Acılı dedenin adliye çıkışı feryadını duydunuz mu? Çorlu’da tren kazasında torununu kaybetmiş. Sorumluların cezalandırılmasını bekliyor ama ne mümkün?
Mahkemenin üzerinde belli ki baskı var. Bir türlü sonuca gidemiyor?
Acılı dede de baştakine isyan ediyor: Yargının üzerinden pis ellerinizi çekin!
Söyleyeyim; çekemezler!
Neden?
Eğer çekerlerse tren yolunu yapan müteahhidin ilişkileri ortaya dökülür ve kendilerini sanık sandalyesinde bulurlar.
Sadece bu mu?
Zincirleme gider.
17-25 yolsuzluklarını nasıl örttükleri ortaya çıkar. Para kasaları hatırlanır. “Nereden bu servet?” diye sorulur. Babalar, oğullar, kızlar, damatlar, yatlar, katlar, gemicikler gündeme gelir.
Menfaat birlikteliği biter.
Leş kargaları birbirine düşer.
15 Temmuz’un kurgu olduğu anlaşılır. Fişlemelerin çok önceden kimler tarafından ve nasıl hazırlandığı ortaya çıkar.
6-7 Eylül olayları gibi..
15 Temmuz, “başarılı bir özel harp işidir.” itirafları gelir.
Faili malum suikastler raflardan iner. Örneğin, Muhsin Yazıcıoğlu dosyası açılır, Keş dağındaki keçilerin peşine düşülür.
Diyarbakır’da katledilen Tahir Elçi’nin katillerinin yakasına yapışılır.
KHK’lar iptal edilir. Binlerce mağdur işine döner.
Gasp edilen mallar, mülkler, vakıflar, yurtlar sahiplerine iade edilir. Kayyumların boyunlarına yaftaları asılır.
Kapısına kilit vurulan eğitim yuvaları açılır.
Işık gelir karanlığı boğar.
Esirler hürriyetine kavuşur. Anneler, bebekler evlerine döner. Yuvalar ısınır.
Silivri hukuksuzlukların sergilendiği soykırım müzesi olur.
Gazeteciler, yazarlar yazmaya başlar. Akademisyenler konuşur.
İşkencecilerden hesap sorulur.
Meriç’te, Ege’de ve gurbette ruhunun ufkuna yürüyenler geri dönemez; belki sürgündekilerin bir kısmı döner!
Adil ve demokratik bir seçime gidilir.
Milli irade tecelli eder.
Yaralar sarılmaya çalışılır.
Toplumsal barış inşaa edilir.
Ellerini yangının üzerinden çeksinler...
27 Mayıs,12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’tan sonra olduğu gibi bir kere daha normalleşir ülke.
[Ali Emir Pakkan] 16.12.2019 [Samanyolu Haber]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder