Almanya ile Türkiye’nin ev sahipliği için yarıştığı Euro 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası oylaması nihayet sonuçlandı. İsviçre’nin Nyon kentinde yapılan oylamada gülen taraf Almanlar oldu. Daha önce Euro 2008 ve Euro 2016’ya da talip olan Türkiye ise bir kez daha üzüldü. Yapılan oylamada Türkiye’ye 4, Almanya’ya 12 oy verildi.
UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Euro 2024’ü düzenleme hakkının Almanya’ya verilmesinin ardından yaptığı açıklamada “Türkiye’de düzenlemenin bazı riskleri vardı. Türkiye’nin insan hakları aksiyon planı eksikti. Otel kapasitesi limitliydi. Birçok şehir için bazı endişeler vardı.” dedi.
Caferin, Türkiye’nin kaybetmesiyle ilgili bunları söyledi ama biz biraz daha derinden ve farklı bakmaya çalışalım olaya. Evet; Türkiye, Euro 2024’ü neden kaybetti? İşte madde madde o sebepler:
– Sloganımız ‘Birlikte Paylaşalım’ (Share Together) idi. Tek tek baktığımızda ‘birlik’ ve ‘paylaşmak’ kelimeleri göze ve kulağa hoş geliyordu ama tam olarak neyi birlikte paylaşacağımızın altı tam doldurulamadı galiba!
– Tanıtımlarda ve sunumlarda İstanbul, Bursa, Antalya, Eskişehir, Trabzon, Gaziantep, Kocaeli ve Konya gibi şehirlerde yapılan yeni statlara vurgu yapılarak ‘statlarımız hazır’ mesajı verilmeye çalışılıyordu ama statların gösterildiği bazı karelerde kadraja giren gecekondular UEFA İcra Kurulu üyelerinin gözünden kaçmadı galiba!
– Yine tanıtımlarda ve sunumlarda dolu ve coşkulu tribünler gösterilerek Türk halkının futbola ne kadar tutkulu olduğu gösterilmeye çalışılıyordu ama son yıllarda vatandaşın futboldan soğuduğu, statlardan uzaklaştığı ve birçok maçta tribünlerin boş kaldığı, UEFA’nın kadrajından çıkmadı galiba!
– Cumhurbaşkanı Erdoğan, oylamadan önce yaptığı açıklamada, 2024 Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak için Türkiye’nin tüm gerekli koşulları yerine getirdiğini vurgulayarak “Adil bir değerlendirme bekliyoruz.” diyordu. Erdoğan adalet bekleyedursun, Başkan Aleksander Ceferin’in de dediği gibi UEFA İcra Kurulu, Türkiye’de adaletin çok yara aldığının, yargının bir kişinin iki dudağı arasında olduğunun ve insan haklarıyla ilgili ciddi endişelerin bulunduğunun farkındaydı galiba!
– Oylama yapılmadan çok kısa süre önce, Avrupa Parlamentosu, Türkiye’ye yönelik 70 milyon Euro’luk yardımı iptal etme kararı aldı. Kararın gerekçesi, Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda ilerleme sağlayamamasıydı. Aynı UEFA İcra Kurulu, medyaya yansıyan bu gelişmeden de haberdardı galiba!
– Sunum dosyamız mevcut statların iyileştirileceğini, havaalanı ve hızlı tren gibi ulaşım altyapılarının tamamlanacağını, konaklamayla ilgili sorunların giderileceğini, güvenliğin sağlanacağını ve ekonomik hiçbir sıkıntının yaşanmayacağını taahhüt ediyordu ama tam da oylama sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikili ilişkileri yeniden geliştirmek ve ekonomik yardım talebinde bulunmak için oylamadaki rakibimiz olan Almanya’da bulunduğu, UEFA heyetinin dikkatlerinden kaçmadı galiba!
– Sunum dosyasında, UEFA’nın kasasına daha fazla para girmesini taahhüt eden kolaylıklar (vergi alınmaması, saha içi reklam panolarının bedava verilmesi vs. gibi) bol keseden savruluyordu ama UEFA heyeti, ülkedeki ekonomik krizin yanı sıra vatandaşların, şirketlerin ve kulüplerin borç içinde yüzdüğünün, oğluna pantolon alamayan babaların intihar ettiğinin, dört büyüklerin eskisi gibi transfer yapamadığının, milli maçları yayınlayacak kanalın çıkmadığının farkındaydı galiba!
– Sunumlarda Nusret’i, baklavayı, lokumu, kebabı, denizi, kumu, güneşi göstererek Avrupalı futbolseverlere farklı tatlar, kültürler ve coğrafyalar vaat ediyorduk ama UEFA heyetinin bilinçaltında Türkiye’de yolda yürürken tacize, tecavüze uğrayan turist kadınlar, çeşitli sebeplerle dövülen ya da öldürülen yabancılar bulunuyordu galiba!
– Yine sunumlarda, 2024’te güllük gülistanlık bir Türkiye vaat ediliyordu ama UEFA İcra Kurulu üyeleri, hükümetin gizli ortağı MHP’nin verdiği ve tecavüzcülerin, hırsızların, katillerin, gaspçıların, uyuşturucu tüccarlarının yararlanacağı af yasası teklifinden oldukça korktu galiba!
– “Futbol asla sadece futbol değildir” diye meşhur bir söz var biliyorsunuz. Euro 2024’ün ev sahibinin belirlenmesinde iki ülke sadece futbolla değil, ekonomi, kültür, medeniyet, hukuk ve insan hakları gibi kriterlerle de ciddi bir elemeden geçirildi. Biz statların çatısına, demirine, çimentosuna, betonuna bakıp sunum yapılan salondan moralli çıkarken; aynı salondaki UEFA İcra Kurulu üyeleri, ülkelerin çatısını ayakta tutan en önemli kaldıraçlar olan hukuka, insan haklarına ve özgürlüklere bakıyordu galiba!
– Oylamadan önceki bazı Bundesliga maçlarında Alman Futbol Federasyonu’nun yönetim şekli ve Euro 2024 adaylığı ciddi şekilde protesto edilmesine rağmen bu büyük organizasyon, daha önce hem Avrupa Şampiyonası’nı hem de Dünya Kupası’nı düzenleyen Almanya’ya verildi. Biz sadece stat yaparak organizasyonu alacağımızı hayal ederken; UEFA heyeti, realiteyi dikkate alıp her şeyiyle hazır Almanya’yı seçerek riske girmek istemedi galiba!
– Oylama öncesindeki son sunumun ardından Türk heyetindeki isimler, Nusret’in de yer aldığı sunum videosunu izleyince tüylerinin diken diken olduğunu söylüyorlardı ya… Artık o dikenleri kendimize batırma vakti galiba! Sadece statla, tesisle, betonla, boş hayallerle olimpiyat ve Avrupa Şampiyonası’nı alamayacağımızı anlamamız için…
Bundan sonraki organizasyonları almak istiyorsak hukuku yeniden ayağa kaldırmamız, özgürlükleri sağlamamız, birlik ve beraberliği yeniden inşa ederek güçlü bir Türkiye olmamız gerektiğini idrak etmemiz için…
[Yıldırım Şimşek] 28.9.2018 [Kronos.News]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder