Bozulan kantarla tartıldılar: İçimizden çıkan iktidar bizi biçiyor

Davutoğlu'na yakın Bilim ve Sanat Vakfı’na (BİSAV) el konulmasına Ahmet Taşgetiren tepki gösterdi.

Çok çok yazık” başlıklı yazısında Taşgetiren, “İçimizden çıkan iktidar bizi biçiyor” derken geçmişte Hizmet Hareketi'ne yönelik icra edilen kayyım terörüne değinmedi

Taşgetiren’in yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Bizim neslimiz, Fatih’in Ayasofya Camii vakfiyesine yazdığı “beddua” içeren son cümleleri okuyarak büyüdü. Ayasofya bir ukdeydi çünkü.

Vakıf, “Allah’a adanan mülkiyet” demek. Sizin dayandığınız toplum zemininde bir ilim müessesesi yükselmiş ve siz duyarlı bütün yüreklerin isyanına aldırmadan onun üzerinde operasyon yapıyorsunuz.

Çözülemez miydi?

Çözülmesi için mutlaka Ömer Dinçer’in, Mustafa Özel’in ya da Ahmet Davutoğlu’nun “Biz ettik siz etmeyin” üslubunda rica kuyruğuna girmesi mi gerekiyordu? Duyuyorum ki “Akil insanlarımız” onu tavsiye ediyormuş söz konusu kişilere…

Ah o akil insanlarımız!

Gitseler de “Şehir Üniversitesi operasyonu yanlış oldu, şimdi Bilim Sanat Vakfı’na kayyım atanmasından söz ediliyor. Bu çok daha yanlış olur. Vakıflar bizim kültürümüzün dokunulmazları arasındadır. Oraya kayyım atanırsa artık bizim iktidarımızda dokunulmaz bir şey kalmadığı kanaati hasıl olur. Bu yapılmamalı.” deseler ya…

Ülkede yanlışların söylenemediği bir iklim oluşmuşsa, zaten çok şey yanlış gidiyor demektir.

Akil insanlarımız, hiç olmazsa yapılanların toplumda oluşturduğu tepkiye ve bunun da ciddi oy kaybına yol açtığına dikkat çekselerdi.

Akil insanlarımız, hiç olmazsa bu yapılanların Ahmet Davutoğlu’nu zayıflatmayacağını, aksine ona çok daha güçlü bir hikaye sunacağını hatırlatsalardı.

Akil insanlarımız hiç olmazsa, bu operasyonların yol haline geleceğini ve bir başka zamanda bütün vakıflara, hatta İbn Haldun Üniversitesine karşı kullanılabileceğini hatırlatsalardı.

Akil insanlarımızla iktidar arasında hiç mi doğruların – yanlışların konuşulacağı bir ortak zemin kalmadı?

Yoksa akil insanlar mı kalmadı?

Bana iktidara yakın medyada köşesi olup da hala saygınlığını koruyan isimlerden bir tekinin yapılanları onayladığına dair örnek gösterilsin. İşi hınk deyiciliğe indirgemiş olanlara, ya da Davutoğlu alerjisi üzerinden gidenlere söyleyeceğim bir şey yok.

28 Şubat’larda isyan edeceğiniz bir şey bugün yapıldığında yüreğinizde hiçbir hareketlilik olmuyorsa, bakın o yüreğe siz? Hatta 28 Şubatçıların yapmaya cesaret edemeyeceği şeyler bugün yapıldığında lalü ebkem oluyorsanız, bakın o yüreğe, o dile siz.

Çok yazık.

İçimizden çıkan iktidar bizi biçiyor.

40 yıl içinde BSV çatısı altında on binlerce insan süt emdi. Onların yüreklerinde yapılanlara karşı ne hissedildiğini merak ediyor musunuz? Leylayı incittiniz. Bazı yanlışların telafisi zordur. Çok yazık!”

[Samanyolu Haber] 23.1.2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder