ABD Dışişleri Bakanlığı, insan hakları üzerine yeni bir komisyon kurdu. Bakanlığa ‘devredilemez haklar’ üzerine danışmanlık yapacak komisyonun ilk başkanı Harvard profesörü Mary Ann Glendon oldu.
Komisyonun siyaset üzerine değil insan haklarını oluşturan prensipler üzerine çalışacağını söyleyen Glendon, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya, ’en temel insan haklarının, dünyanın dört bir tarafında yanlış anlaşıldığı, manipüle edilip görmezden gelindiği böyle bir zamanda, bu konuyu bir öncelik olarak ele aldıklarından’ dolayı teşekkür etti.
Dışişleri Bakanı Pompeo’nun dün Wall Street Journal’da yeni komisyonla ilgili yazdığı makale ise tartışmalara neden oldu. “Soğuk Savaş’tan bu yana pek çok insan hakları savunucusu enerjilerini yeni hak ve özgürlükler kategorileri oluşturmaya ayırdı” diyen Pompeo, bu yeni haklar ‘ilk bakışta adil ve doğru gibi görünse de politikacılar ve bürokratlar tarafından ortaya atılan yeni hakların ‘devredilemez haklar’ ve hükümetler tarafından ‘belli bir amaca matuf olarak verilen haklar’ arasındaki ayrımı flulaştırdığını söyledi. “Her iyi ya da hükümetler tarafından sunulan her şey evrensel hak olamaz” diyen Dışişleri Bakanı, yazısında insan hakları savunuculuğunu, ‘duruşunu kaybedip endüstriye dönüşmek’le eleştirdi.
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN FARKLI TEPKİLER
ABD Kongresi Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu kararı olumlu bulduğunu açıkladı. Devredilemez Haklar Komisyonu’nun kurulmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten USCIRF başkanı Tony Perkins, “Temel insani hakların korunması sağlama görevinin, stratejik siyasi tartışmaların özünde yer almasını hedefleyen bu kurumun oluşturulmasını alkışlıyoruz” diyerek yeni komisyona destek verdi.
Uluslararası Af Örgütü ise kararı sert bir şekilde eleştirdi. Trump yönetiminin göreve geldiği günden bu yana insan haklarını aktif olarak reddetmeye yönelik eylemlerde bulunduğunu savunan Af Örgütü temsilcisi Joanne Lin, yeni komisyonun ABD yönetiminin ‘kadınlara ve eşcinsellere yönelik saldırgan politikaların devamı’ olduğunu söyledi. “Eğer bu yönetim, gerçekten insan haklarına destek vermek istiyorsa hali hazırda yürürlükte olan evrensel standartları uygulayabilir” diyen Lin, yönetimin bunun yerine kişilerin haklarını ve hükümetlerin sorumluluklarını baltalamayı tercih ettiğini ileri sürdü. Lin, ABD yönetimine son 71 yıldır tüm hükümetlerin yaptığı gibi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni savunup destek vermesini tavsiye etti.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) İnsan Hakları Programı Direktörü Jamil Dakwar ise Dışişleri’nin yeni Devredilemez Haklar Komisyonu’nun evrensel insan haklarına bir ‘hakaret’ olduğunu savundu. Dakwar, “Bu komisyon hiç şüphe yok ki on yıllardır kadın hakları, eşcinsel hakları, pozitif ayrımcılık ve ekonomik adaletle savaşan sosyal muhafazakarlar tarafından memnuniyetle karşılanacak” ifadelerini kullandı.
[Sıtkı Özcan] 8.7.2019 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder