Sürpriz mi? Siyasetin olağan akışını gören hiç kimse için sürpriz değil.
İktidara yakın bir gazeteci, ekranda ya da köşelerinde ‘erken seçim ihtimali görmüyorum’ diyenlerin bile erken seçim beklediğini ama -artık her nedense- öyle yazmak zorunda olduklarını yazmıştı.
Sonunda Bahçeli dün pası attı ve Erdoğan 16 Nisan referandumundan bu yana sıkça gördüğümüz o kaygılı ve gergin yüz ifadesiyle Cumhur İttifakı ile gidecekleri ‘baskın seçim’in tarihini açıkladı:
24 Haziran 2018.
Dikkat ettiniz mi? Erken seçim gerekçelerinden biri hayli ilginçti Erdoğan’ın:
‘Eski sistem adını verdiğimiz sistem başbakanla cumhurbaşkanı arasındakı uyumlu çalışma nedeniyle ciddi bir sorun yaşanmıyor gibi görünse de…’
Eyvah, demek ki ne badireler atlatmışız Başbakan Yıldırım, Erdoğan’a ne zorluklar çıkarmış da da haberimiz olmamış…
Diren Binali!
…
Konuşmasında seçim kampanyalarının iki ana temasının da ip uçlarını verdi Erdoğan:
Afrin Harekatı ve ve tabii ki 15 Temmuz darbe girişimi.
Erdoğan kampanyayı bu iki başlıkla sınırlı tutar mı?
Hiç sanmam. 15 Temmuz’un yetmeyeceği anlaşıldığı için -seçim kampanyasına dönük yanıyla- Afrin’e operasyon kararı alınmıştı.
Önümüzdeki süreçte de, ihtiyaç halinde ‘Türkiye’nin var olma mücadelesi’ temalı yeni kampanyalar -dilerim kampanyalarla sınırlı kalır- şaşırtıcı olmaz.
Baksanıza Ege’de provalar başladı bile…
Yükü her zaman olduğu gibi Erdoğan’ın sırtında olacak olan bu kampanyalar ne sonuç verir?
Görünen o ki Cumhur İttifakı için işler hiç de kolay olmayacak.
Üstelik Akşener, Karamollaoğlu, HDP ve hata CHP bile eski seçimlere göre daha motive ve iddaialı görünüyor.
Herkes ikinci turda Erdoğan’ın karşısına kim çıkarsa kazanabilir hesabı yapıyor. Demokrasimiz adına umut verici bir gelişme…
Ama ortada bir varsayım hatası var sanki.
Her şey, Türkiye 15 Temmuz’u hiç yaşamamış, OHAL yokmuş gibi planlanıyor. Hala ‘Eski Türkiye’ymişiz gibi, ağır aksak da olsa işleyen bir parlamenter sistem, kuvvetler ayrılığı, yargı mekanizması varmış gibi…
Nasıldı hatırlayalım; Resmi ya da gayrı resmi ittifaklar kurulur, kamuoyuna deklare edilir.
Seçime gidilir, sandıklar açılır… YSK görevini yapar… Ve kazanan… tebrikler…
Sizce 25 Haziran sabahına kadar böyle mi olacak tablo?
Eğer cevabınız evet ise ‘iflah olmaz bir iyimsersiniz’ derim.
Ve Türkiye’de bir tür rejim değişikliği yaşandığını gözardı ediyorsunuz.
Fazla mı kötümser buldunuz?
Öyleyse şöyle sorayım;
Sizce seçmen iradesi sandıkta nasıl tecelli ederse etsin YSK’nın, diyelim ki Erdoğan’ın seçimi kaybettiğini açıklama ihtimali nedir?
Ya da diyelim ki oldu. Seçim YSK marifetiyle değiştirilemeyecek kadar açık ara muhalif adayın zaferiyle sonuçlandı… Bu durumda sizce Erdoğan ne yapar?
‘Sonuçlara saygı duyuyorum ve kazananı tebrik ediyorum mu’ der, yoksa…
Merakımdan soruyorum…
[Doğan Ertuğrul] 18.4.2018 [KronosHaber.com]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder