Erdoğan’ın treninden hiç inmedi [Yıldırım Şimşek]

Binali Yıldırım… Nam-ı diğer, ‘Bin-Ali, İn-Ali’… ‘İn-Ali’ denmesinin sebebi, Başbakanlık koltuğundan inmek için milletten oy isteyen dünyadaki tek başbakan olmasıydı. Ha, bir de AKP Genel Başkanlığı koltuğundan inmesi vardı. O koltuktan ise partili cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oturması için inmişti.

ERDOĞAN’IN TRENİNDEN HİÇ İNMEDİ

Bu iki inişin dışında hep Bin-Ali oldu. Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 1994’te İDO Genel Müdürü olarak trene bindi. O günden bu yana trenden inen ve indirilen sayısız isim olurken, o hep trenin en konforlu kompartımanlarında yolculuk yaptı. Sorumlu olduğu hızlandırılmış trenler kaza yapsa ve onlarca kişi ölse de Erdoğan’ın treninden hiç inmedi ya da indirilmedi. Siyasi hayatı Erdoğan ile birlikte hep yükseldi. Erdoğan’ın Başbakan olmasıyla o da Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna oturdu. Uzun yıllar hiç değişmeyen birkaç bakandan biri oldu.

Ahmet Davutoğlu’nun Pelikan Bildirisi ile hem Başbakanlık’tan hem de AKP Genel Başkanlığı’ndan indirilmesinin ardından Mayıs 2016’da iki koltuğa birden bindi. Bir süre hem AKP Genel Başkanlığı hem de Başbakanlık yaptı. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra da yeni sistemin ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.

İN-ALİ, BİN-ALİ, CİN-ALİ

31 Mart 2019’daki yerel seçim süreci başladığında Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım oldu. Aday olduktan sonra uzun süre Meclis Başkanlığı’ndan istifa edip etmeyeceği tartışıldı. 29 Aralık 2018’de resmen aday olan Yıldırım, ancak 18 Şubat 2019’da istifasını sundu. Aradan geçen yaklaşık iki ayda yapılan yorumlar, “Binali Yıldırım, İstanbul’da seçimi kaybederse Meclis Başkanlığı görevine dönmeyi düşünüyor. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak istemiyor” şeklindeydi.

Her ne kadar yorumlar bu şekilde olsa da Binali Yıldırım seçileceğinden emindi. Ama olmadı. CHP adayı Ekrem İmamoğlu, çok az farkla ipi göğüsleyerek sandıktan birinci çıktı. Yıldırım, kariyerinde ikinci kez seçim kaybederek İn-Ali oluyordu (2014’te İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini CHP adayı Aziz Kocaoğlu’na karşı kaybetti). Gerçi daha sonuçlar netleşmeden İstanbul’un her tarafına “Gönül Belediyeciliği Kazandı – Teşekkürler İstanbul” afişleri asarak bir Cin-Ali’lik yaptı ama daha sonra Anadolu Ajansı’nın ve Yüksek Seçim Kurulu’nun İmamoğlu’nun önde olduğunu açıklamasının ardından sessizliğe bürünüp ‘Sin-Ali’ oldu.

PİRİNÇTEN DE OLDU, BULGURDAN DA, ERZİNCAN’DAN DA…

Şimdi gelelim, Binali Yıldırım’ın neden en büyük kaybeden olduğuna. Birincisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı (pirinci) kaybetti. İkincisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’ndan (bulgurdan) oldu. Üçüncüsü ise memleketi Erzincan’da bile partisi kazanamadı. Binali Yıldırım’ın desteklediği AKP adayı Cemalettin Başsoy, yüzde 33 oyda kalarak yüzde 42,36 oy alan MHP adayı Bekir Aksun’a koltuğu kaptırdı. Cemalettin Başsoy, Binali Yıldırım gibi Erzincan Refahiye’liydi.

Bakalım, bundan sonra Binali Yıldırım Beştepe’de danışmanlık mı yapacak, evde torun mu sevecek, Kadir Topbaş gibi kendini dine mi verecek, yoksa oğlu ve kızının ortak olduğu gemicik, pardon gemicilik şirketinin başına mı geçecek?

[Yıldırım Şimşek] 2.4.2019 [Kronos.News]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder