız ve ileri gideceğiz. Aşı niye Türkiye’de çıkmasın? Yolun başındayız. Bu konuda girişim ortamının güçlü kalması çok önemli. Milletçe buna inanacağız. Çin ve Japonya öyle yaptı. Ne üretirim, ne satarım, onlara kafa yoruyorlar.”
[Kronos.News] 26.7.2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder