Memur ol ama doktor olma!

AKP'nin güvenlik soruşturması hukuksuzluğunun bakanlıklar arasında da farklılık gösterdiği ortaya çıktı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından atamaların temel noktasını oluşturan güvenlik soruşturmaları bakanlıklar arasında “çelişkili” hale dönüştü.

Tıp fakültesinde öğrenim gören bir öğrenci, eğitimi devam ederken, geçimini sağlamak için Ortaöğretim KPSS’ye girdi. Aldığı yüksek puanın ardından bir bakanlığa memur olarak atanan doktor adayı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra ise “güvenlik soruşturmasına” takıldı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından memurluğa devam ederken mezun olan doktor adayı, ‘Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası’ kapsamında bir hastaneye yerleştirildi. Ancak memur olmasına karşın Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri’ni “uygulamayan” Sağlık Bakanlığı, hiçbir gerekçe göstermeden, doktorun atamasını gerçekleştirmedi. Sağlık Bakanlığı’nın kapıda beklettiği doktorun, diğer bakanlıktaki memurluğuna ise devam etmesi dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı’ndan, doktor adayına sadece, “657 sayılı Devlet Memurları Yasası”nın 48. maddesi anımsatılarak, “Güvenlik soruşturması ve arşiv taraması yapmış olmak hükmü gereğince atanma şartlarına haiz olmadığınız anlaşıldığından kura kapsamında yerleştirildiğiniz hastaneye atamanız yapılmamıştır” yanıtı verildi.

SORUŞTURMALARIN GEREKÇESİ

Güvenlik soruşturmalarının “olumsuz” sonuçlanmalarının gerekçelerinde, çoğunlukla, “ağabeyin ihraç edilmesi”, “babasının Bank Asya’da hesabının bulunması”, “şahsın hiç istihbarat bilgisinin bulunmamasına rağmen babasının KHK ile kapatılan sağlık şirketinde çalışması”, “şahsın hiç istihbarat bilgisinin bulunmamasına rağmen, erkek kardeşinin kapatılan özel bir ortaokulda eğitim görmesi” gibi nedenler sıralanmıştı. Dosyalarda Emek Partisi de (EMEP) “terör örgütü” olarak görülürken, “parti doğrultusunda faaliyet gösteren kulübün yönetim kurulunda yer almak” da atamalar için “sakıncalı” bulunmuştu.

[Samanyolu Haber] 30.8.2019

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder