Samanyoluhaber’e bilgi veren konuya yakın bir kaynak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Bank Asya’nın kasasında bulunan mevduatın tamamını AKP’ye yandaş isimlere peşkeş çektiğini söyledi. TMSF soygunu örtbas etmek için "eski ortaklar Bank Asya'ya ait 17 milyar TL'yi yurt dışına kaçırdı" yalanını piyasaya sürecek.
SAMANYOLUHABER | ANALİZ- Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, Bankacılık Kanunu’na göre el koymayı meşru kılacak tek gerekçe olmadığı 20 Temmuz 2016’da lisansını iptal ettiği Bank Asya’nın içini boşaltıyor.
Binlerce mudi kanuni hakkı olan mevduatını çekemiyor. Buna mukabil AKP'ye yakın isimlere el altından yüklü tutarda ödemeler yapılıyor.
Samanyoluhaber’e bilgi veren konuya yakın bir kaynak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Bank Asya’nın kasasında bulunan mevduatın tamamını AKP’ye yandaş isimlere peşkeş çektiğini söyledi.
AKP’Lİ İSİMLERE YÜKLÜ ÖDEMELER YAPILIYOR
“El altından birilerine yüklü tutarda ödeme yapılıyor.” diyen aynı kaynak, geçen hafta AKP’li bir işadamına ait şirkete milyonluk para aktarıldığını söyledi.
31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’nden önce de benzer bir yöntemle Bank Asya mudilerine ait paraların AKP’den gelen listelerde yer alan isimlere ödendiği belirtilmişti.
TMSF Başkanı Muhiddin Gülal, AKP'den İstanbul Beyoğlu ilçesi belediye başkan adayı da olmuştu.
Konuya yakın kaynak, eski AKP Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi olan TMSF Başkanı Muhiddin Gülal’ın “Bank Asya’nın eski sahipleri kasayı boşaltmış. 17 milyar TL kayıp. Bu yüzden mevduat sahiplerine ödeme yapamıyoruz.” şeklinde bir açıklama yapmaya hazırlandığını aktardı.
Gülal bu şekilde bir taşla iki kuş vuracak: Hem "ortaklar", dolayısıyla Hizmet Hareketi'ne "hortumcu" yaftası yapıştıracak hem de hükûmet sadakatini ispat ettiği için milyarlarca lirayı batırdığı hâlde herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmayacak.
MADEM ORTAKLAR HORTUMLADI, NİYE BU YÖNDE DAVA AÇILMADI?
Merkez Bankası haricinde hiçbir bankanın kasasında 17 milyar TL gibi yüksek bir nakit tutarın bulunmayacağına işaret eden kaynak, “Son 5 yıldır Bankalar Yeminli Murakıpları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), vergi müfettişleri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) müfettişleri Bank Asya’nın muhasebe kayıtlarını didik etti. Madem ortaklar böylesine büyük bir hortum yapmış bu kurumların hazırladığı raporlarda niye bu yönde bir tespit yok. Varsa bu tespitten hareketle niye tek dava açılmadı?” sorusunu yöneltti.
TMSF BANK ASYA'NIN BİLANÇOSUNU SAKLIYOR, ÇÜNKÜ...
TMSF Başkanı Gülal’ın hükümetin talimatına göre ödediği paralara, dolayısıyla işlediği suça kılıf bulmaya çalıştığına ve işaret eden aynı isim, “TMSF’nin fona devredilen bankalar hakkında üçer aylık dönemler hâlinde bilançoyu açıklaması gerekiyor. Bu raporlar açıklanmadığı için Bank Asya’da para hareketleri kamuoyundan saklanıyor. Borcu olduğu kadar alacağı da var bankanın. Ne kadarı tahsil edildi? Faaliyet gideri ne oldu? Bunlar meçhul!”
Aynı kaynak, “2015’ten beri TMSF’nin uhdesinde bu banka. O gün hortumdan hiç bahsedilmemişti. “Faaliyet zararı” ismi altında sermaye eritiliyor. Günah keçisi olarak da savunmasız durumdaki Hizmet Hareketi seçilecek.” dedi.
ERDOĞAN TIKIR TIKIR ÇALIŞAN BANK ASYA İÇİN “BATTI” DEDİ
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarını örtbas etmek ve Hizmet Hareketi'nden intikam almak için Bank Asya’yı hedef tahtasına yerleştirmişti.
Bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği hâlde 2014 yılı ekim ayında “Bu banka battı.” diyerek Bankacılık Kanunu’nu alenen çiğneyen Erdoğan 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü bahane ederek Bank Asya'nın faizsiz bankacılık lisansı 20 Temmuz 2016 tarihinde keyfi bir kararla iptal etmişti.
Bank Asya TMSF'ye devredildiğinde kasasında nakit olarak 3 milyar TL'den fazla para vardı.
Bununla da yetinmeyen Erdoğan, Bank Asya’yı batırma teşebbüsüne karşı gönüllülük esası ile kampanya başlatan Hizmet Hareketi gönüllülerini gözaltına aldı.
Binlerce mudi devletin izni ile faaliyet yürüten Bank Asya’ya para yatırdığı için hapis cezalarına çarptırıldı.
AKP HÜKÜMETİ MÜLKİYET HAKKINI ALENEN ÇİĞNEDİ
Mülkiyet Hakkı İhlalleri İzleme platformu tarafından hazırlanan 35 sayfalık raporda, AKP'nin Bankacılık Kanunu'nu alenen çiğnediği ve Bank Asya'yı batırmak için planlı bir faaliyet yürüttüğü tarih tarih anlatıldı.
Raporda dönemin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Şakir Ercan Gül'ün açıkladığı rakamlara da yer verildi.
Buna göre el konulduğu tarihte Bank Asya'nın kasasında 3 milyar TL'den fazla nakit (mevduat ve öz kaynak) bulunuyordu.
20 bine yakın mudi haklarında soruşturma yürütüldüğü gerekçesi ile Bank Asya’daki mevduatını hâlâ çekemedi.
150 bin lira ve altında kalan tutardaki mevduat devlet garantisi altında. Ancak bu tutarın üzerindeki rakamlar Bank Asya’nın içini boşaltılan TMSF tarafından ödenmeyebilir.
BDDK YANLIŞ VE ÇARPITILMIŞ RAPORLARLA EL KOYMAYA KILIF BULMAYA ÇALIŞTI
Raporun sonuç kısmında, şöyle deniliyor: “Sonuç olarak Bank Asya’ya el konulmasına dair işlemler ayrıntılı olarak incelendiğinde, Banka’nın, siyasi irade tarafından, Gülen (Hizmet) Hareketi ile girişilen mücadelenin aşamalarından biri olarak görüldüğü, bu kapsamda bankaya el konulması sürecinin, tamamen siyasi kararlar doğrultusunda şekillendiği, önce bankanın ekonomik değerlerinin kötüleştirilmesine yönelik adımlar atıldığı, sonrasında tasarlanmış bir süreç ile banka yönetiminin geçici olarak devralındığı, bu devirden sonra bankanın ekonomik verilerinin kötü olduğuna dair yanlış ve çarpıtılmış bilgiler içeren raporlar hazırlandığı ve bu raporlara dayanılarak, bankaya tamamen el konularak TMSF’ye devredildiği görülmektedir.”
TÜRKİYE, KENTBANK DAVASINDA OLDUĞU GİBİ AİHM’DE MAHKUM OLACAK!
Bank Asya Raporu'nda Süzer Holding'e ait Kentbank'a TMSF'ye devredilmesine dair açılan davada Avrupa İnsan Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye aleyhine verdiği karara da atıf yapıldı.
“Yukarıda ayrıntılı incelendiği üzere Banka’ya el konulması sürecinde idare tarafından yapılan eylem ve işlemlerin tamamına yakını hukuka aykırıdır." tespiti yapıldı.
ANAYASA MAHKEMESİ EL KOYMA KARARININ SİYASİ OLDUĞUNU TESCİL ETTİ
AKP'nin hukuki mesnetten mahrum kararının AİHM'den döneceğine işaret edilen raporda şu tespitler yer aldı: "Bank Asya’ya el konulması kararı AİHM ve ICSID yargılamalarına konu edildiği takdirde kuvvetle muhtemel Türkiye aleyhine neticelenecek yargılama süreçleri yaşanacaktır. Bank Asya’ya el konulması ile ilgili iç hukukun son merhalesi olan Anayasa Mahkemesi tarafından verilen Kenan Işık kararı da tüm bu değerlendirmeler ışığında açıkça hukuki dayanaktan yoksun, hâlâ devam etmekte olan siyasetin yargı üzerindeki etkisi altında alınmış bir karar olduğu izlenimini vermektedir.”
Erdoğan'ın talimatı ile kamu kurumlarının Bank Asya'da cari ya da vadeli hesaplarda tuttukları mevduatı çekmişti. Türk Hava Yolları (THY), 17 Aralık 2013'ten 28 Şubat 2014'e kadar olan iki aylık zaman zarfında 224 milyon TL'lik mevduatını 3 milyon TL'ye kadar indirmişti. Hükûmet bu şekilde Bank Asya'yı likidite krizine sokmak istemişti.
[Samanyolu Haber] 24.1.2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder