İyi haberi Fazıl Say veriyor.
Elinde tuttuğu bordo renkli pasaportla sevinçli olduğu her halinden belli olan ünlü Maestro İbrahim Yazıcı’dan başkası değil fotoğrafta görülen: Yazıcı pasaportuna kavuştu ve görevine geri iade edildi. Önümüzde yöneteceği ilk yurtdışı konseri, Tokyo’da “Mezopotamya Senfonisi” Japonya prömiyeri…
Say’ın da belirttiği gibi ünlü şef Yazıcı iki yıl süren bir dönemde konserlerine gidemedi, hakkındaki yasak kalkana kadar Türkiye’de hiç bir devlet kurumunda görev alamadı.
Yazıcı, 2017 yılının Şubat ayında Olağanüstü Hal kapsamında 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile İzmir Devlet Opera ve Balesi orkestra şefliği görevinden ihraç edildi. KHK’de tarifi yapılan bir örgütle ilişkisi olmadığını, tek ilişkisinin müzik olduğunu söylese de sözleri dikkate alınmadı. “Gözden kaçmış, yanlışlık olmuştur” dedi, kimseyi inandıramadı.
Bir anda KHK ile kamu görevinden uzaklaştırılan 4 bin 464 kişi arasında yer alan İbrahim Yazıcı, “Benim tek ilişkim müzik. Ben insanları, nefes alan tüm canlıları seven bir insanım. Kedisi ölünce aylarca psikolojisi bozulan bir yapıya sahibim. Böyle bir şey mevzu bahis olamaz” dedi.
Kim dinler ki…
HUKUK DEDİ, HATIRLA OLDU
Aradan geçen iki yıl sonunda görevine iade edilen ve pasaportu tekrar kendisine verilen Yazıcı hep ‘hukuk’ dese de, en doğan haklarını alması ünlü piyanist Fazıl Say’ın girişimleri sayesinde oldu.
Elde edilen sonuç, “Uzattığım dostluk elini bu sefer tutan Kültür bakanlığı; kurumlarında senfonik eserlerimi tekrar seslendirme kararı aldı” diyen Fazıl Say’ın girişimleri sonucuydu. “Çok ama çok tuhaf detaylar da var arda kalan” ama elbet bunlar bir gün gelecek konuşulacaktı, şimdilik herkes sevinçliydi. Fakat, mesela, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası keman sanatçısı Filiz Özsoy’un durumuyla ilgili ise henüz bir gelişme yoktu.
DÜNYA DUYDU, TÜRKİYE DUYMADI
Saygın Orkestra Şefi İbrahim Yazıcı’nın yaşadıkları bütün dünyanın gündeminde olsa da Türkiye kulaklarını tıkadı. Almanya’nın Braunschweiger Zeitung gazetesi o günlerde, dünyaca ünlü orkestra şefinin pasaportuna el konulduğu için yurtdışındaki konserlerine gidememesini geniş bir haberle okurlarına duyurdu.
Gazete haberinde yaşananları Türkiye’de keyfi yönetim tarzına bağlıyor ve Erdoğan ve onun AKP’sine karşın insanların uyanıp dikkate alması gereken bir mesaj olarak yorumluyordu.
Yazıcı’nın, “Anayasal bir düzende yaşıyoruz ve anayasamız bize seyahat özgürlüğü tanıyor, kanun benim yanımda” sözleri elbette önemliydi. Fakat sonuç olarak hakların iade edilmesi anayasal gerekçelerle değil, Fazıl Say’ın kişisel girişimleri ve iyi niyet çabaları ile oldu. Benzer haklardan mahrum kalan yaklaşık 200 bin kişinin benzeri konularda başvurusu havada kaldı. Çünkü her biri için ‘hatırlı bir iyi niyet elçisi’ bulmak zordu.
BAŞARILARLA DOLU BİR KARİYER
1970 Ankara doğumlu orkestra şefi ve piyanist İbrahim Yazıcı 2002 Eylül’ünde Nazım Hikmet konserlerinde Fazıl Say’ın yokluğunda eserlerin piyano ile solo çalmıştı.
Kariyeri başarılarla ve ödüllerle dolu olan ve anayasal hakları bir KHK ile iki yıl boyunca elinden alınan, pasaport verilmeyerek seyahat özgürlüğü kısıtlanan İbrahim Yazıcı Conservatoire National de Musique de Perpignan’da Claude Philippe Durand ile piyano, Daniel Tosi ile orkestra şefliği, Michel Lefort ile oda müziği, Danielle Perriers ile opera yorumu çalıştı. Sanatçı 1995 yılında bu okulu üç premier prix alarak mezun oldu.
Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya, Belçika, Yunanistan, İsrail, Güney Kore ve Kıbrıs’ta konserler verdi, şeflik yaptı. Bilkent Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde misafir öğretim görevlisi olarak ders verdi.
Yaptığı CD ve DVD kayıtlarında Adnan Saygun ve Muammer Sun’un koro eserleri, Fazıl Say’ın Nazım Oratoryosu, Metin Altıok Ağıtı ve Fenerbahçe Senfonisi’ni seslendirdi. 2001 yılından itibaren Fazıl Say’la bir dizi konser verdi.
2005 yılında İtalyan Cumhurbaşkanı tarafından Cavalleria della Soliderita tarafından şövalyelik unvanıyla onurlandırılsa da KHK kurbanı olmaktan kurtulamadı.
Başka başarılı bir başarılı sanatçı Filiz Özsoy, “Filiz’ciğim merak ediyorum işinle ilgili görevine döndün mü” sorusuna umarım kısa sürede sevindirici haberi verebilir.
İbrahim Yazıcı iki yıl sonra haklarına kavuştu. Darısı Filiz Özsoy ve diğer 200 bin KHK mağdurunun başına…
[Selahattin Sevi] 4.10.2018 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder