Şeytanlar ve melekler panayırı [Veysel Ayhan]

Önce bir Twitter abartı ve yalanı sandım. Ama doğruymuş. Yıl 1979. Marina Abramovic bir performans sanatçısı olarak henüz meşhur değil. “Rhythm” adını verdiği bir gösteri yapar.

Yapacağı şey basittir. Olduğu yerde sabit durmak. Kenarda çiçekten çikolatalı keke, zincirden bıçağa kadar her türlü eşya var. Masada mermi ve silah da var. Ziyaretçiler iyiyle kötü arasında seçim yapma şansını kullanacak, “sorumlu” olmadan diledikleri şeyi Marina’ya yapacaktı.

Performans 6 saat sürecek Marina cansız bir obje gibi pasif kalacaktı.

İlk başlarda izleyiciler çiçek verdiler, kek yedirdiler. Bazıları tokalaşıyor bazıları saçlarını okşuyordu. Ama zaman ilerledikçe izleyiciler “sorumsuzluk” rahatlığını hissettikçe işin rengi değişmeye başlar. Az önce elini sıkan, ona gül uzatan insanlar karşılarında gerçekten savunmasız biri olduğunu anladıklarında şiddet eğilimi göstermeye başlarlar.

İlk olarak izleyicilerden biri hafif bir tokat atar. Marina reaksiyon vermez. Topluluktan bazıları daha sert bir biçimde vurmaya başar. Bazıları kalemlerle kadının alnına boynuna yazılar yazar. Bunların ardından cinsel tacizler… Sonunda kalabalık, kadının üzerindeki eşyaları makaslarla parçalar.

Biri kadının karnını bıçakla çizer ve diğerleri de bundan cesaret alarak kadının her tarafını bıçaklarla çizmeye ve kadını belli belirsiz bıçaklamaya başlar. Marina’yı sağa sola cansız manken gibi taşırlar. Defalarca taciz ederler.

Marina’nın gözlerinden sicim gibi yaş akar. Ama performansını kesmemeye kararlıdır.

Vahşileşen çoğunluğa rağmen kalabalık içinde bulunan bir grup insan bu durumdan rahatsızlık duymaya başlar. Ancak cesaret edip korumaya alamazlar. Ta ki kalabalıktan bir kadın, Marina’nın göz yaşlarını silip ona sarılana kadar. Sanatçıya yapılanlardan rahatsız olan azınlık grup, onu adeta bir koruma çemberine alır, kıyafetlerini geri giydirir, boynundaki yarayı kapatır, vücudundaki diğer kanayan kısımlarına pansuman yapar.

KÖTÜLÜKTE DAYANIŞMA

Bu olay performans sanatından daha çok toplumsal bir deneye dönüşmüş olur. Çoğunluk kötülükte dayanışmış ve şiddete ‘meşru’iyet kazandırmış olur. Buna karşı şiddetten rahatsız olanlar aynı dayanışmayı gösteremez.

6 saatlik performans bittiğinde Marina, tekrar hareket etmeye başlar. Bunun üzerine kalabalık korkunç biriyle yüzleşmişçesine oradan kaçışmaya başlar.

Marina’nın performansı o korkunç Milgram Deneyi benzeri bir sonuç verir.

Marina’nın hikayesi toplumsal linçin psikolojik temelini anlatıyor.

Dünyadaki tüm kitlesel linç, soykırımı ve zulümlerin bilinçaltına ışık tutuyor.

KİTLESEL VAMPİRLEŞME

Eğer birilerinin kendilerini savunacak güçleri yoksa ve psikolojik atmosfer aleyhlerindeyse karaktersiz ve sütü bozuk insanlar bir anda canavarlaşıyor. Linçe başlıyor veya linçe destek veriyor.

Bu deney bize şunu da diyor:

Birileri “korumasız” anne ve bebeklere saldırıyorsa şaşırmayacaksınız. ‘Onların ruhlarındaki sırtlanlığı niçin bugüne kadar göremedim’ diyeceksiniz.

Birileri hapishanede “korumasız” mahkumlara işkence yapıyorsa şaşırmayacaksınız. ‘Onların ruhlarındaki vampirliği neden fark edemedim’ diye, ona yanacaksınız.

Birileri 3-5 yaşındaki çocuklarının arşa çıkan feryatları eşliğinde onların annelerini kelepçeleyip zindana atıyorsa ‘bunların şeytanlığını anlamakta niye geciktim’ diye üzüleceksiniz.

Bir şeytanla toplum şeytanlaşmaz. Şeytan’ın başarısı yüz binlerdeki şeytanlığı açığa çıkarmaktan ibarettir.

Siz bir yandan bunları diyeceksiniz ve kader de diğer yandan her hadiseyle turnusol kağıdı gibi şeytanları ve melekleri bir bir ayıracak. Herkes akıbetine yol alacak.

[Veysel Ayhan] 16.11.2017 [TR724]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder