Tutuklu eşinin 45 gündür korona tedavisi gördüğünü e-Nabız’dan öğrendi

Konya’da tutuklu eşinden 13 Mart’tan bu yana haber alamayan A.C, eski öğretmen eşinin COVID-19'a yakalandığını ve hastaneye kaldırıldığını e-Nabız uygulamasından öğrendi. Hastane de cezaevi yönetimi de aileye ya da avukatına bilgi vermiyor.

KRONOS -2 Mayıs 2020

Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve son telefon görüşünde eşi A.C’ye cezaevinde koronavirüs önlemi olarak sadece sabah sayımında ateşlerinin ölçüldüğünü söyleyen 43 yaşındaki M.C.’nin hastanede, COVID-19 tedavisi gördiği ortaya çıktı.

DW Türkçe’de Tunca Öğreten imzasıyla yer alan habere göre M.C., Cemaat’e yakın dershanelerden birinde İngilizce öğretmenliği yapıyordu. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Üç yıl boyunca kaçtı. Geçen 2 Mart’ta ailesiyle birlikte bir kafede çay içerken GBT sorgulamasına denk geldi. Kontrol sonrasında gözaltına alındı, tutuklandı.

Eşi ve çocuklarını en son 13 Mart’taki açık görüşte gördü. Sonrasında bir kez de telefonda konuştular. Eşi A.C. tedirgindi, COVID-19 cezaevindeki eşine bulaşabilirdi. Zira cezaevinde ateş ölçmek dışında başka hiçbir önlem alınmamıştı.

A.C., geçen hafta telefon görüşmesi için saatlerce eşinin aramasını bekledi. Ancak kimse aramadı. Eşini sormak için cezaevinin telefonunu çevirdi, üç çocuklu kadın. “Santralde bakım çalışması yapıldığı için görüşmeler ertelendi. Yarın konuşursunuz eşinizle” yanıtı aldı, görevliden. Yarın oldu, arayan soran yoktu. Korkmaya, eşi için endişelenmeye başladı. Bir kez daha telefona sarıldı. Benzer bir yanıt aldı: “Telefon görüşmeleri COVID-19 nedeniyle sınırlandırılıyor. Onun için telefon hattı çalışması yapılıyor. Eşiniz arayacak sizi.” Bir gece sonra eşinin avukatı aradı A.C.’yi. Cezaevinde COVID-19 vakaları olduğuna dair duyum aldığını, öğrenmek için cezaevine gittiğini ancak kimsenin bilgi vermediğini aktardı.

“COVID-19 HASTASI OLDUĞUNU MOBİI UYGULAMADAN ÖĞRENDİ”

Eşinin akıbetini merak eden M.C.’nin aklına Sağlık Bakanlığı’nın “e-Nabız” uygulaması geldi. Eşine ait bilgileri girdi ve eşinin COVID-19 olduğunu, hastaneye kaldırıldığını öğrendi. Ne eşine, ne de avukatına cezaevi yönetimi tarafından günlerce bilgi verildi. A.C., hastaneye götürülürken eşi yanına temiz çamaşır alabilmiş miydi, cebinde harçlık var mıydı bilmiyor. Zira hastane de bilgi vermiyor.

5, 9 ve 15 yaşlarında üç çocuğu bulunan kadın yaşadıklarını anlatıyor, sesi titremiyor. Öfkesi, yaşadıklarının onu güçsüzleştirmesine izin vermiyor. Şöyle konuşuyor: “Ben ev kadınıyım. Çalışmıyorum. Annemin emekli maaşıyla geçiniyoruz. Devletin verdiği bin lira yardımı biz alamıyormuşuz. Zaten başvuru da yapmak istemedim. İstemiyorum onların parasını. En büyük üzüntüm, çocuklarım. Onlara mantıklı açıklamalar yapamıyorum. Başımıza bunlar neden geldi, bundan sonra ne olacak? Hiçbir sorunun yanıtını veremiyorum.”

28 kişilik koğuşta, dış dünyayla ilişkisi olmayan ve yalnızca infaz koruma memurlarıyla temas eden M.C., nasıl oldu da hastalığa yakalandı?

Malatya’daki açık cezaevinde infaz koruma memuru olarak görev yapan A.B., DW Türkçe’ye şunları söyledi: “Mecburen tutuklu ya da hükümlülerin hepsiyle temas ediyoruz. Ateş ölçmek dışında herhangi bir önlem alınmıyor. Bir 15 gün çalışıyor, sonra tahsis edilen bir yerde izin yapıyoruz. İşe geri döndüğümüzde bize test yapılıyor. Ancak virüsü taşısak bile o an testte çıkmamış olabilir. Benim çalıştığım cezaevinde henüz pozitif bir vaka yok. Ama olmayacağının da garantisi yok.”

[Kronos.News] 2.5.2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder