AYM'den KHK'lı hâkim için geç de olsa emsal karar

Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski hâkim Mustafa Özterzi'nin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Eski hâkim Mustafa Özterzi tutuklama kararının ardından haklarının ihlal edildiğini belirterek 12 Ağustos 2016'da Anayasa Mahkemesi'ne bireysel müracaatta bulunmuştu.

Bursa’da hâkim olarak görev yapan Özterzi, "silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından 19 Temmuz 2016'da tutuklanmış, ve 5 Aralık 2018 tarihli kararı ile beraat etmişti.

7 Anayasa Mahkemesi üyesinin karşı oy kullandığı kararda, "Suç işlediğine dair kuvvetli belirtiler ortaya konulmadan başvurucu hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır." ifadeleri yer aldı.

Anayasa Mahkemesi, Mustafa Özterzi'ye 27 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

SOMUT DELİLLER OLMADAN TUTUKLANDI

Resmi gazetede yayınlanan kararın açıklama bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

"Somut olayda soruşturma makamları başvurucunun suç işlediğine dair belirtileri somut olgularla ortaya koymadan tutuklama tedbirine başvurmuştur.

Bu itibarla olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen Anayasa'nın 15'inci maddesinin başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik güvencelere aykırı bu müdahaleyi meşru kılmadığı değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19'uncu maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir."

Fakat Anayasa Mahkemesi, hukuki başvuru yollarının tüketilmiş olmaması sebebiyle Mustafa Özterzi’nin tüm iddialarını kabul etmedi.

İNTERNET SİTELERİNİ TAKİP ETMEK SUÇ SAYILAMAZ

Yüksek Mahkeme'nin kararında, Mustafa Özterzi'nin Hizmet Hareketi'ne bağlı sosyal medya hesapları ve internet sitelerini takip etmesine dair şu hususları kaydetti: "Başvurucu F.../PDY'nin propagandasının yapıldığı bazı sosyal medya hesaplarını ve internet sitelerini takip etmiştir.

Bu kapsamda yapılacak değerlendirmelerde bir kimsenin örgütün propagandasını yapan internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına girmesinin ve bunları takip etmesinin örgütsel amaçla yapıldığını gösteren somut olgular kamu makamlarınca ortaya konmadığı sürece bunların suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Somut olayda soruşturma ve kovuşturma makamları başvurucunun örgütsel bir amaçla bu siteleri ve sosyal medya hesaplarını takip ettiğini ortaya koyamamıştır."

"YARSAV ÜYELİĞİ TEK BAŞINA SUÇ DELİLİ DEĞİLDİR"

Kararda iddianamede yer alan YARSAV suçlamasına dair şu hükme vardı: "YARSAV üyeliğinin örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilmesi ancak bunun terör örgütünden alınan bir talimat uyarınca gerçekleştiğinin ortaya konulması halinde mümkündür.

Aksi durumda farazi bir kabulden hareket edilerek kuvvetli suç belirtisi değerlendirmesi yapılması söz konusu olabilir. Nitekim Yargıtay’ın konuya dair içtihadı da bu doğrultudadır.

Bu bağlamda somut olay incelendiğinde 2010 yılında YARSAV'a üye olduğu anlaşılan başvurucu için bu yönde bir tespitin olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.”

[Samanyolu Haber] 29.1.2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder