Medeniyetlerin buluşma noktası Bursa zikredildiğinde Ahmet Hamdi Tanpınar’ı anmadan olmaz. Zira ruh dünyasında Bursa’nın ayrı bir yeri vardır. “Bursa’da Zaman” şairi, kitapta karşımıza ‘Geçmiş Zaman Elbiseleri’ isimli öyküyle çıkıyor. “Mayısa doğru bir hafta için Bursa’ya gitmiştim. Hem dinlenecek hem de camileri, türbeleri gezecektim. Seyahatimin üçüncü günüydü. Öğleden sonrayı tamamıyla Yeşil Cami ile Yıldırım’da geçirmiştim. Şimdi de yorgun, fakat düşünce ve tahassüs itibariyle zengin Çekirge’deki otelime dönüyordum.” diye yazıyor öyküsünde.

Peki ya Sait Faik’in Bursa’sı nasıldır? Ayışığında Emir Sultan’da kızak kayılan, Gökdere’nin havuzlarında derisi kararan, elleri erik, şeftali, fındık yaprağı kokan çocukların olduğu bir Bursa çıkıyor bu defa karşımıza. Nurettin Topçu’nun Bursa’sı… Bursa’yı manevi yönleriyle okumak isterseniz eğer, Nurettin Topçu’nun “Yıldırım’ın Huzurunda” isimli öyküsüne başvurmalısınız. ‘Şerden ve ıstıraptan yapılmış bir insanlığın’ üstüne çöken ağırlığı altında bunaldığı bir gün sabah ezanı okunurken şehre adımını atar Topçu. Kovulduğu cennete benzettiği Ulu Cami’de ilk insan ilk abdestini alıyor gibi hisseder kendisini. Huzur bulma düşüncesiyle Rabb’ine seslenir. İlahi bir nida onu Hüdavendigâr’a yönlendirir. Oradan da Yıldırım’a… Sabahattin Ali, Reşat Nuri Güntekin, Haldun Taner ve daha birçok edebiyatçının kaleme aldığı öykülerden bir araya gelen kitapta, her isim Osmanlı başkentinin farklı bir yanına değiniyor. Nihayetinde kitabın tamamında Bursa’ya dair detaylı bir okuma yaparken önemli kalemlerin sunumuyla edebi bir lezzete de erişmiş oluyorsunuz.
[TR724] 8.11.2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder