Sosyal bilimciler ile ilahiyatçıların tartışması... [Mustafa Meşhûr]

Sosyal bilimciler ile ilahiyatçıların tartışması olduğunda “Sahabeyi tenkid kapısı Peygamberi tenkide çıkar” demiştim. Kuru’nun yazısı sonuç;

"Sorun ilahi hakimiyetin yanlış anlaşılmasıyla sınırlı kalmayıp, peygamberlerin de her yaptıklarında sınırsız hikmetler bulunan, genel prensiplerle değerlendirilemeyecek zatlar olarak görülmelerine uzanmıştır. Burada bile durmayan ortodoks Sünni görüş, sahabeleri de eleştirilemeyecek, prensipler ile sınırlı olmayan; aksine nerdeyse her yaptıkları ile dinin ne olduğunu tekrar tanımlayan kişiler haline getirmiştir. Daha da ileri gidilerek, tarihten günümüze siyasi ve dini liderlerin bir çoğu bile prensipler üstü kişiler olarak görülmüş, takipçilerinden de itaat etmeleri beklenmiştir."

Okumamakta ısrar ettiğim yazıyı sonunu getiremesem de okudum. Adam “Peygamberler de sıradan insanlardır” diyor. Ahmak bu insanlar.

Rasyonalizme gömülmüş bu kafalar, ilahi inayet ve ihsan ile kısa sürede muvaffak olan hareketleri nasıl izah ediyorlar?

Bunların bakış açısına göre mevcut durumda lider nedeni ile cemaat başarısız olmuş durumda. Başarı kriteri nedir bilmiyorum.

Ancak çektikleri, AKP’nin gemisinden inmesi yanında değecek bir bedel değil mi? Reyize biad edip devam etmek mi başarı olacaktı?

Bugün o kadar tantanaya rağmen cemaati sadece “vatan haini” diyerek subjektif ve islam fıkhında yeri olmayan bir ithamda bulunuyorlar.

Hz. Hüseyin’den, Ebu Hanife’den, İmam Rabbani’ye hepsi devrin ricali devleti tarafından aynı suçla suçlanmış ve bağlıları zulüm görmüştür.

Kurugillerin rasyonel mantığı almasa da ilayı kelimetullah yolunun kaderi budur. Güllük gülistanlık yollardan rızayı ilahiye gidilmez.

Hz. İsa ve havarileri tenkile uğramış. Hz.Musa ve İsrailoğulları uğramış. Hz.Peygamber ve sahabe Bedir’de Uhud’da uğramış.

İlahi yolun kaderi -istisnalar mahfuz- Kurugiller görmek istemese de tekrar ediyor. "Başarı cemaate başarısızlık lidere" diyen Kuru’ya

“CENNET UCUZ DEĞİL,cehennem dahi lüzumsuz değil” sözünü hatırlatırım. Tabi çekeceksin! Talip olduğun rızayı ilahi. Oyun mu oyuncak mı sandın.

Gülen’in “2. Sahabe hareketi” metaforunu valla şu yaşananlar ile idrak ediyorum. Daha önce bu metaforu şöyle yorumlardım;

Cemaatten dostlarıma baktığımda ulumu diniyye adına geniş bir muktesebat göremezdim ama saf bir inanmışlık ve adanmışlık vardı.

Kur’an inzal olurken tabi olduğu din hakkında fazla bir şey bilmeyen ama bildiğine saf bir şekilde kendini adayan sahabe gibi.

Ancak bugün bildiğin tarih tekerrür ediyor. Yaftalanıp tecrid edilerek açlığa mahkum edilmenin Mekke boykotundan farkı ne?

Anaların babaların oğullarını kızlarını damatlarını gelinlerini ihbar etmesinin, Bedir’de babası ile karşılaşan Abdullah bin Suheyl’den farkı ne?

Neye talip olduğunun farkında olacaksın. Varlıkla imtihan olmuş Hz.Davud ve Hz.Süleyman dışında yolun kaderi budur.

Sabah sabah taymlaynınızı işgal ettiğim için kusura bakmayın. Günaydın

[Mustafa Meşhûr‏]  [https://twitter.com/MustafaMeshur/status/925586396429148160] 1.11.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder