Elektrik 1 yılda 5 kez zamlandı: Çiftçi tarlasını sulayamıyor

Tarımsal üretimin önündeki en büyük engelin yüksek girdi maliyetleri olduğunu belirten üreticiler, son bir yılda beş kez zamlanan elektrik fiyatları nedeniyle tarlalarını sulayamaz duruma geldiklerini söylüyor.

KRONOS -9 Mart 2020

Ocak 2018 ve Ocak 2020 döneminde elektrik fiyat artışları yüzde 108,2’ye ulaştı. Mesken abone grubuna göre yüzde 14 daha pahalı elektrik kullanan üreticiler, tarımsal sulama abone grubuna sağlanan fiyat avantajının ortadan kaldırılmasından şikayetçi.

YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİNİN BAŞINDA ELEKTRİK GELİYOR

Sözcü Gazetesi’nden İsmail Akın’ın haberine göre, çiftçiler tarımda sürdürülebilirlik bakımından, tarımda kullanılan elektrik birim fiyatlarının düşürülmesini istedi. Tarımsal üretimi tehdit eden en yüksek girdi maliyetlerinin başında enerji fiyatı geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2019’un Ocak ayında tüketicilerin 100 liralık elektrik faturası 2020 yılının Ocak ayında 132 liraya yükseldi.

‘ÇİFTÇİ TARLASINI SULAYAMAYACAK HALE GETİRİLDİ’

Girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi bitirme noktasına getirdiğini belirten Burdur Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay, şöyle konuştu:

“Elektrik fiyatlarının bu derece artışı çiftçiyi perişan etti. Tüm girdi fiyatları hızla artarken çiftçi tarlada ürettiğini değerine satamıyor. Çitçi bir yerde elektriğe bağımlı. Çünkü elektrik olmazsa sulama yapılamaz. Böyle giderse çiftçi tarlasına su çekip sulama yapamayacak. Çiftçiye elektrik fiyatlarında kolaylık getirilmeli. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan tarımsal üretim tamamen kopacaktır”

‘SERALAR TARIMSAL ABONE DURUMUNA GETİRİLMELİ’

Tarımsal abonelerin normal kullanıcı fiyatlarından düşük olması gerektiğini savunan Antalya’nın Kaş ilçesinin Ziraat Odası Başkanı Ramazan Süer ise, seraların ticari statüden çıkartılıp tarımsal üretim statüsüne getirilmesi gerektiğini söyledi.

“Şu anda bazı çiftçilerin tarımsal abonelikten yararlanırken, bazıları yararlanamıyor” diyen Süer, “Elektrik de diğer girdiler gibi çiftçinin olmazsa olmazıdır. Seralar ticari bir işletme gibi göründüğü için elektrik fiyatları da bu şekilde değerlendiriliyor. Özellikle seralar bir an önce ticari olmaktan çıkartılıp, tarımsal abone durumuna getirilmeli.

‘ÜRETİM YAPACAKSAK GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ’

Bir sera ile bir ev arasındaki elektrik fiyatının en az yüzde 50 olması gerekiyor. Tarımsal üretim girdilerine her geçen gün zam geliyor. Artık biz de takip edemiyoruz. Eğer üretim yapacaksak, girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Bu da elektrik, gübre, mazot, fiyatlarından geçiyor. Girdi maliyetleri düşürülürse, ürün fiyatları da düşecektir” diye konuştu.

‘ÜRETİCİLER BÜYÜK SIKINTI İÇİNDE’

Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı ve aynı zaman da üretici olan Abdülkadir Deniz, tüm girdilerde olduğu gibi elektrik girdilerinin de haddinden fazla yüksek durumda olduğuna dikkat çekti. Ürün fiyatlarının yerinde durduğunu, fakat girdi fiyatlarının fahiş bir şekilde arttığından yakınan Deniz, şöyle konuştu;

“Üretici olarak çok büyük sıkıntı içerisindeyiz. Çiftçi, elektrik parasını ödeyemez duruma düştü. Bir an önce elektrik fiyatlarının devlet tarafından sübvanse edilmesi gerekiyor. Bazı bölgelerde Urfa’da elektrik fiyatları yüzde 30 sübvanse ediliyordu. Onların da kaldırıldığını duyduk. Ben Nizip’in Belkız Sulama Birliği’nden su kullanıyorum. Bizim su fiyatlarımız da fahiş arttı.

‘TARIMIN DURUMU İÇLER ACISI’

Yani elektrik fiyatlarının haricinde barajdan gelen sularımız da yüksek oranda arttı. Bunun ya yenilenebilir elektrik enerjisi kaynağı ile desteklenmesi lazım ya da devletin sübvanse yapması lazım. Bunun yanında tüm girdi fiyatları, ürün fiyatlarından orantısız bir şekilde artıyor. 10-15 yıl önce 1 kilo arpa ile aldığım bir şeyi, 35 kilo arpa ile alamıyorum. Yani önceden yüz gram buğdaya 1 kilovat elektrik alıyorsam, şimdi 1 kiloya alıyorum. Tarımın durumu içler acısı.”

[Kronos.News] 9.3.2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder