Güncel konularda yazmak gerçekten zor… Dilimin ucuna kadar gelip söyleyemediğim öyle katı açılmamış lâflar var ki… Muhatapları bin kat fazlasını hak etse de bizim “Üslubumuz namusumuz…” Susuyoruz…
Ben size âşık Edebiyatının güzelliklerinden bahsetmeye devam edeyim en iyisi…
İnşallah, başka bir yazıma uzun uzun konu edeceğim Abdülvahap Kocaman’ı… Ama bugün tadımlık bir şey paylaşmak istedim. Abdülvahap Kocaman’a biz “Vahap Emmi” derdik… Konya Âşıklar Bayramı’nın en renkli siması… Kadirlili bir destan âşığı… Lâtif tavırları, ironik şiirleri, inşad tarzı herkesin gönlünü fethetmeye, salonu kırıp geçirmeye yetiyordu. Kahramanlık şiirlerinin de ondan dilemek lâzım…
“Arkadaşlar beni tanıdınız mı?
Avluk Dağları’nın delisiyim ben!
Âşık Veysel bile kaçtı önümden,
Bütün âşıkların ulusuyum ben… “ derken hiç de şaka yapmıyordu…
Onun müthiş bir şiri vardır; cinaslı… Cinas, biliyorsunuz, yazılışları ve okunuşları aynı, mânâları farklı kelimelerin kullanıldığı yüksek bir sanat edebiyatımızda…
Sadece kelimelerden değil, deyimlerden ve cümlelerden de cinas yapılacağını bu büyük şair “döndü” kelimesiyle ne güzel gösteriyor bize:
Döndü Dönmedi
Yaylaya gitmişti yayla zamanı,
Gülizar döndü de Döndü dönmedi.
Demek ki unutmuş ahd ü amanı,
Yaylacılar geri döndü, dönmedi.
Ben baktıkça o yılıştı yüz verdi,
Aşkımıza ümit verdi hız verdi.
Yemin etti sapasağlam söz verdi,
Demek ki sözünden döndü dönmedi.
Aşkıma inansa beni arardı,
Sevda çeke çeke benzim sarardı.
Tansiyonum düştü gözüm karardı,
Sevdasından başım döndü, dönmedi.
İsmini andıkça ah çekerim ah,
Sevende mi sevilende mi günah?
Yepyeni bir ümit başlar her sabah,
Akşamüstü güneş döndü, dönmedi.
Ben gönlümü o huysuza bağladım,
Aşkı ile ciğerimi dağladım.
Gözlerimden kanlı yaşlar çağladım,
Selinden değirmen döndü, dönmedi.
Ah çektikçe gözlerimden yaş geldi,
Ümitlerim dolu gitti boş geldi.
Yaz da gitti, güz de bitti kış geldi,
Zaman geçti devir döndü, dönmedi.
Bu zalim engeller bize nettiler,
İki âşık arasına gittiler.
Kaş göz oynattılar fiskos ettiler,
Arada bir dümen döndü, dönmedi.
Kokusunu arıyorum yellerde,
Boynu bükük bekliyorum yollarda.
Aşkı ile ölüyorum çöllerde,
Üzerimde kuşlar döndü, dönmedi.
Şu halime ne söyliyem, ne diyem,
Bana dönse bir canım var hediyem,
Ham kelâma izin vermez terbiyem,
Bedduadan dilim döndü, dönmedi.
Kara sevda çekmek zor gardaşım zor,
Bana inanmazsan bir çekene sor,
Benim sonum tımarhane ve doktor,
KOCAMAN ölümden döndü, dönmedi.
Abdülvahap Kocaman
Allah rahmet eylesin büyük ustaya…
***
USTA SÖZÜ
Ahım asumanı geçti.
Diyarbakır Van’ı geçti.
Akrep yelkovanı geçti;
Kim tersine kurdu beni!
Âşık Reyhanî
***
MUAMMA (*)
Muammamız;
Ne çok zayıf ne şişman,
O mucidin adı ne?
Bulduğuna bin pişman,
Olduğu icadı ne?
Cevap Abdullah Yasir kardeşimizden:
Edison bulmuş ampulü,
Faturayı biz öderiz.
Vatanın solmuş sümbülü,
Sanma ki biz diz çökeriz.
***
DÖRTLÜK TAMAMLAMA
Henüz dörtlük tamamlayan olmadı… Aşk ile bir daha…
Yüz yıldır milyonlar hizmet ediyor.
Bu kadar emek hiç boşa çıkar mı?
………………….
………………….
[Bekir Salim] 18.3.2017 [TR724]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder