Kanal İstanbul'u öyle bir anlattı ki...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "çılgın projem" dediği Kanal İstanbul'un Marmara Denizi'ni ne hâle getireceğini Profesör Cemal Saydam çarpıcı bir örnekle özetledi: "Kanal İstanbul gibi bir projenin sonunda Marmara Denizi ölür. Ölen bir Marmara Denizi çürük yumurta gibi kokar." dedi.

Kanal İstanbul'u öyle bir anlattı ki...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, uzmanların "İstanbul'u felakete sürükleyecek" diye nitelediği Kanal İstanbul projesinde geri adım atmazken, deniz bilimci Profesör Cemal Saydam çarpıcı bir ikazda bulundu.

Fatih Altaylı'nın Habertürk TV'de hazırlayıp sunduğu "Teke Tek" programında Kanal İstanbul projesi müzakere edildi.

SAYDAM: BÖYLE BİR KANAL KESİNLİKLE YAPILMAMALIDIR

Projeden vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Saydam, "Kanal İstanbul gibi bir projenin sonunda Marmara Denizi ölür. Ölen bir Marmara Denizi çürük yumurta gibi kokar." dedi.

Saydam, "Ben son söz olarak şunu söylerim. Böyle bir kanal kesinlikle ve kesinlikle yapılmamalıdır." ifadelerini kullandı.

Deniz bilimci Prof. Dr. Cemal Saydam, Kanal İstanbul için, "Baştan sona yanlış. Yapılmamalıdır. Nokta." dedi.

"LODOS ESTİĞİNDE İSTANBUL ÇÜRÜK YUMURTA KOKUSUNA MARUZ KALACAK"

Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında İstanbul Boğazı'na paralel 45 kilometre uzunluğunda bir kanalın açılması hâlinde Marmara Denizi'ni yok edeceğini belirtmişti.

Vakıf, "Oksijen bitince, Kanal kapatılsa bile bir daha geri dönüş olmayacak ve oksijensizlik kimyasal dengeleri alt üst ederek, alt tabakadaki hidrojen sülfür yoğunluğunu hızla artıracak ve sonuç olarak İstanbul, Lodos estiğinde dayanılmaz bir şekilde çürük yumurta kokusuna maruz kalacaktır." tespitinde bulunmuştu.

Vakfın açıklamasında şunlalara işaret edilmişti: "Bundan 12 bin yıl önce bir tatlı su gölü olan Karadeniz, zamanla suların yükselmesi sonucu taşarak, Boğaz üzerinden Marmara’ya akmaya başlamıştır. İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışı Marmara çıkışından 30 cm daha yüksektir ve her gün yaklaşık 600 milyon metreküp su üst akıntılarla Marmara’ya doğu akarken, ters yönde ilerleyen alt akıntılar bunu dengelemektedir."

Doğal Hayatı Koruma Vakfı böyle bir durumda İstanbul Boğazı’na paralel 25 metre derinliğinde yeni bir kanal açmanın havuza giren suyu arttırmadan ikinci bir musluk açmak anlamına geleceğini vurguladı.

*Uzmanlara göre, boyutları itibarıyla Boğaz’da olduğu gibi Kanal İstanbul içerisinde iki yönlü bir akıntı sistemi geliştirilemeyecek ve Karadeniz’in kirli suları Marmara’ya dolacak.

*Marmara Denizi’nde bol besinli üst tabaka can çekişen alt tabakaya baskı yapacak ve oksijen hızla azalacak.

*Oksijen bitince kanal kapatılsa bile bir daha geri dönüş olmayacak ve oksijensizlik kimyasal dengeleri alt üst ederek, alt tabakadaki hidrojen sülfür yoğunluğunu hızla artıracak.

*İstanbul, Lodos estiğinde dayanılmaz bir şekilde çürük yumurta kokusuna maruz kalacak. Zamanla Karadeniz’in de ekolojik yapısı bozulacak.

*Tuna Nehri’nin Karadeniz’i kirlettiğinden şikâyetçi olan Türkiye kendi eliyle yaptığı ikinci bir boğaz ile bu kirliliği kendi evinin içerisine, yani Marmara’ya taşınmış olacak.

*Bu durum Marmara’nın ölü bir denize dönüşmesi ile sonuçlanabilir.

[Samanyolu Haber] 24.12.2019

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder