UNESCO Dünya Mirası listesindeki Göbeklitepe, sinemadan edebiyata, güncel sanatlardan yayıncılığa kadar pek çok alanda popüler kültürün önemli ilham kaynaklarından biri olmuş durumda. Netflix dizisi ve sinema filmiyle milyonlara ulaşan Göbeklitepe’nin, adeta bir ikona dönüşmesinin hikâyesi…
ANKARA – 2018 yılında UNESCO tarafından “Dünya Mirası Listesi”ne alınan ve “tarihin başlangıç noktası” olarak kabul edilen Göbeklitepe’nin ismi son zamanlarda o kadar popüler hale geldi ki sanatın hangi yönüne başımızı çevirsek karşımıza çıkıyor; ondan esinlenmiş veya ona atıf yapan bir sinema filmine, diziye, sergiye veya kitaba rastlamak mümkün. Popüler kültürün şu sıralar beslendiği en önemli alan Göbeklitepe, görünen o ki daha uzun süre konuşulacağa benziyor. Kazılar devam ettikçe, yeni bulgular elde edildikçe etrafındaki “efsane” halesi de genişleyen Göbeklitepe ilgili ilgisiz herkesin gündemine oturmuş durumda. Kronos olarak biz de baş döndürücü Göbeklitepe popülerliğine kayıtsız kalamadık.
YERLİ VE YABANCI TURİST AKININA UĞRUYOR
Göbeklitepe kazı alanı UNESCO tarafından miras listesine alındıktan sonra yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramış durumda. Şanlıurfa merkeze yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki Örencik Köyü yakınlarında bulunan Göbeklitepe kazı alanı her yıl on binlerce insanı ağırlıyor. Şehirde hatırı sayılır bir “Göbeklitepe” kültürü oluşmuş durumda: Gezi rehberleri, tur ve rehberlik hizmetleri, konaklama, otel vs…
KİTAPLAR, DİZİLER, FİMLER…
Göbeklitepe sadece ziyaretle sınırlı kalmadı elbette. Türkiye’nin neredeyse her bölgesinde içinde “Göbeklitepe” geçen bir etkinlik düzenleniyor. Arka arkaya kitaplar yayımlanıyor, gazetelerde hakkında değerlendirme yazıları yazılıyor, internet sitelerinde en çok tık alan haberler arasına giriyor. Göbeklitepe üzerine sinema filmi yapılıyor, diziler hazırlanıyor. Üstelik bu film ve diziler en çok izlenenler arasına giriyor! Bu durum Türkiye’de ilk kez yaşanıyor. Türkiye’de dünyada da oldukça bilinen başka ören yerleri olmasına rağmen Göbeklitepe etrafında oluşan bu inanılmaz ilgi ve organizasyon, tarihin bu eski yerleşim yerinin şimdiden bir “ikon” haline geldiğini gösteriyor. 12 bin yıl önce böylesi bir yeri inşa eden insanlara dair merak sanatın her alanına ilham veriyor.
GÖBEKLİTEPE SERGİSİNİ BİNLER GEZDİ
Geçtiğimiz eylül ayında Ankara Cer Modern’de açılan “Göbeklitepe: The Gathering” sergisi, 10 günde 4 bin ziyaretçiye, açık kaldığı 31 Aralık 2019’a kadar da 10 binin üzerinde kişiye ulaşmayı başardı. İki bin beş yüz metrekarelik ana galeriye kurulan sergi, girişinde ziyaretçilerini buğday mayası kokusuyla karşılıyordu. Ana alana gitmek için uzun ve yıldızların aydınlattığı karanlık bir yoldan yürüyen ziyaretçiler, 12 bin yıl öncesinin tehlikelere açık ortamını deneyimleme imkânı buluyordu. Dijital ekranlarda kendi silüetlerini gören ziyaretçiler, bir süre sonra bunun başka silüetlerle karışmasına şahitlik ederek, güven ve tehlike kavramlarını sorguluyordu. Ziyaretçileri toplanma alanı olarak dizayn edilmiş ana sergide Göbeklitepe’de bulunan 12 taş karşılıyor. Taşların üzerindeki el işaretlerinin tümüne aynı anda basılmasıyla 12 bin yıl öncesinin insanlarının sergiye özel görsel şovu başlıyor. 10 dakika süren dijital deneyimde ziyaretçiler, buğday tarlalarından geçiyor, Göbeklitepe’nin dikilitaşlarını görüyor, buluntulara kazınmış hayvanların yıldızlardaki yansımalarını ve o günün insanlarının dansını izliyor. Ziyaretçiler, Göbeklitepe’yi inşa eden insanların sembolik dünyasında çıktıkları yolculuğun ardından akıllarında o zamana ait yeni sorularla sergiden ayrılıyor. Serginin başka şehirlere de açılması planlanıyor. Cer Modern’de ayrıca “Göbeklitepe Buluşmaları” adı altında, konunun uzmanı arkeologlarla akademisyenleri bir araya getiren bir dizi etkinlik de düzenlendi.
… VE KİTAPLAR
Göbeklitepe’yi odağına alarak yazılmış kitaplardan şimdiden bir kitaplık oluşturacak kadar eser ortaya çıkmış durumda. Göbeklitepe’nin Yas Bulutları isimli üç romanlık serisiyle Kaan Demirdöven bu tarihi yerle ilgili ilk roman çalışmalarından birine imza atmıştı. Mona yayınevinden çıkan bu üçlemede güçlü bir aşk hikayesi anlatılıyordu. Sırlar, sürgünler, karanlık şövalyeler kitap boyunca Göbeklitepe etrafında oluşturulan kurgu içerisinde kendine yer buluyordu. Yine S. Serra Erdoğan’ın kaleminden çıkan Sırlı Gök-Bir Göbeklitepe Hikayesi de odağına Göbeklitepe’yi alan kitaplardan biri oldu. Yonca Eldener’in Göbeklitepe Muhafızı da odağına bu kültür hazinesini alan romanlardan biri. Benzer şekilde Göbeklitepe kazılarına ve elde edilen bulgulara yoğunlaşarak yayınlanan 30’un üzerinde araştırma ve inceleme kitap bulunuyor.
DİZİ VE FİLMLER
Dünyaca ünlü film ve dizi platformu Netflix de Göbeklitepe etrafında oluşan büyük ilgiye kayıtsız kalmadı. Türkiye’de orijinal olarak ikinci dizi olarak Atiye’yi çeken Netflix görünen o ki istediğini elde etmiş durumda. Yayınlandığı günden bu yana Atiye dizisi sosyal medyada en çok konuşulan, hakkında en çok haber yapılan magazin konusu ve üzerine en çok yorum yapılan yerli dizi oldu. Dizinin popüler oyuncuları da Göbeklitepe sayesinde “popülerliklerini” daha da arttırdı. TRT Çocuk kanalında yayınlanan Rafadan Tayfa animasyon filmi de Göbeklitepe esintisinden yola çıkarak çekilen bir film. Tam ismi “Rafadan Tayfa Göbeklitepe” olan filmde mahalleden arkadaş birkaç çocuğun gizemli bir şekilde başlayan Göbeklitepe yolculuğu, orada sırlarla, gizemlerle gelişen olaylara karışmaları anlatılıyor. Film vizyona girdiği ilk hafta ve sonraki ikinci hafta boyunca en çok izlenen filmler arasında ilk sırayı aldı. Ahmet Kural’la Murat Cemcir’in filmi Baba Parası filmini geride bıraktı. Rafadan Tayfa Göbeklitepe, 10 günde 1.401.295 seyirciye ulaşmayı başardı.
“10 YIL SONRA TÜRKİYE DENİNCE AKLA GÖBEKLİTEPE GELECEK”
Rafadan Tayfa Göbeklitepe filminin yapımcı ve yönetmeni İsmail Fidan, filmin gösterimi öncesi yaptığı açıklamada, “Göbeklitepe tarihin akışını değiştiren bir keşif. Böylesi bir keşfe kayıtsız kalınması zaten düşünülemez. Şu an dünyanın ilgi odağı. Şimdi Türkiye deyince insanların aklına Nemrut heykelleri, Ayasofya geliyor. Ama 10 yıl sonra Türkiye deyince Göbeklitepe görüntüsü gelecek akıllara. Daha bunlar başlangıç bundan sonra da birçok filmde izleyeceğimizi düşünüyorum” demişti.
TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN KAZI
Yerleşim yeri olarak kullanılmadığı bilinen ve tapınmaya hizmet eden Göbeklitepe, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Türkiye’de de “2019 Göbeklitepe Yılı” ilan edildi. Henüz küçük bir bölümü çıkarılan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştirdi. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi kanıtlandı. Şanlıurfa’nın Örencik Köyü yakınlarındaki Göbeklitepe kazılarını 1995’te Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt başlattı ve 2014’deki ölümüne dek 20 yıl sürdürdü. Göbeklitepe’deki en ilginç buluntular, boyu 6 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulabilen ‘T’ formlu anıtsal dikilitaşlardır.
[Yavuz Genç] 7.1.2020 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder