Taşgetiren: 'Artık muhafazakâr bir siyasi kadronun Devlet adına “Tehlike – Tahdit değerlendirmesi” yapma ve “Hangi muhafazakâr tasfiyeyi hak ediyor?” sorusuna cevap verme zamanı gelmiştir.'
KRONOS -9 Şubat 2020
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, muhafazakar siyasi kadroların artık ‘devlet adına’ bir tehdit değerlendirmesi yapması ve hangi muhafazakar grubun tasfiye edilemesi gerektiğine kendisinin karar vermesi gerektiğini yazdı.
Taşgetiren, ‘Artık muhafazakâr bir siyasi kadronun Devlet adına “Tehlike – Tahdit değerlendirmesi” yapma ve “Hangi muhafazakâr tasfiyeyi hak ediyor?” sorusuna cevap verme zamanı gelmiştir.’ dedi.
Yazısında, bugüne kadar devlet adına tehdit değerlendirmesini ‘Batıcı, Kemalist’ odakların yaptığını savunan ve son olarak AKP’ye kapatma davası ya da TSK içindeki darbe girişimlerine karşı Gülen cemaatinin yargı, bürokrasi ve medya üzerinden mücadele verdiğini de ima eden Taşgetiren ‘Bu dönemde sadece siyasi kadronun tavrının yeterli olmadığını en iyi o günün siyasi kadroları bilir, değil mi?’ ifadelerini kullandı.
Ahmet Taşgetiren’in yazısında şu görüşlere yer verildi:
Ak Parti iktidarda…İlk seçimde yüzde 34 oy almış, Meclis’te 367 milletvekili var. “Devlet”in bir damarı böyle bir şeyi hiç beklemiyor, hiç istemiyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan’ı “Eşli” davet etmiyor, eşi başörtülü bir cumhurbaşkanı istenmiyor vs. Müthiş bir gerilim. Asker içinde kaynaşmalar olduğu iddiaları ayyuka çıkıyor.
2008… Son seçimde halktan yüzde 47 oy almış iktidardaki partiye kapatma davası. 7’ye 4 mü çıkacak, 6‘ya 5 mi? Ne kadar önemli değil mi, Anayasa Mahkemesi’nde muhafazakâr demokrat bir partinin var olma hakkını savunacak bir oy.
Darbe girişimlerine karşı yargının harekete geçmesi ne kadar önemli değil mi? Medyanın nerede duracağı ne kadar önemli değil mi?
Bu dönemde sadece siyasi kadronun tavrının yeterli olmadığını en iyi o günün siyasi kadroları bilir, değil mi?
Daha sonraki oylamada Ak Parti’yi yine “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak” suçlaması ile hem de 10’a 1’lik oy oranı ile hazine yardımını kesme cezasına çarptıracak olan AYM’den 6’ya 5 kararı çıktığında o kadroların ne kadar sevindiğini tahmin etmek zor değil.
Sonra acayip bir şey olacak, iktidarın bu süreçte iş birliği yaptığı odak, iktidarla vuruşmaya başlayacak ve çılgınlık 15 Temmuz gecesindeki darbe kalkışmasına kadar sürecek…
Artık muhafazakâr bir siyasi kadronun Devlet adına “Tehlike – Tahdit değerlendirmesi” yapma ve “Hangi muhafazakâr tasfiyeyi hak ediyor?” sorusuna cevap verme zamanı gelmiştir. Bu süreçte dünkü tasfiyecilerin “ikmal hizmeti”ne soyundukları görülür.
Türkiye henüz durulmamıştır. “Kapanmamış hesaplar”ı yazmıştım son olarak. Başbuğ işi de o kapanmamış ve karışık hesaplar arasındadır.
[Kronos.News] 9.2.2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder