Peki Feyza gibi bir kadın nasıl olur da o mahalleden birine aşık olur?
Çünkü Bilal, dürüst, iyi eğitimli para ve nefsi hazlardan kendini soyutlamış ideallerine odaklanmış biridir.
Feyza'nın planı basittir, ilk başta ona yakın davranıp bu dürüst adamı kendi yaşam biçimine çekerek geliştirmektir. Fakat Bilal bu değişimi reddeder ve aşkına rağmen kendi inanç ve kültürel kodlarında kalmayı tercih eder.
Her ikisi de evlendikten sonra çocukları olur. Feyza illegal para kazanan kocasından ayrılıp kızı Hilal ile birlikte huzur sokağı mahallesine geri döner. Bilal'in ölen karısından Nusret adında oğlu vardır. Bu sefer Feyza kızı Hilal'i dini referanslı mahalleye göre yetiştirir.
Artık seküler çağdaş kültürel genler ile İslami referanslı genlerin birleşme zamanı gelmiştir (Nusret ve Hilal) fakat hain bir plan yapılarak Nusret hapse atılır.
Evet, romanlar filmler toplumların fantezileri ve rüyalarıdır. Orada toplumsal ortak bilinç dışının hava hareketlerini görürüz. Bu nedenle onları bir meteorolog gibi iyi gözlemleyebilirsek ve geçmiş istatistiklerle karşılaştırırsak geleceği kestirebiliriz.
Peki bu romanın bugünkü devamını yazsam nasıl olur anlatayım.
Ben iki hayali karakter ekleyerek devam ederdim. Biri Bilal'in diğeri Feyza'nın arkadaşı bir çift. Bu ikisi birbirlerini değiştirmeden evlenirler ve çocukları da olur. Fakat bunu çekemeyen Feyza ve Bilal bir olup arkadaşlarının mutluluğunu kıskandıkları için tuzak kurarlar, tüm mahalleye akla gelmedik iftiralar yayarak evini taşlatır, satırla saldırır, HUZUR SOKAĞI sakinlerine arkadaşlarının evlerini yağmalatır, mahalleden kovarlar ve çocuklarıyla hapse tıkarlar.
Evet dindar Bilal ve çağdaş-seküler Feyza bilinçaltlarından fırlayan kötülüğe kendileri bile şaşırır.
Şimdi o, Feyza'nın (ya da Hilal) mı Bilal'ilin mi (ya da Nusret) önce davranarak birbirini satırla doğrayacağı bir korku romanına dönmüştür.
Romanın adı "HUZUR SOKAĞI KABUSU"
[Vedat Bilgiç] 9.5.2020 [https://twitter.com/VedatBilgic3/status/1259065785458274304]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder