Türkiye, Instagram sayfası gibi [Yıldırım Şimşek]

Türkiye; azalık, muhtarlık, belediye meclis üyeliği ve belediye başkanlığı için sandık başına gidiyor.
Ama…

Fırına ekmek almaya giderken refüje gerilmiş afişte…

Durakta otobüs beklerken karşındaki billboard’da…

Yolda yürürken yanından geçen seçim otobüsünün kaplamasında…

Patates ve domatesin fiyatını merak ederek gittiğin semt pazarının girişindeki seçim çadırında…

Mahalle kahvehanesinde asılı posterde…

Krizden dolayı yarım kalmış, kaba inşaattan öte geçememiş devasa binaların cephelerinde…

E5 boyunca ne kadar yarım kalmış proje varsa onları çevreleyen şantiye duvarlarında…

Ana arterlerin kenarlarındaki direklerde yer alan reklam alanlarında…

Sağına baksan sağında, soluna baksan solunda…

Yukarı baksan minarenin tepesinde…

Yere baksan, bilmem neredeki mitinge çağırmak için ellere tutuşturulmuş ama okunmadan atılmış broşürde…

O var.

Başta İstanbul olmak üzere birçok şehir, onun Instagram sayfası gibi adeta.

Yakışıklı veya güzel göründüğü için 17 yıldır aynı fotoğrafı kullanan insanlar gibi o da her seçimde aynı fotoğrafını paylaşıyor Instagram sayfasında…

Bu fotoğrafın altına yazdığı yazılar değişik sadece: Yok şura benim aşkım, yok bilmem nere benim sevdam!

İnsan aşkına ihanet eder mi?

Ya da ihanet ettiğin kişi senin aşkın olabilir mi?

Veya yüksek yüksek binalar dikerek, yaşanmaz hale getirerek ihanet ettiğini cümle âleme duyurduğun birine hâlâ ‘aşkım, sevdam’ diyebilir misin?

Desen bile Kadir İnanır mı? Pardon! Millet inanır mı?

Bakalım, inanıp inanmadıklarını sadece saatler sonra öğreneceğiz.

Evet, Türkiye; azalık, muhtarlık, belediye meclis üyeliği ve belediye başkanlığı için sandık başına gidiyor.

Ama…

Zaten cumhurbaşkanı da olan, zaten parti genel başkanı da olan, zaten meclis başkanı da olan, zaten bakan da olan, zaten milletvekili de olan, zaten hâkim de olan, zaten savcı da olan, zaten avukat da olan o kişi,

Şimdi…

Belediye başkanı da olmak istiyor…

Belediye meclis üyesi de olmak istiyor…

Muhtar da olmak istiyor…

Evet, muhtar bile olmak istiyor.

Veee…

Sıkı durun!

Başkaları seçilse bile onları görevden alacağını söylüyor.

Ne de olsa Yüksek Seçim Kurulu da o, İç İşleri Bakanı da o…

Ne dersiniz, yakında “Kimse sandığa gitmeyecek! Bundan sonra seçmen de benim!” der mi?

#Der

#Demez

[Yıldırım Şimşek] 31.3.2019 [Kronos.News]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder