Küresel salgın zamanında göçmen olmak daha da zor

Küresel salgın dünyanın dört bir yanındaki göçmenlerin ve zorla yerinden edilmiş kişilerin hayatlarını daha da zorlaştırdı. Göçmenlerin sorunlarına yakından baktık ve Almanya'da kamplarda kalan göçmenlerle konuştuk.

KRONOS -16 Mayıs 2020

KRONOS – Ekonomik daralma, finansal krize karşı ülkelerin daha fazla içine dönmesi, sağlık alanında yaşanan kaos ve seyahat kısıtlamalarına neden olan küresel salgın, göçmenlerin zaten zor olan yaşamlarını daha da zorlaştırdı.

Başta seyahat kısıtlamaları, göçmenlerin bir ülkeden diğerine geçmesine engel teşkil ediyor. İngiliz The Guardian gazetesine konuşan Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Lindsay Wiley, “Seyahat alışkanlıklarımız ile iş, eğitim veya iltica nedeniyle süren göç hareketleri, uzun bir süre, bu zamana kadar hiç göremediğimiz şekilde bozulacak” dedi. Nitekim, seyahat kısıtlamalarının ne zaman kalkacağı henüz bilinmiyor. Salgın sonrası süreçteyse alınacak seyahat güvenliği önlemleri henüz kararlaştırılmış değil.

HAREKET HALİNDEKİ GÖÇMENLER SAVUNMASIZ DURUMDA

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), geçen ay yaptığı açıklamada küresel salgında en savunmasız gruplar içinde göçmenlerin olduğunu açıkladı.

Özellikle hareket halinde olan göçmenlerin seyahat kısıtlamaları nedeniyle salgından büyük ölçüde etkileneceğini belirten örgüt, yasal statüsüne bakılmaksızın, dünyanın dört bir yanındaki göçmenlerin ve zorla yerinden edilmiş kişilerin yerel, ulusal ve bölgesel hazırlık, müdahale ve iyileştirme çalışmalarına dahil edilmesini istedi.

Yapılan açıklamada, “Göçmenler ve yerinden edilmiş topluluklar, özellikle sağlık hizmetleri başta olmak üzere ulusal müdahale planlarından ve hizmetlerinden çıkarıldığında, herkes daha büyük risk altına girecek” dendi.

Birleşmiş Milletler (BM) Göç Ağı ise 13 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, seyahat kısıtlamaları sırasında “insan haklarının gözetilmesi” konusunda uyarı yaptı. BM Göç Ağı ayrıca devletleri, “tüm göçmenlerin insan haklarını korumak için pandemi sırasında zorunlu geri dönüşleri askıya almaya” çağırdı.

Yapılan açıklamada, “Ağ, COVID-19 bağlamında, kendi ülkelerinin dışında yaşayan bireylerin kırılganlık durumlarını hafifletme çağrısını yinelemektedir” denildi.

“KAMP KOŞULLARI AİLELER VE HASTALAR İÇİN UYGUN DEĞİL”

Dünyada 70 milyonu aşkın insan, savaş veya siyasi nedenlerle evlerinden ayrılmak zorunda kaldırken, 10 milyondan fazla insansa mülteci kamplarında yaşamını sürdürüyor.

Almanya hükümeti koronavirüs (Covid-19) kapsamında aldığı tedbirlerini gevşetirken, binlerce mültecinin yaşadığı kamplardaki sağlık kontrolünü ise ikinci planda bırakıyor.

Kamplardaki yaşanan bu durumla alakalı Türkiye’den siyasi ve politik sebeplerden dolayı Almanya’ya sığınan iki ilticacı ile konuştuk.

Dortmund Bölgesine bağlı bir kampta bulunan T.Ö., Erdoğan rejiminin siyasi baskıları yüzünden Almanya’ya sığınmış. Kamp koşullarının aile ve hastalar için uygun olmadığını söyleyen T.Ö., odadaki kişi sayılarının düşürülmesi gerekirken aksine arttırıldığını, farklı milletteki insanların hijyen kurallarına uymamalarının kendilerini tedirgin ettiğini dile getirdi.

“KAMPTA TEST YAPILMIYOR, AİLELER KARANTİNDAN KORKUYOR”

T.Ö, kampta uygulanan tedbirleri ve yemekhanelerde yaşanan durum hakkında ise Covid-19 testlerinin kampta uygulanmadığını ve birkaç ailenin karantinaya gitme olasılığından korktukları için çocuklarının ateşi olmasına rağmen doktora gitmediklerini söyledi.

Yemekhanelerde ise durumun daha farklı olduğunu belirten T.Ö, “Daha önce karışık/toplu olarak servis edilen yemekler, korona vakalarının artmasıyla artık blok blok saatlere bölünmüş durumda. Yemek vakitlerinde ortam daha sakin ve kontrollü oluyor. Diğer kamplarda ki şartların daha kötü olduğunu duyuyoruz, fakat bulunduğumuz kamp bu konuda iyi. Genel olarak tek sıkıntı hijyen koşulları. Normalde de çok sık ellerimi yıkarken, bu durum şu ortamda iki kat daha arttı.’ dedi.

“HİJYEN KOŞULLARI NEDENİYLE SIKINTILAR YAŞIYORUZ’’

Türkiye’deyken polis olarak görev yapan ve 15 Temmuz’dan yaklaşık iki yıl sonra Türkiye’den ayrılan bir başka göçmen Enes E. ise odalarının kalabalık olması dışında, hijyen koşulları nedeniyle de sıkıntılarının yaşandığını belirtti. Kamp yönetiminin hassas davranmaya çalıştığını söyleyen göçmenler, diğer kamplardaki uygulanan karantinaların kendi kamplarında da yaşanmasından korktuklarını söylediler.

Caritas ve Maltesar gibi yardım kuruluşlarında çalışan kamp görevlilerinin de tedirgin olduklarını ve 1,5 metre aralıklarla iletişim kurduklarını dile getiren Enes E., “Yaklaşık 4 aydır Almanya’dayım. Henüz mülakata dahi girmedim. Artık tedbirler eşliğinde normalleşme süreci başlamalı” dedi.

İŞ BULAMIYOR, HİZMETLERDEN YARARLANAMIYORLAR

ABD’de de durum pek farklı değil. ABD Başkanı Donald Trump, 23 Nisan’da koronavirüs salgını nedeniyle işsiz kalan vatandaşlarına öncelik vermeyi gerekçe göstererek, ABD’ye göçmen kabulünü 60 gün askıya alan kararnameyi imzaladı.

ABD’nin aldığı bu karar ülkedeki pek çok göçmeni etkiledi. Örneğin ABC yayın kuruluşuna konuşan Afgan mülteci Mahmud Amiri, yaklaşık bir ay önce ülkeye geldiğini ve iş bulmak için mücadele ederken koronavirüsü salgınının patlak verdiğini anlattı. Amiri, “iş bulabilir miyim, bilmiyorum,” derken pek çok göçmenin durumunu özetliyor.

“DİL SORUNU NEDENİYLE HİZMETLERE ERİŞMELERİ GÜÇ”

Göçmenler sadece iş bulmakta değil, sağlık hizmetlerine erişimde de güçlük yaşıyor. Çoğu henüz izin belgeleri imzalanmadığı için ‘kağıtsız.’ Kimi ülkelerde de azımsanmayacak sayıda göçmen ‘kaçak’ konumda bulunuyor. Ellerinde hiçbir belge olmadığı için göçmenler sağlık kuruluşlarına başvuramıyor.

Başka bir zorluk ise göçmenlerin yaşadıkları ülkelerin dilini bilmemesi. Göçmenler dil engeli nedeniyle sağlık kuruluşlarına gitseler bile genellikle tercüman olmadığı için dertlerini anlatamıyorlar.

Diğer taraftan dil engeli sebebiyle çocukları için eğitim olanaklarına, işsizlik ödeneğine, kira veya yiyecek yardımlarına başvuramıyorlar. Aynı zamanda göçmenlere yönelik devreye alınan acil durum fonları da giderek daralıyor.

Avrupa Birliği Göç idaresi, sosyal yardım, resmi sağlık yönergeleri, posterleri, yeni kurallar ve diğer önemli bilgilerin, göçmenlerin kullandığı dillere tercüme edilmesi için çalışma yapıyor.

[Kronos.News] 16.5.2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder