Fazıl Say, bir Yavuz Bingöl değil [Tarık Toros]

Mahallenin kafası şu ara çok karışık.

Nasıl olmasın ki:

-Biz hancıyız bunlar yolcu, diyorlardı. İktidar hanlarını “millileştirdiği” gibi bunları küçük kulübelerine hapsetti, çoğunu imzaya bağladı.

-Düşmanımın düşmanı dostumdur, deyip hukukun askıya alınmasını medyanın susturulmasını sineye çektiler. Yangın hanelerine sıçradı.

-İktidara alan açtılar, olanca şirinlikleriyle ne diyorsa yaptılar. El verdiler, iktidar kollarından tuttuğu gibi çöpe attı.

-Yargı kararlarını “adalet yerini buluyor” rövanşizmiyle alkışladılar. Sonra çıkıp “ülkede hukuk bitti” filan dediler, utanmazca.

-Takip ettikleri TV ve gazetelerin bırakın yandaşlığı, havuza tur bindiren yalakalığına ses etmediler. Sonra sıkılmadan, içlerinden birilerinin Sabah’a röportaj vermesine atarlandılar.

-Saray’ı meşrulaştırma sırasına giren şarkıcı, oyuncu takımına demediklerini bırakmadılar. Yoldaşları kervana katılınca sus pus oldular.


**

Bu liste uzar gider.

Debelenip duruyorlar.

Biz bir şey söyleyince de, “Oradan konuşması kolay” diyorlar.

Hey Allahım…!

5-6 yıldır olanları ve olacakları bas bas bağırırken…

Bunlar, yukarıda sıraladığım nedenlerle “denge” tutturmaya çalışıyorlardı.

Şimdi, dillerine “elektronik kelepçe” takıldı, anca kekeliyorlar.


**

Bugün iktidarın “normalleşme”den anladığı…

Herkesin kendi yanında hizalanmasıdır.

Buna alet olan kutuplaşmaya mühim bir katkı sunar.

Ve fakat…

Meşhur rivayete göre;

Kişi uyurken bir fare kulağını üfleyerek uyuşturup yiyebilirmiş de insan bunu hissetmezmiş ya…

O hesap, kimi müzmin muhaliflerin görüşlerini pek değiştirdiğini sanmıyorum.

Kimi “hizalanmaları” kimilerinin nasıl göğüslediğine bakınca düşünmeden edemiyorum:

Bu bir strateji olabilir mi..?

(Psikolojik harp sitelerini bu gözle takipte yarar var.)


**

“Eğer bir memlekette erbabı namus laakal eşirra kadar sabur olmazsa o memleket behemehal batar.”

Osmanlıca’ya hakim olanlar belki anladı ama yeniler pek bir şey anlamamıştır.

Bu söz, İsmet İnönü’nün 1931 tarihli TBMM konuşmasından.

Yaygın olarak bilinen ve kullanılan hali ise şu: “Bir ülkede namuslular namussuzlar kadar cesur olmazsa o memleket batar.”


**

“Eşirra” kelimesi, anlamından farklı olarak “namussuzlar” olarak kafiyeye uygun hale getirilmiş.

Mühim bir hata yapılarak “sabur olmazsa” kelimesi, “cesur olmazsa” diye çevrilmiş.

“Sabur”, kolay anlaşılacağı üzere “sabırlı” demek.


**

Benim dikkatimi çeken de bu.

Ülkede mevcut rejimden asla hazzetmeyenler sabırla hareket ediyorlar.

Tren, hedefledikleri istasyona gelinceye kadar da makiniste sabredecekler.

Fazıl Say olayına şerh koymam bundan.

[Tarık Toros] 22.1.2019 [TR724]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder