Çaylı kekli Millet Kütüphanesi [Yavuz Genç]

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, dünyadaki önemli kütüphaneleri hatırlatan bir iç atmosfere sahip. Ancak bu önemli kütüphanenin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içerisinde kalması nedeniyle polisin her an ensenizde olduğu hissi, ulaşım sorunu ve otomasyon sisteminin düzgün çalışmaması gibi bir takım ‘eksiklikleri’ de mevcut.

YAVUZ GENÇ -22 Şubat 2020

ANKARA – Açılışı 20 Şubat günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan ‘Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne, ilk gün oluşacak kalabalık ve koruma ordusunu düşünerek ikinci gün gitmeyi tercih ettim. Adım adım neler gördüğümü, izlenimlerimi Kronos okurları için derledim. Kütüphane fotoğraflarda gördüğünüz kadar etkileyici, gerçekten de. Oldukça büyük, kapsamlı, açık raf düzeniyle insanda okuma isteği uyandıran iç mimarisi, okuma, çalışma, sergi salonları ve dinlenme noktalarıyla ‘Türkiye’nin en büyük kütüphanesi’ unvanını fazlasıyla hak ediyor. İşte ‘Millet Kütüphanesi’ izlenimlerim…

İLK MUHATAP SİLAHLI GÖREVLİLER

– Kütüphaneye Cuma günü öğleden önce ulaştım. Kütüphanenin olduğu girişe yaklaşırken ellerinde silah olan koruma görevlilerine yanaşarak yapıyı gezmek istediğimi söyledim. “Maalesef şu an içeri araç alamıyoruz, öğleden sonra almaya başlayacağız” dedi. “Aracı nereye park edebilirim?” diye sorunca da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi boyunca uzanan yolu göstererek, “Yol kenarına park edebilirsiniz” dedi. Mecburen dediğini yaptım. Cuma günü olması nedeniyle Millet Camii’ne gelenler de eklenince ‘yol boyu otopark’ uzadıkça uzadı. Sonunda bir yer bulup aracı bırakarak döndüm. Şiddetli yağmurda on beş dakika kadar yürüyerek kütüphane kısmına geldim.

– Girişteki güvenlik noktasında cüzdanı, araba anahtarını ve demir bozuklukları bırakıp x-ray cihazından geçtim. Giriş kaydı için sıraya girdim. Eski kimlik kartı olanlara orada üzerinde kod olan bir kart hazırlanıyor hemen. O kodu turnikede okutup içeri girdim. Yeni kimlik kartına sahip olanlar ise kartlarını okutarak direkt giriş yapabiliyorlar. Kapı önünde bekleyenlerle kayıt bankosundaki görevliler Cumhurbaşkanlığı forslu ve yine silahlı kişilerdi.

– Kütüphanenin kapısından içeri girerken yine bir x-ray cihazı karşıladı. Burada da bu kez takım elbiseli bir grup vardı. Yine üzerimdeki eşyaları bırakarak içeri girdim. Hem Kütüphane’nin bulunduğu yol üzerindeki polisler, hem ilk girişteki güvenlik noktasındaki görevliler, hem de kütüphaneye girildikten sonra karşılamada bulunan takım elbiseli grup insana bir kütüphaneye girmekten çok sanki bir bakanlığa, başbakanlığa, cumhurbaşkanlığına giriyormuş hissi veriyor.

45 DAKİKAYI GÖZDEN ÇIKARMALI…

– Bu aşırı ‘güvenlik’ önlemleri ve silahlı kişilerin varlığı, ortamı insanın sakince okuyup rahatlayabileceği, araştırma yapabileceği bir yerden çok her an diken hissettiriyor. Bu yönünü umarım görürler ve kütüphaneyi o soğuk ‘bürokratik’ tavırdan kurtarıp isteyen her vatandaşın istediği zaman diliminde kimliğiyle giriş yapıp, tedirgin olmadan gezebileceği bir yere dönüştürürler. Otopark sorunu, iki güvenlik noktasından, her seferinde üstü başını çıkararak girmek, turnikelerde sıra beklemek vs derken, buraya gelenlerin şöyle rahat bir 45 dakikayı ‘boşa’ sayması gerekecek. Kütüphanede geçireceği süreden bunu düşerek planı yapmalı.

– 2016’da başlanan kütüphane, 125 bin metrekare kapalı alana sahip ve aynı anda 5 bin kişiye hizmet verebilecek. Kütüphanede 4 milyon basılı, 120 milyonun üzerinde elektronik yayın ile 550 bin e-kitap ve nadir eser bulunuyor. Basılı kaynakların yanı sıra elektronik kaynak aboneliklerine de başlanan kütüphanede, 100 farklı ülkeden 134 farklı dilde basılı kitap ile 120 milyon makale ve rapor, uzunluğu 201 kilometreyi bulunan raflarda yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi açılıyor: Kütüphanede 4 milyon basılı 120 milyonun üzerinde elektronik yayın ile 550 bin e-kitap ve nadir eser bulunuyor.

BEBEK BAKIM ODASI YOK, ULAŞIM BÜYÜK SORUN!

– Millet Kütüphanesi’nde pek çok şey düşünülmüş ancak bir detay atlanmış: Bebekli ziyaretçiler ile küçük çocuğu olan personel için bir “bakım odası” bulunmuyor. Bakım odasını soran bebekli bir kadına ‘ne yazık ki emzirme odası yok ama isterseniz kadınlar mescidinde emzirebilirsiniz’ denildiğine şahit oldum.

– Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, konumu itibariyle toplu ulaşım araçlarının güzergâhında değil. Bu durum kütüphaneye gelecek öğrenciler için hayli sorun olabilir. Kütüphanenin çeşitli noktalarında çalışan öğrencileri görünce bir görevliye ulaşımın nasıl sağlandığını sordum. Öğrenciler nasıl gelip gidecekti? Görevli, şu an için herkesin kendi imkânlarıyla gelip gittiğini ancak bir ring planlandığını söyledi. Bu ringin belli güzergâhları olacak, kütüphaneye gitmek isteyenleri toplayacak dediğine göre.

ENGELLİ RAMPASI YOK

– Kütüphaneye gelen engelli vatandaşlar ile bebek arabalı anneler için, giriş kısmına ne yazık ki engelli rampası konmamış. Bebek arabalı bir çiftin arabayı havaya kaldırarak girdiklerine şahit oldum. İç mekanda da engelli rampasına rastlamadım.

– Dikkatimi çeken bir nokta da kütüphanedeki görevli sayısının çokluğu. Neredeyse adım başı birileriyle karşılaşmak mümkün. Kütüphanenin giriş kısmında özellikle neredeyse bir görevli ordusu karşılıyor. İnsan bunca kişinin maaşı, işi gücü diye düşünürken, kütüphanede sessiz ortamı tercih edecek öğrencilerle araştırmacıların bu durumu nasıl karşılayacağını da merak ediyor.

OTOMASYON SİSTEMİ ŞİMDİDEN ÇÖKMÜŞ VAZİYETTE

– Millet Kütüphanesi’ne “milletkutuphanesi.gov.tr” adresi üzerinden ulaşılabiliyor. Burada kütüphaneyle ilgili detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Halihazırda katalog, süreli ve basılı yayınlar kısımlarının ise hizmet vermediğini belirtelim. Çok uğraşmama rağmen bir türlü giremedim. Büyük harcama yapılan ve oldukça da beğenilen bir kütüphane yapıp, özellikle dijital ortamda faydalanmak isteyenleri hayal kırıklığına uğratacak bir altyapıyla başlamak, bence önemli ve büyük bir eksiklik. Bu otomasyon sorunu Millet Kütüphanesi eleştirilirken hep ilk sırada yer alacak, bizden demesi.

– Kütüphanedeki bilgisayarlardan katalog taraması yapmak ya da kitap bilgisi araştırmak için e-devlet üzerinden kaydolmak gerekiyor. Kütüphanedeyken e-devletten kaydımı yaptıktan bir yarım saat sonra bilgisayarda bir deneme yaptım ancak giremedim. Malum otomasyon sorunu orda da karşıma çıktı.

“O İNSANA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETENDİR”

-Tarihteki 16 Türk devletini temsilen 16 sütunun bulunduğu Cihannüma Salonu, 3 bin 500 metrekare alanda, 224 kişilik oturma kapasitesi ve 200 bin kitaptan oluşan koleksiyona sahip. Salonun kubbesinde, Alak suresinin “O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir” şeklindeki 4. ve 5. ayetleri yer alıyor. Dünya Kitaplığı’nda, aralarında Özbekistan, Hindistan, Şili, Fransa, Çin ve Belarus’un da bulunduğu bazı ülkelerin kitaplarını, bu ülkelerin büyükelçileri ve temsilcileri bizzat teslim etti.

– Kütüphane alanı o kadar büyük ki içeride kaybolmak işten bile değil. Kitapseverler için kitaplar arasında kaybolmak artık hayal değil! Kütüphanenin en etkileyici kısmı tarihteki 16 Türk devletini temsil ettiği varsayılarak 16 sütunla donatılan Cihannüma Salonu. Bu salonun merkezinde hemen hemen her alandaki önemli kitaplar yer alıyor. Yukarı katlara çıkıldığında ise her bölümde on binlerce kitap, çalışma masaları ve okuma salonları bulunuyor.

KİTAPLAR PEK ÇOK YERDEN TOPLANDI

– Millet Kütüphanesi’ndeki kitapların çoğu Ankara’nın en önemli kütüphanesi olan Adnan Ötüken Halk Kütüphanesi menşeli, bu kütüphaneden alınmış eserlerle her bölümde karşılaşmak mümkün. Milli Kütüphane’den de buraya epey koleksiyon aktarıldı. Ayrıca kapatılan Fatih Üniversitesi, İpek Üniversitesi gibi kurumların kütüphaneleri ‘ayıklanarak’ buraya taşındı. Bağış koleksiyonlarının da kütüphanenin oluşumunda önemli bir yeri var.

– Eğer kütüphaneye gitmeyi düşünen varsa, şu an orada devam eden iki sergi bulunuyor. İlki Yazma Eserler, Mürekkebin İzi sergisi. Bu sergi nadir el yazmalarını barındırıyor. İkincisi ise Mûcebince Amel Oluna: Padişahlarının El Yazıları Sergisi. Bu sergide de padişahlara ait hat örneklerini görmek mümkün.

PERSONEL ÇOK NAZİK, İKRAMLAR ÜCRETSİZ

– Hakkını vermek gerekir: Kütüphanede bilgi almak için ya da herhangi bir bölüme nasıl gideceğimi sorduğum personelin istisnasız hepsi çok nazikti ve yardımcı olmak için ellerinden geleni yaptılar. Hem süreli yayınlar kısmında, hem de diğer salonlarda bulunan görevliler talep olması halinde anında bilgi vererek yardımcı oluyor. Yanlışlıkla girdiğim idari kısımdan nasıl çıkacağımı sorduğum bir hanımefendi beni kartla çalışan asansörlerle kitapların olduğu yere çıkardı.

-Kütüphanede her katta ikram salonları var. Bu salonlardaki otomatlardan çay ve kahve çeşitlerini ve kek almak mümkün. Ücretsiz olan bu ikramlar özellikle kütüphaneye gelecek öğrenciler için büyük önem taşıyacak.

– Kütüphane bünyesindeki Nasreddin Hoca Çocuk Kütüphanesi ile Gençlik Kütüphanesi de takdir edilesi iki başka çalışma örneği. Çocuk kütüphanesinde binlerce çocuk kitabına ya da dergiye ulaşmak mümkün. Ayrıca bünyesindeki dijital bölümde çocuklar oturup çeşitli çizgi filmleri, video ve belgeselleri izleyebilir.

BAĞIŞ KÜTÜPHANELER İLGİLİSİNİ BEKLİYOR

– Kütüphanede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra gazeteci-yazar Mehmed Şevket Eygi, edebiyat araştırmacısı ve tarihçi Prof. Dr. Abdülbaki Gölpınarlı, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, bestekâr ve ud virtüözü Cinuçen Tanrıkorur, sanat tarihi araştırmacısı Mustafa Kamil Dürüst, şair ve yazar Mustafa Şerif Onaran, yönetmen Muhsin Mete, gazeteci Ahmet Güner Elgin, yayınevi sahipleri Saman-Hatice Helvacıoğlu, araştırmacı yazar Şefik Can, eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, yazar Cemil Meriç, Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve edebiyatçı Prof. Dr. Abdurrahman Güzel’e de ait çok sayıda bağışlanan kitap bulunuyor.

MEHTERLİ, ASKERLİ AÇILIŞ ELEŞTİRİLDİ

– Önceki gün yapılan açılış sırasında mehter takımının kullanılması ve 16 Türk devletini temsilen silahlı o dönemi yansıtan üniformalı askerlerin kütüphanenin girişinde yer alması muhafazakâr camiada da eleştiri konusu oldu. Yazar Selahattin Yusuf, kılıçlı mızraklı kalkanlı kişilerin kütüphane önünde beklediği videoyu paylaşarak, “Cumhurbaşkanlığı’nın kültür ve sanat yönetimi! Emin misiniz bundan? Kütüphane açılışı töreni için bu biçim ve içerik uygun mu yani? Yoksa kör tuttuğunu mu öpüyor? Tuttuğunu bırak/a/mıyor mu yoksa?” dedi. O ‘ekip’ bugün kütüphane çevresinde yoktu.

[Yavuz Genç] 22.2.2020 [Kronos.News]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder